Petrol fiyatlarının 200 dolara fırlayacağını, benzin ve motorinin rekor kıracağını ve Hürmüz Boğazı yeniden açılsa bile fiyatların en erken gelecek yıl savaş öncesi seviyelere döneceğini öngören analistler yanıldı. Tarihin en büyük petrol arz şokuna rağmen fiyatlar 2008’deki rekor seviyeye bile yaklaşamadı. ABD ile İran arasında varılan anlaşmanın ardından Başkan Donald Trump’ın tahmin ettiği gibi petrol fiyatları adeta “taş gibi” düştü. Peki tüm uzmanlar bu kadar yanılırken piyasa nasıl bu kadar esnek kalabildi?
KAPİTALİZM BEKLENTİLERİ BOŞA ÇIKARDI
Petrol piyasası, en bilgili uzmanların bile tahmin ettiğinden çok daha esnek çıktı. Macquarie Group Emtia Stratejisi Başkanı Peter Taylor, “Piyasalar sorunları beklenenden daha verimli çözme eğilimindedir” dedi. İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması günde yaklaşık 13 milyon varil petrolün piyasadan çekilmesine yol açtı. JPMorgan’a göre küresel ekonomi şubat-ağustos döneminde toplam 1,6 milyar varil petrol arzı kaybedecek. Ancak Brent petrol 115 doların, ABD petrolü ise 113 doların üzerine çıkamadı.
SÜRPRİZ ARZ KAYNAKLARI DEVREDEYDİ
JPMorgan verilerine göre dünya İran savaşına 407 milyon varil kullanılabilir petrol stoğuyla girdi. Bu, fiyatlar için önemli bir yastık oluşturdu. Uluslararası Enerji Ajansı’nın stratejik rezervlerden rekor düzeyde 400 milyon varil serbest bırakması da devam eden bir arz desteği sağladı. Trump’ın Rusya ve İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırması da piyasaya yüz milyonlarca varil ekledi. JPMorgan Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Natasha Kaneva, “Piyasa fiyatların önemli ölçüde yükselmesini engelleyecek şekilde defalarca uyum sağladı” dedi. Kaneva, Hürmüz Boğazı’ndan son bir ayda beklenmedik şekilde çıkan arza da dikkat çekti: Düzinelerce gemi vericilerini kapatarak Basra Körfezi’nden sızdı ve günde yaklaşık 2 milyon varil petrolü piyasaya taşıdı.
PETROL TALEBİNDEKİ ÇÖKÜŞ
Arz artışının yanı sıra talepte de beklenmedik bir düşüş yaşandı. JPMorgan tahminlerine göre şubat-ağustos döneminde İran savaşı 800 milyon varil petrol talebini yok edecek. Bunun en büyük nedeni Çin. Kpler verilerine göre Çin, devasa savaş öncesi stokları ve kömür santrallerine geçişiyle talebini günde 2,6 milyon varil azalttı. Uluslararası Enerji Ajansı, Çin’in elektrikli araçlara yönelik atağının da günde 1 milyon varillik talep düşüşüne yol açtığını tahmin ediyor. Kaneva’ya göre talep yıkımı, stokların tükenmesini engelledi ve fiyatların düşmesinde kilit rol oynadı.
ÜRETİM ARTIŞI VE YENİ DENGE
Savaş sırasında özellikle Brezilya ve Venezuela’dan gelen sürpriz üretim artışı da fiyatları baskıladı. ABD üretimini çok artırmasa da Orta Doğu’nun açtığı boşluğu doldurmak için son çare tedarikçisi oldu. Bu, Avrupa’nın jet yakıtı krizini ve Avustralya’nın motorin sıkıntısını çözmeye yardımcı oldu. Kpler’e göre Hürmüz Boğazı yeniden açıldığında yaklaşık 93 milyon varillik bir petrol dalgası piyasaya girecek. OPEC üyesi ülkelerin de üretimi hızla artırması bekleniyor. Capital Economics’ten Jason Tuvey, “Suudi Arabistan’ın İran savaşından ekonomik toparlanması, petrol üretimindeki artışla hızlanacak” dedi.
BELİRSİZLİKLER DEVAM EDİYOR
Uluslararası Enerji Ajansı, üretim artışının gelecek yıl günde yaklaşık 5 milyon varillik bir küresel petrol fazlası yaratacağını tahmin ediyor. Ancak sorun henüz çözülmüş değil. ABD’nin petrol boru hattı kavşağı Cushing, Oklahoma’daki stok seviyeleri geçen hafta Ağustos 2014’ten bu yana en düşük seviye olan 19 milyon varilin altına indi. Bu, boru hatlarında basınç oluşturmayı zorlaştıran operasyonel stres seviyesinin altında. Wood Mackenzie’den Alan Gelder, “Petrolü geri getirmek, anlaşmaya varmaktan farklı bir zorluk” dedi. Gelder, savaş öncesi üretimin yüzde 90’ının altı ay içinde geri dönebileceğini ancak normale dönüşün “önemli ölçüde daha uzun” sürebileceğini belirtti. Bu arada Çin ve diğer ülkeler stoklarını yenilemek isteyecek ve bu da talebi canlandırabilir. Taylor ise petrol tüccarlarına şu tavsiyede bulundu: “Çevik olun.”