Prof. Dr. SÜLEYMAN PAMPAL, EGE VE AKDENİZ’DEKİ SİSMİK HAREKETLİLİĞİ DEĞERLENDİRDİ
Canlı yayına katılan Prof. Dr. Süleyman Pampal, Ege ve Akdeniz’deki sismik hareketliliği aktardı. Pampal, Simav Fay Zonu’nda meydana gelen 15 bini aşkın sarsıntıyı “deprem fırtınası” olarak ifade ederken, Girit–Rodos hattında 7–8 büyüklüğünde bir depremin olabileceği konusunda uyarmakta.
DEPREM FIRTINASI YAŞIYORUZ
Sındırgı’da 4.4 büyüklüğündeki depremin ardından açıklamalarda bulunan Pampal, “Her gün 4-5 arası ve daha küçük depremler oluyor. İki tane 6,1 büyüklüğünde deprem yaşadık. Bu, Simav Fay Zonu’nun Sındırgı fayı üzerinde gerçekleşti” ifadelerini kullandı. Pampal, benzer bir durumun 2025 başında Santorini çevresinde yaşandığını hatırlatarak, “On binlerce deprem hem Türkiye’nin kuzeyinde hem Yunanistan tarafında yaşanmıştı” dedi.
AFRİKA LEVHASININ DALMA HAREKETİ TETİKLİYOR
Bu durumu “aynı fay hattı” olarak değerlendirmek doğru değil, zira aynı fay hattında değiller. Ancak fırtınaların temel nedeni, güneyde bulunan Afrika levhasının Anadolu’nun altına daldığı ve Girit–Rodos hattı üzerindeki Helenik Yay ile Kıbrıs Yay sisteminde gelişen unsurlar. Bu hattın kuzey kısmında, altta Afrika levhasının uç kısmı bulunuyor. Bu kısmın derinlere inmesiyle mağmaya, yani astenosfere yaklaşması söz konusu. Sıcaklık yüksek olduğundan ergime meydana geliyor. Ergiyen kütle, yükselme eğilimi göstererek hacmini genişletiyor. Pampal, 2011’de ve bu yılın başlarında Ege Denizi’nde bu “deprem fırtınasını” daha büyük ölçekte yaşandığını ifade etti.
BÜYÜK DEPREMIN HAZIRLIK AŞAMASI
Burada geleceğe yönelik kaygı verici bir durum mevcut. Girit–Rodos hattında, milattan sonra 300 yıllardan günümüze kadar 7.5-8 büyüklüğünde yedi deprem olmuş durumda. Bu, çarpışma hattında büyük depremler üreten bir bölge. Pampal, kuzeydeki aktivitelerin daha büyük depremlerin olması için bir hazırlık aşaması olabileceğini belirtti.
MARMARA FAYI: FARKLI MEKANİZMA, FARKLI TEHDİT
Marmara, farklı bir mekanizma ile oluşuyor. Marmara’da Anadolu’nun kuzey ve güney kolları var. Güney kolu, Bandırma’dan Sakarya’ya kadar uzanırken, kuzey kolunda 1999’da büyük depremler yaşandı. Pampal, “Kuzeyde 17 Ağustos 1999’da, Körfez çıkışına kadar, adalara doğru kırılmış olan bir kol var” dedi. Orta Marmara Fayı’nda ise hâlâ beklenen bir durum söz konusu.
SİMAV VE MARMARA FAYLARININ FARKI
Bu mekanizma, Simav–Sındırgı bölgesindeki durumdan oldukça farklı. Marmara’daki fay, kuzeydeki Avrasya levhası ile Anadolu levhası arasındaki sınırı belirleyen transform fay sistemidir. Simav fayı ise normal faydır ve gerilmeler etkisiyle oluşur. Marmara’da benzer bir durum olmadığından bu iki bölge birbirini doğrudan etkilemez. Ancak Marmara’da tetiklenmeye ihtiyaç duymadan kırılmaya hazır faylar bulunmakta.
FAYLAR KIRILMAYA DEVAM EDİYOR
Deprem fırtınalarının genelde aylarca sürdüğü biliniyor. Yakın zamanda yaşanan fırtınanın 3 aydan fazla sürdüğünü görebiliriz. Fay zonu oldukça uzun ve Simav Fay Zonu’nun devamı Afyon’un üstünden Konya’ya kadar uzanıyor. Pampal, kırılmamış segmentler açısından bölgenin önemine dikkat çekerek, “Eğer bu segmentler kırılırsa 6 büyüklüğünde depremler beklenebilir” dedi.
BÜYÜK DEPREM GİRİT–RODOS HATTINDA BEKLENİYOR
Asıl büyük depremin, Girit–Rodos hattında, 7-8 büyüklüğünde olması bekleniyor. Bölgedeki sarsıntıların çoğu 6 civarındayken, iki adet 6.1 büyüklüğünde deprem yaşandı. Pampal, bu durumun, bölgedeki diğer fayların da birbirine mesafeli olduğunun altını çizerek, “Bu faylar kırılmaya devam ediyor. Enerji boşaltma yeteneği olmayan Gelenbe fayı nedeniyle daha büyük depremler yaşanma olasılığı var” dedi. Balıkesirliler ve Manisalıların durumu olağan görmesi gerektiğini de ekleyerek, dikkatli olunması gerektiği konusunda uyardı.