HARVARD ÜNİVERSİTESİ VE TRUMP YÖNETİMİ ARASINDAKİ ANLAŞMAZLIK SÜRÜYOR
Harvard Üniversitesi’nin kampüsünde gerçekleşen Filistin’e destek gösterileri ve çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programları nedeniyle federal hükümetin hedefi konumuna gelmesi, Trump yönetimiyle olan anlaşmazlığı derinleştiriyor. Trump, Truth Social medya hesabında yaptığı paylaşımda, “Harvard’ın vergi muafiyetini kaldıracağız. Hak ettikleri bu!” dedi. Ancak bu süreçle ilgili ne şekilde ve ne zaman bir uygulama olacağına dair bilgi vermedi.
FEDERAL FONLAR VE SORUŞTURMA SÜRECİ
Anlaşmazlık, Trump yönetiminin Harvard da dahil olmak üzere birçok üniversiteye yönelik, özellikle Filistin destekli kampüs protestoları ile çeşitlilik, eşitlik ve kapsayıcılık programlarını bahane göstererek federal fonları dondurma tehdidinde bulunmasıyla başladı. Yönetim, Harvard Üniversitesi’ne çeşitli kuruluşlar tarafından sağlanan 8,7 milyar dolardan fazla hibenin “sivil haklar yasalarına uygun şekilde kullanıldığından emin olmak amacıyla” bir soruşturma başlatıldığını duyurdu. Harvard Üniversitesi ise, Trump yönetiminin “üniversitede reform” taleplerini kabul etmeyeceğini bildirdi.
DAVA AÇMA VE FONLARIN DONDURULMASI
Harvard Üniversitesi profesörleri, Trump yönetiminin okula sağlanan 8,7 milyar dolarlık federal fonları soruşturma kararıyla ilgili olarak dava açmayı tercih etti. Bunun üzerine Trump yönetimi, Harvard’a aktarılacak 2,2 milyar dolarlık fonun yanı sıra 60 milyon dolarlık sözleşme bedelinin dondurulmasına karar verdi. Ayrıca, ABD Gelir İdaresi (IRS) Harvard Üniversitesi’nin vergi muafiyetini kaldırmayı değerlendiriyor.
VERGİ MUAFİYETİ STATÜSÜ
ABD’de 1909 yılında yürürlüğe giren Gelir Yasası’na göre, “tamamen dini, hayır veya eğitim amaçlı” faaliyet gösteren kar amacı gütmeyen kuruluşlar, kamu yararına hizmet edebilmek için vergi muafiyeti ile korunuyor. IRS, bu çerçevede üniversiteler, kiliseler ve vakıflardan oluşan yaklaşık 2 milyon kuruluşa “vergi muafiyeti statüsü” tanıdı. Bu statü kapsamında söz konusu kuruluşlar, federal gelir vergisi ödemekten muaf tutuluyor ve yapılan bağışlar da vergi indirimine tabi sayılıyor. Ancak yöneticilere usulsüz ödeme yapılması, seçim dönemlerinde siyasi aday desteklenmesi veya hayır amacı gütmeyen ticari faaliyetler yürütülmesi gibi gerekçelerle bu kuruluşlar, vergi muafiyeti statüsünü kaybedebiliyor.