Merkez Bankası, piyasaların merakla beklediği faiz kararını bugün saat 14.00’te duyurdu. Yatırımcıların dikkatinin üzerine yoğunlaştığı karar, Para Politikası Kurulu toplantısının ardından öğrenildi. Fatih Karahan başkanlığında toplanan kurul, Temmuz ayı politika faizi kararını açıkladı.
FAİZ AÇIKLAMASI BİR İLK
Mart ayında meydana gelen siyasi gelişmeler sonrası, Merkez Bankası faiz indirimine bir süre ara vermişti. 17 Nisan tarihinde ilk kez 13 ay aradan sonra faiz oranını artırarak 350 baz puan ile politika faizini yüzde 42,5’ten yüzde 46’ya yükseltmişti. Bu artış, 2024 Aralık’ta başlaması beklenen faiz indirim döngüsüne ara vermiş oldu. 17 Nisan tarihinde yayınlanan metinde, “Politika faizi; enflasyon gerçekleşmeleri, ana eğilimi ve beklentileri göz önünde bulundurularak öngörülen dezenflasyon sürecinin gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir.” ifadeleri yer aldı.
EKONOMİSTLERİN BEKLENTİLERİ
Bugün Merkez Bankası politika faizi kararını açıkladı. Karar öncesi AA Finans’ın anketine katılan ekonomistler, faiz indirimine gideceğini öngörüyordu. Gerçekleştirilen ankette, 21 ekonomistin çoğunluğu TCMB’nin politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 43,50 seviyesine çekeceği yönünde görüş bildirdi. Katılımcıların 11’i 250 baz puan, 4’ü 300 baz puan, 6’sı ise 350 baz puan indirim bekledi. Anket sonuçları, faiz indirim beklentilerinin 250 ile 350 baz puan arasında yoğunlaştığını gösterdi.
POLİTİKA FAİZİ BELİRLENDİ
24 Temmuz 2025 tarihinde düzenlenen PPK toplantısında ise politika faizi belirlenmiş oldu. Merkez Bankası, politika faizini 300 baz puan düşürerek yüzde 43 olarak açıkladı. Gecelik vadede borç verme faiz oranı yüzde 49’dan yüzde 46’ya, gecelik vadede borçlanma faiz oranı ise yüzde 44,5’ten yüzde 41,5’e indirildi. Kurul’un yayımladığı karar metninde ise şu ifadelere yer verildi: “Enflasyonun ana eğilimi haziran ayında yatay seyretmiştir. Öncü veriler, temmuz ayında aylık enflasyonun geçici olarak artacağına işaret etmektedir. Yakın dönem verileri, talep koşullarının dezenflasyonist etkisinin arttığını göstermektedir. Jeopolitik gelişmelerin ve küresel ticaretteki artan korumacılığın dezenflasyon sürecine olası etkileri izlenmektedir. Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları, dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir. Fiyat istikrarı sağlanana kadar sürdürülecek sıkı para politikası duruşu, talepte dengelenme, Türk lirasında reel değerlenme ve enflasyon beklentilerinde düzelme ile dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Maliye politikasının eşgüdümü, bu sürece katkı sağlayacaktır. Kurul, politika faizine ilişkin atılacak adımları enflasyon gerçeklerini, ana eğilimleri ve beklentilerini göz önünde bulundurarak belirlenecektir. Alınacak adımların büyüklüğü, enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla gözden geçirilecektir. Enflasyonda belirgin ve kalıcı bir bozulma öngörülmesi durumunda, tüm para politikası araçları etkili şekilde kullanılacaktır. Kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler olması halinde parasal aktarım mekanizması ilave makroihtiyati adımlarla desteklenecektir. Likidite koşulları yakından izlenmeye ve likidite yönetimi araçları etkin şekilde kullanılmaya devam edilecektir. Kurul, politika kararlarını enflasyonu orta vadede yüzde 5 hedefine ulaştıracak parasal ve finansal koşulları sağlayacak şekilde belirleyecektir. Kararlar, öngörülebilir, veri odaklı ve şeffaf bir çerçevede alınacaktır.”