Türkiye ekonomisine dair gelişmeler devam ederken piyasalar yeterince ivme kazanamamış durumda. Borsa İstanbul, 15 ay ara vermesinin ardından 11 bin puan seviyelerine ulaşmasına rağmen şu an 10 bin 500 puan civarlarında işlem görüyor. Dolar ve Euro’da yıllık artış oranları yüzde 25-30 civarında olurken, mevduat faizleri yıllık bileşik olarak yüzde 50-55 seviyelerinde kazanç sağlıyor. Altın ise yılbaşından itibaren yüzde 100’e yakın bir değer artışı kaydetmiş durumda. Enflasyonun ise son açıklanan verilerle yüzde 33.29 seviyesine ulaştığı bildiriliyor. Uzmanlar, borsa, döviz ve altın gibi yatırım araçlarına ilişkin öngörülerini paylaştı.
BANKACILIK VE ÇİMENTO HİSSELERİ DEĞER KAZANABİLİR
Hedef Portföy Fon Yönetimi Direktörü İlkay Öztürk, “Ekim ayındaki iç ve dış belirsizliklerin bitmesi ve TCMB faiz indirimlerinin devamıyla birlikte yılın geri kalanında Borsa İstanbul’da pozitif risk iştahının tekrar artmasını bekliyoruz. Fakat faiz indirimlerinin şirket karlılıklarına ve fon akımlarına etkisinin 2026 yılının ilk yarısında daha fazla hissedilecektir. Bankacılık, GYO, çimento ve holding hisseleri önümüzdeki dönemde endeksi taşıyan isimler olmasını beklenebilir.” dedi.
DOLARDA 49.5 LİRA HEDEFİ VAR
Öztürk, doların yıl sonu hedefini 43.5 lira olarak belirtirken, 2026 hedefinin 49.5 lira olduğunu ifade etti.
ENFLASYON, TALEPTEKİ GERİ ÇEKİLME VE TL’DEKİ DEĞERLENMEYLE DÜŞÜYOR
Enflasyon verilerine dair değerlendirmede bulunan Öztürk, “TCMB’nin politika faizini %45 seviyesine çekip sıkı para politikasına geçmesiyle birlikte artan reel faizler tüketim ve üretim kanallarını yavaşlattı. Mart 2024’ten bugüne kadar 50 eşik değerinin altında gelerek daralma sinyali veren ISO PMI rakamları üretimdeki zayıflamayı gösteriyor. Kredi kartı harcamalarını kredi kartı kullanım oranına göre düzenlediğimizde de tüketimdeki zayıflamanın daha da belirgin hale geldiğini görüyoruz. Bu da enflasyondaki düşüşün talepteki gerileme ve TL’deki reel değerlenme ile gerçekleştiğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı.