ABD HÜKÜMETİ İNTEL’DE HİSSE ALDI
ABD yönetimi, Intel şirketinde yüzde 9,9 oranında hisse alımı gerçekleştirdi. Beyaz Saray, bu önemli adımı “kritik teknoloji güvenliği” olarak değerlendirdi. Wall Street Journal, bu durumun arka planıyla ilgili detayları aktardı. Tarih boyunca, ABD hükümetinin özel sektöre doğrudan sermaye yatırımı yapması çok nadir gerçekleşmişken, geçmişte kriz dönemlerinde istisnalar ortaya çıkmıştı. Özellikle 2008 finansal krizi sürecinde hükümet, bankalar ve otomotiv sektöründeki devler için devlet destekleri sağladı. RAND analisti Jimmy Goodrich, “Çip üretme kapasitesi ulusal güvenlik kadar geçim meselesidir” diyerek Intel üzerindeki devlet müdahalesinin önemine dikkat çekti.
TRUMP’IN AÇIKLAMALARI
Trump, Oval Ofis’te yaptığı açıklamada, Intel’in devlete yüzde 9,9 hissesini devrettiğini bildirdi. Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “INTEL İÇİN SIFIR ÖDEDİM, DEĞERİ YAKLAŞIK 11 MİLYAR DOLAR” ifadesi dikkat çekti. Yetkililer, Intel modelinin yalnızca bu alanda değil, savunma sektörleri gibi başka alanlarda da uygulanabileceğini belirtti. Ticaret Bakanı Howard Lutnick, “Lockheed Martin gibi savunma devleri de sıradaki aday olabilir” açıklamasıyla sürece dair ipuçları verdi. Ancak bu adımın asıl amacının Çin ile rekabet mi yoksa devletin özel sektörden değer “sıkıştırması” mı olduğu hala belirsizliğini koruyor.
İNTEL’İN KRİZİ SINIRDA
İntel, geçmişte kişisel bilgisayar pazarında etkili olsa da mobil çipler ve yapay zeka odaklı GPU’larda geride kalmış durumda. Üretim gücünü Tayvanlı TSMC’ye kaptırdı. Biden yönetimi, CHIPS Yasası çerçevesinde Intel’e 11 milyar dolarlık hibe ve savunma sözleşmesi sağlamıştı. Ancak şirket, yeni müşteri bulmakta zorluk yaşıyor ve Ohio’daki 28 milyar dolarlık fabrika yatırımını 2025’ten 2030’a erteledi.
YATIRIM MI, VERGİ Mİ?
Wall Street Journal, Trump yönetimiyle yapılan anlaşmanın Intel için yeni kaynak sağlamadığını bildirdi. Şirketin kalan 9 milyar doları alabilmesi için ABD’ye yüzde 9,9 oranında hisse vermesi gerektiği ortaya çıkıyor. Uzmanlar, anlaşmanın hibeden ziyade “dolaylı bir vergi” etkisi yarattığına işaret ediyor. Buna ilaveten, Intel daha önce CHIPS fonları için geçerli olan üretim taahhütlerinden de muaf tutulmuş durumda.
ÇİN MODELİNE YAKLAŞILIYOR MU?
Washington’un Intel’de hisse alması, piyasada “devlet artık hisse değerini korumak zorunda kalacak” beklentilerini oluşturuyor. Yatırımcılar, hükümetin Nvidia ve Apple gibi teknoloji devlerini, çip tedariği için Intel’e yönlendirebileceği görüşündeler. UBS’in yaptığı bir analizde, “ABD hükümeti, şirketleri Intel’in döküm hizmetlerini kullanmaya zorlayabilir” ifadesi öne çıkıyor. Bu gelişme, bazı uzmanlar tarafından Çin tarzı devlet kapitalizmine kayış olarak yorumlanıyor. Çin’de hükümet, stratejik şirketleri korumak amacıyla firmalara hangi tedarikçilerden mal alacaklarını dayatıyor.
İNTEL’İN SON ŞANSI MI?
Bernstein analisti Stacy Rasgon, Intel’in durumunu şu şekilde özetliyor: “Intel, ileri teknoloji çipleri yüksek hacimde, uygun maliyetle ve standartlara uygun üretebilirse müşteri kuyruğu kapısında oluşur. Ancak başaramazsa, devlet baskısı da işe yaramaz.”