DURUŞMANIN BAŞLANGICI VE KATILIMCILAR
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret” suçundan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istemiyle yargılandığı davanın ilk duruşması başladı. İstanbul 35. Asliye Ceza Mahkemesince İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin salonunda düzenlenen duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunan Özdağ ile avukatları katıldı. Duruşma sırasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, Zafer Partili yöneticiler ve partililer izleyici olarak salonda yer aldı. Kimlik tespitiyle başlayan duruşmada, Özdağ’ın savunması alındı. Duruşmayı izlemek için gelen bazı partililer ile polisler arasında kısa süreli bir gerginlik yaşandı. Salona alınmayan bazı partililerin tepkisi sloganlarla dile getirildi. Bu arada adliye ve çevresinde polis ekipleri yoğun güvenlik önlemleri aldı. Duruşmayı çok sayıda basın mensubu da takip etti.
ÜMİT ÖZDAĞ’IN SAVUNMASI VE TALEPLERİ
Özdağ, savunmasında “Konuşmalarım en ufak bir hakaret niteliği taşımamaktadır. Beraatimi talep ediyorum” ifadelerini kullandı. Dava sürecinde dosyanın mütalaa için savcıya gönderilmesine karar verildi ve duruşma 10 Eylül’e ertelendi.
İDDİANAME VE SUÇLAMALAR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, sanık Özdağ hakkında 19 Ocak’ta partisinin il başkanları istişare toplantısında müşteki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söyledikleri nedeniyle resen soruşturma başlatıldığı vurgulanıyor. Özdağ’ın Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik sözlerinin, cumhurbaşkanının onur, şeref ve saygınlığını zedeleyici nitelikte olduğuna ve bu nedenle cumhurbaşkanına alenen hakaret suçunu işlediğine dair kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunduğuna dikkat çekiliyor. İddianamede Özdağ hakkında alenen hakaret suçundan 1 yıl 2 aydan 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istenmektedir. Ayrıca, Türk Ceza Kanunu’nun 53. maddesi gereğince “Kişi, kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda, Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliğinden veya devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılır.” ifadesinin uygulanması da talep edilmektedir.