Türkiye, 3 yıl önce Kahramanmaraş merkezli depremlerle sarsıldı. 7,7 ve 7,6 büyüklüğündeki bu iki büyük deprem, 11 ilde ağır yıkıma neden oldu. Resmi verilere göre, 53 bin 537 kişi hayatını kaybederken, 107 bin 213 kişi yaralandı. Yaklaşık 14 milyon insanın yaşamı geri dönüşsüz bir şekilde değişti. Bu büyük felaketin en çarpıcı simgelerinden biri, Kahramanmaraş’taki Penta Park Sitesi oldu.
YIKILMAZ DENİLEN BİNALAR ÇÖKTÜ
“Bütün Kahramanmaraş yıkılsa bu binalar yıkılmaz” söylemiyle pazarlanan Penta Park Sitesi’nin 5 bloğundan 2’si, depremin ilk saniyelerinde yerle bir oldu. Saniyeler içinde 115 kişi yaşamını yitirdi. Latince “beş” anlamına gelen Penta, birçok aile için geri dönülemez bir enkaza dönüştü. O binalarda hayatını kaybedenler arasında F5 Haber’in kurucusu Sait Bilgin’in eşi Pınar Bilgin ile çocukları Mazhar Kaan Bilgin ve Sürur Hakan Bilgin de bulunuyordu. Bir eş, iki evlat… Geriye, kelimelerle ifade edilemeyecek bir boşluk kaldı. Onlar yalnızca bir istatistik değildi; bir ailenin kalbiydi, bir babanın dünyasıydı, bu kurumun tanıdığı ve sevdiği insanlardı.
İFADELERİNİN ARDINDAN KAÇIŞ GİRİŞİMİ
Penta Park davasında sanık olarak yargılanan müteahhit Mesut Başkır, 115 kişinin ölümünün ardından yurtdışına kaçmaya çalışırken milyonlarca lirayla teknede yakalandı. Mahkeme sürecinde suçlamaları reddeden Başkır, ölümlerden kendisini sorumlu tutmadığını belirtti ve “tamamen masum” olduğunu iddia edip tutuksuz yargılanma talebinde bulundu. Bu ifadeler, enkaz altında sevdiklerini arayan ailelerin hafızasında derin yaralar bıraktı. Sait Bilgin’in açıklamasıyla: “Ölenleri suçluyor. Vicdanen rahatım diyor. Bu, adalete ve insanlığa hakarettir.”
UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ
F5 Haber’de çalışan gazeteciler olarak bu haberi kaleme almak bizim için hiç de kolay değil. Fakat tam da bu nedenle yazıyoruz. Pınar Bilgin’i, Mazhar Kaan Bilgin’i, Sürur Hakan Bilgin’i ve Penta Park’ta hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızı saygı ve özlemle anıyoruz. Bugün bir kez daha vurguluyoruz: Unutmadık. Unutmayacağız. Affetmeyeceğiz. Bu ülkede “yıkılmaz” denilen binalar bir daha yıkılmasın, masumlar enkaz altında kalmasın diye sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz. Adalet yerini bulana kadar asla susmayacağız. Ruhları şad olsun.