Özgür Özel, TBMM’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle gerçekleştirilen özel oturumda dikkat çekici bir konuşma yaptı. Mutlak butlan meselesine karşı durarak, “Bizi iyi tanıyın. Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz. Biz, devleti kuran partiyiz. Bir avuç darbeciye teslim olmayız” ifadelerini kullanan Özel, ara seçimlerin gerekliliğini vurgulayarak, “Boş olan milletvekilleri için sandık kurulması anayasal zorunluluktur” şeklinde konuştu.
ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUKLARIN GÜVENSİZLİĞİ
Genel Kurul’a hitap eden Özel, tarihi bir vurguyla başladığı konuşmasında, “Tam 106 yıl önce çatısı altında bulunduğumuz gazi Meclisimiz, bağımsızlığa yürekten inanmış, 115 temsilcinin katılımıyla açıldı” dedi. Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğinin millete ait olduğunu belirten Özel, “Ne acıdır ki iki bayramın adandığı ulusal egemenliğimiz de çocuklarımız da ağır saldırı altındadır. İkisi de güvende değildir” dedi. Ülke genelinde 8.5 milyon çocuğun yoksulluk çektiğini ve Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında yoksulluk oranı bakımından Kosta Rika’dan sonra ikinci sırada olduğunu açıkladı. Bunun yanı sıra, yoksul ailelerdeki çocukların eğitim fırsatlarının kısıtlılığına dikkat çekerek, “Kaliteli ve güvenli eğitime ulaşmak sınıfsal bir meseleye dönüşmüş durumda” ifadelerini kullandı.
YETERSİZ BESLENME VE EĞİTİM PROBLEMLERİ
Konuşmasında, yoksul çocukların eğitimde ve sosyal hayatta yaşadığı olumsuzluklara da değinen Özel, “Eğer bir belediye, o yoksul çocuğa beslenme desteği, ücretsiz içme suyu vermediyse bunlardan da mahrum kalıyor” dedi. Bu durumun, çocukların eğitimdeki eşitsizliklerini daha da derinleştirdiğini belirten Özel, “Her yıl ortalama 180 bin çocuk suça bulaşıyor” ifadesini kullandı. Özellikle Kayseri, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş gibi yerlerde çocuk cinayetlerine dikkat çeken Özel, adaletsizliğin toplumsal çöküşe sebep olduğunu ifade etti.
TUTUKLAMA YETKİSİ ÜZERİNE
Özel, TÜMe üzerindeki baskılara da dikkat çekerek, “Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, ilk bayramımız Ulusal Egemenlik Bayramı” diyerek konuşmasına başladı. 1921 yılındaki Meclis tutanaklarından bahsederek, “Eğer tutuklama yetkisi bağımsız ve tarafsız birine değil de Nahiye Müdürüne verilirse siyasi rakiplerini tutuklar” dedi. Son dönemde yaşanan hukuksuzluklara ve iktidar döneminde yaşanan sıkıntılara dikkat çekerek, yargının bağımsızlığının ehemmiyetini dile getirdi.
İRİŞİMSEL YAŞAMLAR VE DARBELER
Özel, Türk milletinin ruhunu ve iradesini hiçe sayan operasyonları şiddetle kınayarak, “Şimdi burada hangi hukuktan, hangi demokrasiden bahsedeceğiz?” şeklinde eleştirilerde bulundu. Terörsüz ve demokratik Türkiye vurgusu ile, “Bu süreçte daha fazla zaman kaybetmeden başarıya ulaşmasını bekliyoruz” dedi. Meclis Komisyon Raporu’na referansla, kayyımların son bulması gerektiğine ve hukukun üstünlüğüne dikkat çekti.
DEVRİMCİ DURUŞ VE DAVALAR
Hükümetin ve yönetimin baskıcı tutumlarını eleştirmeye devam eden Özel, darbecilere karşı mücadele ettiklerinin altını çizerek, “Biz, boynumuzu veririz ama boyun eğmeyiz” ifadelerini yineledi. Bu çatışmalı ortamda, demokrasinin korunması adına meşruiyetin millet iradesinden alınması gerektiğini belirtti. Son olarak “Ara seçimin zamanı gelmiştir. Boş olan milletvekilleri için sandık kurulması anayasal zorunluluktur” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Bu konuşma, Özgür Özel’in Türkiye’nin mevcut siyasi durumu ve çocuklarımızın yoksulluk içindeki yaşamları üzerine önemli yaklaşımlar ve tespitler sunduğu bir platform oluşturdu.