İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli hakim A.K.’yı silahla yaralaması nedeniyle tutuklanan savcı M.Ç.K. hakkında yürütülen soruşturmayı tamamladı. Hazırlanan iddianamede, müşteki A.K. ile şüpheli M.Ç.K. arasında 2023 yılının ortalarında başlayan bir duygusal ilişkinin zamanla ilerlediği ancak sonrasında ayrıldıkları ifade edildi. İddianamede, şüphelinin, ilişkilerinin ve aralarındaki olayların duyulmasının mesleki kariyerini ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyeceğini düşündüğü, müştekinin ailesinin yanına gidişlerinde olası olumsuz tepkiler alabileceği endişesi taşımaktayken müştekiyi İstanbul dışına tayin olmaya zorlamaya başladığı kaydedildi.
ŞÜPHELİ, MÜŞTEKİYİ TEHDİT EDİYOR
M.Ç.K’nın, zaman zaman A.K.’nın çalışma odasına giderek ya da telefonla arama yaparak ve mesajlar göndererek, hatta silah fotoğrafları paylaşarak müştekiyi tehdit ettiği bildirildi. İddianamede, iletişim araçlarını kullanarak sürekli olarak temas kurmaya çalışması sonucunda müşterinin ciddi huzursuzluk hissettiği ve güvenliğinden endişe taşıdığı belirtildi. İddianamede, şüpheli M.Ç.K’nın, müştekinin kendisini engellemeye çalışmasına rağmen gizli numaralardan aramalar yaparak ve banka dekontları üzerinden tehditlerini sürdürdüğü ifade edildi.
MÜŞTEKİYİ YILDIRMAYA ÇALIŞTI
M.Ç.K’nın, A.K.’yi yıldırmak ve direncini kırmak amacıyla onun onurunu zedeleyecek sahte hesaplar açarak çok sayıda ifadeler oluşturduğu kaydedildi. Bu hesaplar üzerinden müştekinin ve ailesinin kişisel bilgilerini “Nasıl sülale bu?” yazısıyla gönderdiği, ancak tüm bu tehdit ve baskılara rağmen A.K.’nın İstanbul’u terk etmediği belirtiliyor. İddianamede, 13 Ocak’ta A.K.’nın adliyedeki çalışma odasında, şüpheli M.Ç.K’nın telefonlarına cevap alamaması üzerine son bir kez uyarı amacıyla bulunduğu, aralarındaki tartışma esnasında müşteki dışarı çıkmasını istemesine rağmen odadan çıkmadığı ifade edildi.
SİLAHLA SALDIRDI
Şüpheli M.Ç.K’nın, yanındaki tabancayı çıkartarak A.K.’nın üzerine doğrulttuğu, ardından tekrar yerine koyduğu ancak tanık Yakup Karadağ’ın bulunduğu sırada M.Ç.K’nın A.K.’ya ateş açtığı belirtildi. İddianamede, şüphelinin A.K.’yı yaraladığı ve ardından ikinci bir ateşin tanığın müdahalesi sayesinde gerçekleşmediği vurgulandı. M.Ç.K’nın “kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs”, “cebir ve tehdit kullanarak iş yeri dokunulmazlığını ihlal”, “silahla ve zincirleme şekilde tehdit”, “kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirmek” ve “ısrarlı takip” suçlarından, 20 yıl 2 aydan 42 yıl 3 aya kadar hapisle ceza alması talep edildi. Hazırlanan iddianame, Ağır Ceza Mahkemesi’nin değerlendirmesi için gönderildi.