YENİ DÖNEMİN MESAJLAŞMA KÜLTÜRÜ
Tam gözlerimizin önünde, bir sanat formunun yavaş ve acıklı bir şekilde sona yaklaştığını izliyoruz ama kimse bununla ilgilenmiyor. Nedir bu? Geleneksel “üzgünüm, yanlış oldu” mesajları bulunuyor. Eski sevgilisine gizlice ulaşmak amacıyla “yanlışlıkla” mesaj yollama dönemleri geride kaldı. Sevgilisinin yerine ailesine mesaj atan bir kişinin hikayesine neredeyse hiç rastlanmıyor. Dünya, sağlam ve absürt bir “epic fail” ve onun yarattığı dramadan yoksun bir yolda ilerliyor.
RASTLANTISALLIK VE HEYECANIN KAYBI
İstenmeyen bir mesaj yollamanın artık pek fazla sonucu yok. Hemen hemen her platformda mesajlarınızı geri çekmek mümkün. Peki, rastlantısallığın heyecanı nerede? Eğlencenin ve adrenalinin kaynağı nerede? Örneğin, aynı anda benimle ve eşiyle sohbet eden bir arkadaşım, başarısız multitasking çabası içinde bana kedileriyle çekilmiş bir selfie yolladı. Fotoğraf masumdu ama panikleyerek geri aldı; ancak çok geçti. Çünkü ben o an telefondaydım ve fotoğrafı çoktan görmüştüm. Hediyemiz kedilerin sevimliliği ve komikliği oldu.
BOŞLUKTA KALAN CEVAPLAR
Ancak sonrasında karşımda sadece “Bu gönderi silindi” yazan bir boşluk duruyordu. Cevabım ise orada öylece bekliyordu, sanki bir yara izi gibi. Trajik bir biçimde, ona ilham vermek için yollanan görselden koparılmış duruyordu. Çağdaş iletişimin bu getirdiği yenilikler, iletişim anlayışımızda derin izler bırakıyor.
then "Add to Home Screen"