Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic hakkında, Bosna Savaşı döneminde Saraybosna kuşatmasında keskin nişancı olarak görev aldığı iddialarıyla Milano Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunuldu. Bu gelişme, İtalya’da Saraybosna’daki sivillerin “turistik eğlence” kapsamında hedef alındığına dair yürütülen kapsamlı soruşturmanın genişletilmesiyle gerçekleşti. Hırvat araştırmacı gazeteci Domogoj Margetić tarafından verilen dilekçede, Vucic’in 1992-1993 yıllarında Sırp Radikal Partisi’ne bağlı paramiliter birliğin üyesi olarak Saraybosna’daki Yahudi Mezarlığı mevzisinde bulunduğu öne sürülüyor. Margetić, bu iddiaların Lahey’de savaştan yargılanan Vojislav Šešelj ve ekibi tarafından onaylandığını savunuyor.
İNSAN SAFARİSİ SORUŞTURMASI GENİŞLİYOR
Milano Savcılığı, şubat ayında İtalyan gazeteci Ezio Gavazzeni tarafından yapılan başvuruyu kabul ederek, Bosna Savaşı sırasında yabancıların Saraybosna’daki sivillere para karşılığında ateş açtığına dair iddiaların soruşturmasına başlamıştı. Gavazzeni, 1992-1996 yılları arasında İtalya, Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD gibi ülkelerden gelen varlıklı kişilerin Saraybosna’da Sırp keskin nişancılara ödeme yaparak sivilleri hedef aldıklarını öne sürmüştü. Soruşturma çerçevesinde elde edilen bilgiler, bu kişilerin çeşitli mevzilere özellikle Yahudi Mezarlığı mevzisinde götürüldüğünü; buranın “en talep gören ve en pahalı” alanlardan biri olduğunu göstermektedir. Bu iddialar, Bosna Savaşı süresince 1601’i çocuk olmak üzere 11 bin 541 sivilin hayatını kaybettiği Saraybosna kuşatmasına dair eski yaraları yeniden gündeme getiriyor.
VUCIC İDDİALARI REDDEDİYOR
Cumhurbaşkanı Vucic, daha önceki açıklamalarında savaşa katılmadığını ve o dönemde gazeteci olarak çalıştığını, eline hiç keskin nişancı tüfeği almadığını ifade etmişti. Saraybosna çevresindeki mevzilerde çekilen görüntülerde elinde görülen nesnenin tüfek değil, şemsiye olduğunu belirtmektedir. Bosna Hersek Savunma Bakanı Zukan Helez ise 2024 yılında yaptığı açıklamada Vucic’i Saraybosna’daki Yahudi Mezarlığı’ndan sivillere ateş açmakla suçlamıştı. Margetić’in başvurusu ile birlikte, Milano’daki soruşturmanın sadece “sniper turizmi” iddialarıyla sınırlı kalmayabileceği, dönemin siyasi aktörlerinin olası sorumluluklarını da kapsayacak şekilde genişleyebileceği vurgulanıyor. Milano Savcılığı’nın önümüzdeki süreçte yabancı uyruklu şüpheliler ve Saraybosna kuşatması sırasında görev aldığı öne sürülen bazı Sırp yetkililerle ilgili yeni adımlar atabileceği kaydediliyor.