CHP Genel Başkanı Özgür Özel, BBC Türkçe’ye gerçekleştirdiği röportajda partisinin cumhurbaşkanlığı adaylığı konusunda net bir tavır sergiledi. Özel, Ekrem İmamoğlu’nun CHP’nin resmi adayı olduğunu bir kez daha vurguladı. Ancak, İmamoğlu’nun adaylığına yargı kanalıyla engel gelinmesi durumunda, partinin alternatif bir adayla mücadeleye devam edeceğini ifade etti. Bu çerçevede gündeme gelen Mansur Yavaş ile ilgili kesin bir bilgi sundu: “Engelleme Girişimleri Türkiye’yi Ayağa Kaldırır.”
Özel, İmamoğlu ya da Yavaş’ın adaylıklarının çeşitli idari veya adli müdahalelerle engellenmeye çalışılması halinde, toplumsal tepkilerin çok daha ötesine ulaşacağına dikkat çekti. Bu tür müdahaleleri “normalleşme çabası” olarak nitelendiren CHP lideri, sürecin sadece muhalefeti değil, demokrasi talep eden geniş halk kesimlerini de harekete geçireceğini belirtti. “Erdoğan Rakibinden Kaçmanın Maliyetini Görmeli.”
Özgür Özel, yargı aracılığıyla aday engellemesine yönelik sert eleştirilerde bulundu: Bu sözler, son zamanlarda artan “siyasi dava” eleştirilerine doğrudan göndermede bulunuyor. İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından kurulan “Cumhurbaşkanı Aday Ofisi” ile ilgili bir soruya stratejik bir yanıt veren Özel, bu yapının yalnızca teknik bir koordinasyon masası değil, CHP’nin ekonomiden dış politikaya, eğitimden yargıya kadar ülke yönetim vizyonunu sunacağı bir iktidar laboratuvarı olduğunu ifade etti.
Özel, 2028 seçimlerinin mevcut başkanlık sistemiyle yapılacağını kabul etmesine rağmen, bu sistemin kalıcı olamayacağına vurgu yaptı: Bu açıklama, CHP’nin hem kısa vadeli seçim stratejisi hem de uzun vadeli anayasa vizyonunu bir arada barındırdığını gösteriyor. Röportajın önemli bir diğer ayağı da Kürt sorununa dair CHP’nin tutumu oldu. Özel, iktidarın “önce güvenlik, sonra demokrasi” yaklaşımını eleştirerek, CHP’nin bu anlayışı başta DEM Parti olmak üzere tüm muhataplarına ilettiklerini özellikle belirtti.
Son olarak, Özgür Özel, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü uyuşturucu ve bahis soruşturmalarına da değindi. Bu süreçlerin asıl amacının “CHP çevrelerini itibarsızlaştırmak” olduğunu iddia etti ve bu durumu, muhalif kesimlere yönelik sistematik bir baskı aracı olarak tanımladı.