TRUMP’IN YAPTIRIM TEHDİTLERİ VE GÖRÜŞMELER
Trump, geçtiğimiz ay Rusya’ya Ukrayna konusunda bir çözüm bulması için 50 günlük bir süre tanımıştı. Bu süre, 29 Temmuz’da ani bir şekilde 10 güne indirildi. Eğer 8 Ağustos’a kadar bir anlaşmaya varılmazsa, Rusya’ya karşı “cehennem yaptırımları” uygulanacak. Söz konusu yaptırımlar arasında, Rus petrolü satın alan ülkeler için %100 gümrük vergisi uygulanması da bulunuyor.
WITKOFF’UN MOSKOVA ZİYARETİ
Trump’ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steven Witkoff, sabah saatlerinde Moskova’ya geldi. Kremlin’e oldukça yakın bir mesafedeki Zaryadye Parkı’nda, Rusya’nın yatırım temsilcisi Kirill Dmitriyev ile görüntülendi. Ardından Kremlin’e geçerek Putin ile bir görüşme gerçekleştirdi.
ABD’Yİ ZORA SOKAN YAPTIRIMLAR
Geçtiğimiz ay ABD Başkanı Donald Trump, Rusya’ya Ukrayna meselesini çözmesi için 50 günlük bir süre tanımıştı. Ancak bu süre, 29 Temmuz’da aniden 10 güne indirildi. Aksi takdirde Rusya ekonomisini çökertmeyi amaçlayan “en ağır yaptırımların” uygulanacağı belirtilmişti. Bu yaptırımların en dikkat çekici yanlarından biri, Rus petrolü alacak olan tüm ülkelere %100 gümrük vergisi uygulanmasıydı. Washington, dünyaya açık bir şekilde “ya bizimle ticaret yapın, ya da Rusya ile” mesajını gönderiyordu. Ancak bu plan, pratikte ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Zira Rus petrolünün en büyük alıcıları olan Çin (%38) ve Hindistan (%31), bu tehdide rağmen satın almaya devam edeceklerini duyurdu. Bunun ekonomik bir mesele olmanın ötesinde bir egemenlik meselesi olduğuna dikkat çekildi. Brezilya da Washington’a olumsuz yanıt verdi, Türkiye ise sessizliğini sürdürdü. Görünen tablodaki “cehennem yaptırımları”, Trump’ın beklediği etkiyi yaratamayabilir. Bu durum, küresel petrol fiyatlarının yükselmesine, ABD’nin itibarının sarsılmasına ve BRICS ülkelerinin güç kazanmalarına yol açabilir.
TRUMP’IN AÇMAZDA KALMASI
Trump için büyük bir çıkmaz oluştu. 8 Ağustos’ta Rusya’ya yönelik tehditlerinden geri adım atması “zayıflık” olarak yorumlanabilir. Ancak Beyaz Saray’dan gelen bazı sinyaller, Washington’un bu konuda geri adım atabileceğini gösteriyor. Örneğin Trump, Hindistan’a yönelik %100’lük tehdidini 5 Ağustos’ta %25’lik gümrük vergisiyle sınırladı. Bu da “tehdit yerine getirilmiş gibi gösterilecek” bir adım olabilir. Witkoff’un Putin’e ne teklif edeceği ise kritik bir soru.
ATEŞKES TALEBİ VE MÜZAKERELER
Washington’un öncelikli isteği, hemen bir ateşkes sağlanması. Bu talep, Rusya’nın “özel harekat” kapsamında tüm hedeflerine ulaşmasının önünü kapatmayı amaçlıyor. Trump, müzakereler sırasında “her iki tarafın da taviz vermesi gerektiğini” sıkça dile getirdi. Ancak Moskova, taviz vermeye niyetli görünmüyor. Dört bölgenin tanınması, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve NATO’dan vazgeçilmesi şartlarından geri adım atmayı düşünmüyor. Kremlin, Kiev bu şartları kabul etmeden ateşkese yanaşmayacağını duyurdu. Dolayısıyla, Witkoff’un Rusya’ya doğrudan zafer öneremeyeceği açık. Fakat alternatif çözümler düşünülebilir. Bu çözümlerden biri, Putin tarafından zaten masaya konmuş olabilir.
KAZAN-KAZAN SENARYOSU
Putin, geçtiğimiz hafta olası bir barışın basın önünde değil, kapalı kapılar ardında yürütülmesi gerektiğini söyledi. Bu bağlamda, hem Rus kanadı hem de ABD’den beklenen ilk adım, hava ateşkesinin sağlanması. Her iki tarafın da hava saldırılarını durdurduğu bir senaryo, kazan-kazan için ilk adım olarak değerlendirilebilir. Trump, “Rusya Kiev’e saldırmayacak” diyerek diplomatik bir zafer elde ettiğini gösterebilir. Moskova ise diplomatik kanalların açılmasını sağlayarak dünya kamuoyunda yapıcı bir taraf olarak öne çıkabilir.
Ayrıca, Rus ordusunun sahadaki ilerleyişi devam ederken, bu tür sınırlı ateşkesler, dört bölgedeki kontrolü sağlamak açısından stratejik bir avantaj sağlayabilir. Eğer sonbaharda hem sahada başarı elde edilirse hem de Washington yaptırımları geri çekilirse, bu durum Moskova için büyük bir diplomatik zafer olabilir.
PARKTAKİ ŞARKI VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ
Trump’ın özel temsilcisi Witkoff, Kirill Dmitriyev ile Zaryadye Parkı’nda yürürken, arka planda çalan müzik sosyal medyada dikkat çekti. Rusya’da popüler olan “Fixiki”nin jenerik müziği açıkça duyuldu. Şarkının sözleri, “Tik-tik-tik, tak-tak-tak, zaman daralıyor… Bitmesini beklemiyorlar…” şeklindeydi.