ABD, Hürmüz Boğazı’nda ticari gemilere saldırıların ardından İran’a yeni hava saldırıları düzenledi ve petrol satışlarına yeniden yaptırım getirdi. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) yaptığı açıklamada, “uluslararası su yolunda masum sivillerin çalıştığı ticari gemileri hedef alan saldırılara karşılık olarak İran’a yönelik güçlü bir dizi saldırı başlatıldığını” duyurdu. Saldırıların, Hürmüz Boğazı’ndan geçen üç ticari gemiye yönelik İran saldırılarına misilleme olduğu belirtilirken, bu eylemlerin “haksız, tehlikeli ve ateşkesin açık ihlali” olduğu vurgulandı.
ABD’NİN İRAN’A YENİ SALDIRILARI VE YAPTIRIMLARI
Yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesiyle birlikte ABD yönetimi, İran rejimine daha önce Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması karşılığında verilen merkezi tavizlerden birini geri çekmiş oldu. Yetkili bir ABD’li, “İran ancak iyi davranış sergilerse fayda elde edecek. İran’ın Boğaz’daki eylemleri ABD için tamamen kabul edilemez ve bunun sonuçları olacak” ifadelerini kullandı. Bu hamle, ABD ile İran arasındaki kırılgan ateşkesi en ciddi biçimde sınayan gelişmelerden biri olarak kayıtlara geçti.
PETROL FİYATLARINDAKİ DALGALANMA
Gelişmeler küresel petrol fiyatlarını da etkiledi. Brent petrol yüzde 3 artışla varil başına 76 dolara yükseldi ancak savaş öncesi seviyelere yakın seyretmeye devam etti. ABD petrolü ise yaklaşık yüzde 6 sıçrayarak 30 Haziran’dan bu yana ilk kez 70 doların üzerine çıktı. ABD Hazine Bakanlığı, daha önce ateşkes anlaşması kapsamında İran petrol satışlarına 60 günlük yaptırım muafiyeti getirmiş, bu karar o dönemde iki ülke arasındaki “verimli görüşmelere” duyulan güvenin göstergesi olarak nitelendirilmişti. Anlaşma sayesinde boğazdaki trafik artmış ve küresel petrol fiyatlarında keskin bir düşüş yaşanmıştı.
YAPTIRIMLARIN GERİ DÖNÜŞÜ VE SÜREÇ
Yönetim, yaptırımların ne kadar süreyle yeniden uygulanacağına veya hangi koşullar altında kaldırılacağına dair hemen bir sinyal vermedi. Hazine Bakanlığı tarafından yayımlanan bildirimde, daha önceki geçici yaptırım muafiyetinin “tamamen iptal edildiği ve yürürlükten kaldırıldığı” belirtildi. İran petrolü alıcılarına, devam eden işlemleri sonlandırmaları için 17 Temmuz’a kadar süre tanındı. İran’la iş yapan yabancı yatırımcılara yönelik cezaların kaldırılması, yaklaşık elli yıllık ABD politikasında önemli bir sapma anlamına geliyordu. Trump ve yönetimindeki diğer isimler, İran rejiminin taahhütlerini yerine getirmesi halinde yaptırımların kaldırılacağını savunuyordu.
İRAN’IN TEPKİSİ VE BOĞAZ’DAKİ GERİLİM
İran’ın Hürmüz Boğazı’nda yeniden ticarete açılan gemilere yönelik saldırıları sürdü. Tahran, gemilerin İran’ın belirlediği geçiş kurallarını ihlal ettiğini iddia ederken, ABD boğazın uluslararası bir su yolu olduğunu ve İran’ın deniz seyahatine herhangi bir kısıtlama getirme hakkının bulunmadığını savunuyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ticari gemilerin İran’la koordinasyon sağlamayan veya takip ekipmanlarına müdahale eden rotalar kullanması halinde risk altında olduğunu belirtti. Bekayi, İran’ın boğazın yönetimine ilişkin ABD ile varılan mutabakat zaptı kapsamındaki taahhütlerini yerine getirdiğinde ısrar ederek, bölge ülkelerini ve nakliye şirketlerini mutabakata “aykırı” eylemlerden kaçınmaya çağırdı. İran liderinin danışmanı Muhsin Rızai ise ABD’nin müzakereleri başarısızlığa sürükleyeceğinin açık olduğunu söyledi.
PETROL SATIŞLARI VE DENETİM SORUNLARI
Yaptırımların kalkmasıyla birlikte İran, tankerlerde depolanan on milyonlarca varil petrolü serbestçe satma imkânı bulmuştu. Anlaşma, İran’a petrolünün taşınması, sigortalanması, satılması ve finansal kurumlar aracılığıyla gelir elde edilmesi için anında yetki vermişti. ABD Enerji Bilgi İdaresi’ne göre rejim, gelirinin yaklaşık yüzde 50’sini petrol satışlarından elde ediyor. Yaptırımların yeniden yürürlüğe girmesiyle birlikte ABD’nin bu kısıtlamaları nasıl uygulayacağı ve Hürmüz Boğazı’nda askeri abluka yoluyla İran petrolünün el değiştirmesini durdurup durdurmayacağı belirsizliğini koruyor. Nisan ayında uygulanan ABD ablukası, İran petrolünün Basra Körfezi’nden çıkışını neredeyse tamamen kesmişti. İran, yıllardır ABD yaptırımlarından kaçmak için kullandığı bir gölge tanker filosuna güveniyor ve petrolünün büyük bölümünü Çin’e satıyor. Haziran ayında İran’ın yaklaşık 50 milyon varil ham petrol ihraç ettiği tahmin ediliyor. Ancak boğazdan çıkarılan petrolü kimin satın aldığı net değil. Kpler petrol piyasası analisti Hümayun Falakşahi, Batılı alıcıların bu durumu öngörerek satın aldıkları petrolün yeniden yaptırıma tabi tutulmayacağına dair garanti talep ettiğini belirtti. Çin’in savaş sırasında kullandığı petrol stoklarını yenilemesi gerekirken, ülkede petrole olan talebin ilkbaharda keskin bir şekilde düştüğü ve kömür santralleri ile elektrikli araç satışlarındaki artış nedeniyle talebin çok yavaş toparlanması bekleniyor.