DOLANDIRICILIK VAKALARI ARTMAKTADIR
Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, son zamanlarda artan sahte imza ve diploma dolandırıcılığı olaylarının dijital platformlardaki büyük güvenlik açıklarını gözler önüne serdiğini ifade ediyor. Kırık, kişisel veri ihlallerinin önemli bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor ve dolandırıcıların sosyal medya üzerinden diploma ile ilgili artan şikayetleri hedef alarak sahte kimlikler oluşturup, bu kimlikler aracılığıyla e-imza çıkararak çeşitli işlemler yaptıklarını belirtiyor: “Adınıza sahte kimlikler oluşturuluyor ve bu kimlikler üzerinden e-imza alınabiliyor. Bu durum ciddi bir güvenlik riski. Sosyal medyada ‘diplomam gelmedi’, ‘başvurum eksik imzayla geldi’ gibi şikayetlerin artması, işin tehlikeli boyutlara ulaştığını gösteriyor.”
YENİ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINIYOR
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) aldığı yeni önlemleri de dile getiren Kırık, “Artık e-imza başvurusu yapan kullanıcının e-Devlet’te kayıtlı telefonuna otomatik mesaj gönderilecek ve imza ancak 6 saat sonra aktif hale gelecek. Böylece başvuru sahibi işlemin farkına varıp müdahale edebilecek” diyor.
ŞÜPHELİ GİRİŞLERİ BELİRLEME İMKANI VAR
Dolandırıcılık şüphesi olanların Alo 160’ı arayarak veya e-Devlet üzerinden ‘Nitelikli Elektronik Sertifika Sorgulama’ hizmetini kullanarak üzerlerine kayıtlı tüm aktif ve pasif e-imzalarını görebileceğini belirten Kırık, “Ayrıca e-Devlet kullanım geçmişi kontrol edilerek şüpheli girişler tespit edilebilir ve gerektiğinde savcılığa suç duyurusunda bulunulabilir” şeklinde ekliyor.
GÜVENLİK İÇİN ÇİFT FAKTÖRLÜ DOĞRULAMA GEREKİYOR
E-Devlet sisteminin güvenliğinin artırılması amacıyla çift faktörlü doğrulamanın (2FA) mutlaka aktifleştirilmesi gerektiğini söyleyen Kırık, “2FA etkinleştirildiğinde, şifreniz ele geçse bile telefonunuza gelen onay kodu olmadan sisteme erişim mümkün olmaz. Bu kod, dijital güvenlik kilidinizdir” ifadelerini kullanıyor.
BİYOMETRİK DOĞRULAMA ÖNEM TAŞIYOR
Dolandırıcılıkla mücadelede biyometrik doğrulama ve çipli kimlik kartlarının entegrasyonuna dikkat çeken Prof. Dr. Kırık, “Kurumlar blok zincir teknolojisi ve merkeziyetsiz sistemlere yönelmeli. Parmak izi ve yüz tanıma gibi biyometrik yöntemlerle kimlik doğrulama güçlendirilmeli. Çipli kimliklerle entegre sistemler sayesinde e-imza, hat ve banka işlemleri çok daha güvenli hale gelir. Bu adımlar nitelikli dolandırıcılığın önünü kesmede kritik rol oynar” diyor.
Son olarak vatandaşa dijital dolandırıcılıklara karşı dikkatli olmaları ve hesaplarını düzenli olarak kontrol etmeleri konusunda çağrıda bulunan Kırık, “En büyük savunmamız farkındalık ve dijital hijyen. Bilginiz dışında adınıza işlem yapılmasını önlemek için güvenlik önlemlerini ihmal etmeyin” uyarısını yapıyor.