Aleksey Yerhov’un Türkiye Veda Mesajı
TÜRKİYE’DEN DUYGULU AYRILIŞ
2017 yılından bu yana Rusya’nın Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Aleksey Yerhov, Türkiye’deki görevini tamamladı. Yerhov, Özbekistan’a gitmeden önce yaptığı açıklamada, “Bu harika ülkede sadece 14 yılımı değil, kalbimin bir parçasını da bırakarak hüzünle ayrılıyorum” dedi. Hürriyet’e konuşan Yerhov, Türkiye’de geçirdiği süre hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
ÖNEMLİ ANILAR VE ZORLUKLAR
Aleksey Yerhov, 6 yıl İstanbul Başkonsolosu ve 8 yıl boyunca Ankara Büyükelçisi olarak görev yaptığını belirterek, bu 14 yıllık süreci “Hayatının bu dönemini kesinlikle son derece ilgi çekici ve aynı zamanda çok ama çok zor” sözleriyle tanımladı. Pandemiden depreme kadar pek çok tarihi anı hatırlatarak, “Neler olmadı ki…” dedi. Özellikle Büyükelçi Andrey Karlov’un trajik ölümü sonrası Türk toplumunun gösterdiği dayanışmaya dikkat çekti: “Türk muhataplarımın samimi bir başsağlığı dile getirmediği, merhumun ailesine yardım etme arzusunu dile getirmediği tek bir konuşma, tek bir toplantı dahi olmadı. İnsani açıdan çok dokunaklıydı, bir şekilde teskin etti.” Ayrıca Akkuyu Nükleer Güç Santralı’nın inşaat sahasına yaptığı ziyaretin öneminden bahsetti.
İstanbul’da gerçekleştirilen Rusya-Ukrayna müzakerelerine ilişkin de konuşan Yerhov, Rusya’nın diyaloga hazır olduğunu vurguladı. “Devlet Başkanımız Putin, İstanbul platformunda yeniden görüşmelere başlamaya hazır olduğumuzu birçok kez dile getirdi” ifadesini kullandı. Üç tur görüşmenin yapıldığını ve insani konularda anlaşmaya varıldığını belirten Yerhov, Kiev’den yanıt gelmemesi nedeniyle süreci değerlendirdi: “İstekliler çözüm arar, istemeyen bahane üretir. Top artık bizim sahamızda değil.”
ZENEGEZUR KORİDORU VE GÜNEY KAFKASYA
Yerhov, Zengezur Koridoru konusuna da değindi. Moskova’nın bu konudaki yaklaşımını şu sözlerle özetledi: “Güney Kafkasya’da, hem Rusya hem de Türkiye’nin önemli ve dinamik bir rol oynamaya devam ettiği çelişkili süreçler yaşanıyor.” İki ülkenin de bu bölgede istikrar ve refah alanları oluşturma isteğine vurgu yaptı. Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki normalleşmenin temelini oluşturacak Barış Anlaşması’nın önemini hatırlatarak, bölgesel sahipliğin karar alma süreçlerinde ve uygulanmasında önemli bir koşul olduğunu belirtti. “Bölge dışı aktörlerin katılımı yeni ayrım hatları oluşturmamalıdır” dedi ve Zengezur Koridoru üzerinden geçişlerle ilgili belirsizliklere de dikkat çekti.