Büyük Taarruz’un Anılması ve Birlik Mesajları
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Büyük Taarruz’un 103. yıl dönümü nedeniyle Afyonkarahisar’da düzenlenen etkinlikte, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi. Kurtulmuş, Büyük Taarruz’un getirdiği derslerin başında birlik ve beraberlik ruhunun geldiğini vurguladı. Emperyalizme karşı sergilenen ortak duruşa dikkat çeken Kurtulmuş, “Hiç kimse, bu milletin boynuna altın tasmayı geçirebilme gücüne sahip olmadı ve kıyamete kadar da olmayacaktır” sözleriyle Türk milletinin bağımsızlık iradesini ifade etti. Kurtulmuş, Türk milletinin özgürlüğüne olan düşkünlüğünü ve asla başka bir güce boyun eğmeyeceğini belirterek, “Bu millet Allah’tan başkasına eyvallah etmez ve etmeyeceğini de özgürlüğüne düşkünlüğüyle ortaya koymuştur” dedi.
Tarihi Fırsatın Değerlendirilmesi Üzerine
Kurtulmuş, bölgede durumun karmaşık olduğunu ve araçsallaştırılan etnik, mezhebi ve dini çatışmaların Orta Doğu halklarını parçaladığını ifade etti. Türkiye’nin, 100 yıllık Cumhuriyet tarihinde uzun bir süreyi terörle mücadele ile geçirdiğini ve şimdi istikrarın merkezi olacağını dile getirdi. Türkiye’nin tarihi bir fırsatla karşı karşıya olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu süreci en iyi şekilde değerlendirmek zorundayız” şeklinde konuştu. Terör örgütü ile hiçbir pazarlık yapılmadığını ve bundan sonra da yapılmayacağına dair kesin bir mesaj verdi.
Anayasa Tartışmasına Kesin Karşı Duruş
TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun, anayasa değişikliği tartışmalarına kapalı bir platform olduğunu belirten Kurtulmuş, “Bu komisyonda anayasa tartışması asla söz konusu değildir” dedi. Türkiye’nin çeşitli partilerinin temsil edildiği bu komisyonda, terörün sona ermesi için ortak görüşlerin ifade edildiği bir ortam yaratıldığını dile getirdi. Kurtulmuş, “Özerklik tartışması gibi en ufak bir talep yoktur” açıklamasıyla konuyu netleştirdi.
Sürecin Başarılı Olması İçin Birlik ve Beraberlik Vurgusu
Sürecin içeriden ve dışardan engellenmeye çalışılacağını belirten Kurtulmuş, Türkiye’nin bölgedeki durumu ve emperyalizmin oyunları karşısında güçlü kalması gerektiğini ifade etti. Toplumsal kesimlerin ortak bir dil geliştirdiği bu sürecin sonunda Meclis’e bir çerçeve sunmayı umduğunu belirtti. Şehit ailelerinin ve gazilerin duygulu ifadeleriyle bu sürecin desteklendiğini vurguladı ve “Evet, gözümü kaybettim ama terör bitecekse, bu ülkede insanlar bir daha asla hayatlarını kaybetmeyeceklerse destek veriyoruz” şeklindeki duygusal ifadelerin önemine dikkat çekti.
Tarafsızlık ve Birlik İçin Çözüm Önerileri
Kurtulmuş, bölge ülkelerinin dağınık durumunun, ilerideki barışı tehdit ettiğini, bunun üstesinden gelmek için ortak bir irade gerektirdiğini vurguladı. “Bu ülkede Türklerle Kürtler savaşmadılar ki barışsınlar” diyerek, bu sürecin gerçek amacının birlik olduğunu belirtti. Silahların yakılmasının sembolik bir tavır olduğunu ve halkın arasındaki birliği sağlayacağını ifade etti.
Türkiye Modeli ve Küresel Önemi
Kurtulmuş, Türkiye’deki etnik ve inanç gruplarının barış içerisinde yaşaması için hiçbir sebep olmadığını belirtirken, bu sürecin bir Türkiye modeli olarak dünyaya hediye edileceğini dile getirdi. “En uygun yollar ve müzakerelerle çatışma çözümleri gerçekleştirilebilir” ifadeleriyle Türkiye’nin bu konudaki öncülük rolünü gelecekte de sürdürmesi gerektiğini savundu.