Olay, 6 Ağustos’ta saat 23.30 sularında Kalfaköy Mahallesi’ndeki orman yolunda gerçekleşti. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne gelen ihbar üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri yönlendirildi. Ekipler, orman yolunun kenarında tabancayla başından vurulmuş hareketsiz yatan bir kadın buldu. Yapılan kontrollerde kadının yaşamını yitirdiği belirlendi. Ölen kişinin Aydın Adnan Menderes Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi 3. sınıf öğrencisi olduğu tespit edilen Teslime Hanedan olduğu belirtildi. Polis, Hanedan’ın sevgilisi Efe F.’yi gözaltına aldı. Bunun yanı sıra 4 tanık, ifadelerine başvurulmak üzere emniyete götürüldü.
Çelişkili İfadeler Ve İnceleme
Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı detaylı incelemede, Efe F.’nin Teslime Hanadan’ı vurulduğu yerden yaklaşık 50 metre kadar sırtında taşıdığı belirlendi. Efe F.’nin 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak, “Kız arkadaşıma ulaşamadığım için telefon bul uygulamasından yerini tespit ettim. Bölgeye geldiğimde kendisini ölü buldum” şeklinde ifade verdiği saptandı. İlk ifadesinde ise “Arkadaşlarımızla taksiyle, olayın yaşandığı alana geldik. Çantasından silahı çıkardı ve kendine ateş etti. Ateş ettiği bölgeden 50 metre sırtımda taşıdım ve 112’yi aradım” dedi.
Şüphelilerin Yakalanması
Olaydan önce Hanadan ile Efe F., onun arkadaşları Ali P., Doğa Ç., Elif Sıla A. ve Umut B.’nin taksiyle bölgeye geldikleri tespit edildi. Taksi şoförü de söz konusu grubun o bölgede bırakıldığını doğruladı. Polisi ekipleri, Efe F. ile birlikte yanındaki 4 arkadaşı da gözaltına aldı. Beş şüphelinin polisteki işlemleri devam ediyor. Teslime Hanadan’ın cenazesi, memleketi Mersin’in Mut ilçesindeki Kurtsuyu Mahalle Mezarlığı’nda defnedildi.
Baba Beytullah Hanadan’ın Açıklamaları
Teslime Hanadan’ın, 10 ay önce yanında kaldığı Mut ilçesi Karutsuyu Mahallesi’nde yaşayan babası Beytullah Hanadan ve annesi Nafiye Hanadan hakkında, kendisine şiddet uyguladıkları ve zorla evde tuttukları gerekçesiyle savcılığa şikayette bulunduğu öğrenildi. Baba Beytullah Hanadan, “Teslime, arkadaşlarıyla birlikte ‘Beni evde zorla tutuyorlar, dövüyorlar’ diyerek savcılığa başvurmuş. Devletin yetkilileri evimize gelip, ‘Çocuk senin yanında kalmak istemiyormuş, götüreceğiz’ dedi. ‘Babasıyım, çocuğuma bakarım,’ dedim. Biz çiftçilik yapan insanlarız. Ancak, ‘Savcılığın kararı var, sana bırakamayız’ dediler. Kızımızı benden alıp, Silifke Otogarı’na bıraktılar. Evet, kötü bir babaysam benim için uzaklaştırma kararı alabilirler. Ama benden başka ona kim daha iyi bakabilir? Baba, hiç evladını öldürür mü? Olaydan sonra beni arayan hiç kimse olmadı. Haberlerde gördüm. Neden cenazeye sahip çıktım? Kendi çocuğum olduğu için. Uzaklaştırma kararı olduğu için Teslime’ye yaklaşamıyordum.” dedi.
Baba, 5 çocuğunun en büyüğü olan Teslime’nin 15 gün önce kendisini aradığını ve “Para gönderir misin, ev kiramı ödeyemedim. Giyecek bir şeyler de almam lazım” dediğini aktardı. Hanadan, “Gönderdim. Hatta telefonda pişman olduğunu bile söyledi. Bunun üzerine ‘Geri dön kızım’ dedim. ‘Baba, pazartesi günü söz geleceğim’ dedi ama bir daha da telefonlarımı açmadı.” ifadelerini kullandı.