SORUŞTURMA SONUCU
Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi’nde yolsuzluk yapıldığına dair yürütülen soruşturma nihayet tamamlandı. İddianamede, örgütün kurucuları olduğu ifade edilen Prof. Dr. M.M., Doç. Dr. V.E ve Uzm. Dr. Y.S. hakkında 9 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası verilmesi talep ediliyor. Hastaneye başvuran bazı kişiler, hastanenin bazı servislerinde bıçak parası istenerek ameliyat günlerinin öne çekildiğini belirtip şikayette bulundu. Başhekimlik bu şikayetleri değerlendirerek durumu Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı’na bildirdi.
SORUŞTURMA GELİŞMELERİ
Bunun ardından Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, soruşturma başlattı. İstanbul Emniyeti Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, hastanede aralarında doktorların da bulunduğu bazı kişilerin ‘Bağış’ ya da ‘Medikal malzeme’ adıyla hastalardan bıçak parası istediğini tespit etti. Para veren hastaların ameliyatlarının erkene alındığı ve biyopsi işlemlerinin hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi sağlandığı belirlendi. Ayrıca, şüphelilerin bazı hastaları özel laboratuvarlara yönlendirerek yüksek miktarlarda para talep ettikleri ve bu ödemelerin hastaların yakınlarının hesaplarına aktarıldığı saptandı.
OPERASYONUN SONUCU
Polis ekipleri, 5 aylık fiziki ve teknik takiplerin ardından İstanbul merkezli olarak Mersin ve Tekirdağ’da eş zamanlı bir operasyon düzenledi. Bu operasyon sonucunda M.F., A.A., A.Ç.B., O.B., O.Ö., Ö.A., E.Ö. ve Y.Ö. isimli şüphelilerle birlikte hastanenin Göğüs Hastalıkları bölümünde görev yapan Prof. Dr. M.M., Doç. Dr. V.E. ve Uzm. Dr. Y.S. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler adliyeye sevk edildi. Bu süreçte 9 şüpheli, çıkarıldıkları adli mercilerce tutuklandı. Diğer 2 şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
ŞİKAYETÇİ BEYANLARI
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma tamamlanarak, iddianame hazırlandı. İddianamede toplamda 2 mağdur, 33 şikayetçi ve 11 şüpheli bulunuyor. Şikayetçilerden A.T., akciğer biyopsisi için Doç. Dr. V.E.’ye gittiğinde yaşadığı durumu şöyle aktardı: “V.E. bana durumumun kritik olduğunu ve hemen müdahaleye ihtiyaç olduğunu söyledi. Ancak hastanede tüm yerlerin dolu olduğunu belirtti. Sonrasında, bu malzemelerin alınabilmesi için bağış yapıp yapamayacağımı sordu. Eğer bağış yaparsam sıranın gelmesini beklemeden ameliyata alınabileceğimi ifade etti. Bunun üzerine kızım, V.E.’nin yönlendirdiği kişi ile görüştüğünde bağış miktarının 80 bin TL olduğunu öğrendi. Ben de bu miktarı karşılayamayacağımı söyleyip, beklemeyi tercih ettim. Birkaç gün sonra V.E. benim kızımı arayıp, ‘Hiç mi bağış yapamazsınız? Hastanemizin birçok ihtiyacı var’ demiş. Ben de 10 bin lira bağışlayabileceğimi belirtip yardımcı olabileceğimi söyledim.”