İSTANBUL’DAKİ DEPREM TEHLİKESİ GÜNDEMDE
İstanbul ve çevresinde meydana gelebilecek büyük depremler, uzmanlar tarafından dikkate alınmaya devam ediyor. Jeoloji Profesörü Osman Bektaş, Marmara Denizi’nin yapısına dair yeni bilimsel bulgular üzerine dikkat çekerken, sosyal medya üzerinde yaptığı paylaşımda, denizin altındaki olağanüstü yüksek sıcaklık değerlerine vurgu yaptı. Karadeniz Teknik Üniversitesi’nden emekli olan Bektaş, Nature dergisinde yayımlanan 2025 tarihli çalışmaya atıfta bulunarak, bu yüksek sıcaklıkların Curie derinliğini etkilediğini belirtti.
FAY HATLARI SESSİZCE KAYIYOR
Profesör Bektaş’a göre, Marmara Denizi’ndeki sismik boşluk altında bulunan bu yüksek sıcaklık koşulları, fay hatlarının stres biriktirmesini engelliyor. Bu durum, fayın ani kırılmalarla büyük depremler yaratması yerine “sessiz kayma” (aseismik slip) davranışı sergileyebileceği yönünde bir değerlendirme sunuyor. Uzman isim, Marmara’daki fayın bu özelliği sayesinde enerjiyi yavaş ve sürekli bir şekilde boşaltabileceğini, böylece büyük bir depremin riskini azaltabileceğini ifade etti.
TERMAL BARIYER ÖZELLİĞİ
Bektaş, özellikle Orta Marmara segmenti hakkında kayda değer bir yorumda bulundu. Bu bölgenin, beklenen büyük depremler yerine “termal bariyer” işlevi görebileceğini açıkladı. Bektaş, yaptığı paylaşımda “Marmara Denizi’ndeki sismik boşluğun altında sıcaklık o kadar yüksek ki (Curie derinliği sığ), fay enerji biriktirip patlamak yerine sessizce kayıyor.” ifadelerine yer verdi.
CURIE SICAKLIĞI NE ANLATIYOR?
Osman Bektaş, Marmara’daki Curie sıcaklığının (yaklaşık 580°C) derinliğinin, geçmiş depremlerin nedenlerini de ortaya koyduğunu belirtti. Bu çerçevede; 1999 İzmit (M7,4) ve 1912 Batı Marmara (M7,4) depremlerinin kilitli faylarda, 1963 ve 2025 M6+ depremlerinin ise kısmen kilitli ve creep yapan faylarda gerçekleştiğini açıkladı. Bu durum, Marmara’daki deprem üreten sismik kabuğun inceldiğini gözler önüne seriyor.
MAKSİMUM DEPREM BÜYÜKLÜĞÜ İÇİN YENİ YORUM
Güvercin’in 2025 tarihli çalışmasına da yer veren Bektaş, Marmara’da öngörülen maksimum deprem büyüklüğünün M7,3 ile sınırlı tutulmasının, klasik “boydan boya kırılma ile M7,5” senaryolarına karşı bilimsel bir üst sınır olduğu üzerinde durdu. Bununla birlikte, creep davranışı ve geçmişte yaşanan 1963 ve 2025 M6+ depremlerinin, Marmara’da parçalı kırılma olasılığını desteklediği de ifade edildi.
DEPREM TEHLİKESİNE YENİ BİR BAKIŞ
Osman Bektaş, Marmara Denizi’nin altındaki jeotermal koşulların, uzun süredir tartışılan büyük İstanbul depremi senaryolarını yeniden gözden geçirmeyi gerektirdiğini vurguladı. Bektaş’a göre, Marmara’nın altındaki bu “ateş”, endişe yaratacak büyük kırılmanın önündeki önemli engellerden biri olabilir.
then "Add to Home Screen"