Disney’e bağlı ABC kanalı, muhafazakar aktivist Charlie Kirk’ün yaşamını yitirmesiyle ilgili olarak Jimmy Kimmel’in programının sonsuza dek yayından kaldırıldığını açıkladı. Kimmel, Kirk’ün ölümü sonrası muhafazakar çevrelerin gösterdiği tepkileri eleştirerek, “MAGA çetesi, Charlie Kirk’ü öldüren bu genci kendilerinden biri dışındaki biri gibi göstermeye çalışıyor ve bundan siyasi çıkar elde etmeye uğraşıyor” demişti. Komedyenin sözleri büyük bir tepki oluştururken, Federal İletişim Komisyonu’nun (FCC) olası yaptırım uyarısının ardından ABC, programı yayından kaldırma kararını almıştı.
TRUMP’IN MEDYA ELEŞTİRİLERİ
İngiltere ziyaretinden dönen Trump, gazetecilere açıklamalarda bulunarak medyanın kendisine yönelik tutumunu eleştirmiştir. Trump, “Ağların bana karşı yüzde 97 olumsuz yayın yaptığını okudum. Buna rağmen seçimleri kazandım” ifadelerini kullanırken, kendisine sadece kötü reklam yapıldığını söyledi. Trump, “Belki de lisansları ellerinden alınmalı” şeklinde bir yorumda bulundu. FCC Başkanı Brendan Carr, televizyon yayıncılarının kamu yararına hizmet etmesi gerektiğini belirterek lisans iptallerinin seçenekler arasında olduğunu dile getirdi. Ancak hukukçular, ABD Anayasası’nın ifade özgürlüğünü koruyan Birinci Ek Maddesi’nin siyasi nedenlerle lisans iptallerine engel olduğunu vurguluyor.
İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNE SALDIRI İDDİALARI
Kimmel’in programının iptal edilmesi, Hollywood sendikaları ve birçok sanatçı tarafından “ifade özgürlüğüne saldırı” olarak değerlendirdi. Eski Başkan Barack Obama, bunun “iptal kültürünün yeni ve tehlikeli bir boyutu” olduğunu ifade etti. CBS sunucusu Stephen Colbert ise, “Bu açıkça sansürdür” diyerek Kimmel’e destek verdi. Bununla birlikte, bazı yorumcular Kimmel’in ifadelerini saldırgan ve sorumsuz buldu ve durumun iptal kültürü değil “hesap verebilirlik” olduğu görüşünü savundu. Barstool Sports kurucusu Dave Portnoy, “Bazen söylediklerinizin sonuçları olur” diyerek bu duruma dikkat çekti.