AŞIRI YOKSULLUK REKOR KIRIYOR
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre, Türkiye’deki aşırı yoksulluk durumu giderek kötüleşiyor. 2024 yılı itibarıyla, aşırı yoksulluk sınırının altında yaşayan hanelerin sayısı 3,6 milyona ulaştı. Her hane için en az 4 kişi hesaba katıldığında, bu durum 14 milyonun üzerinde insanın aşırı yoksullukla mücadelesi verdiğini gösteriyor. Sosyal yardım harcamaları ise geçen yıla göre yüzde 61 artışla 491,7 milyar liraya çıktı. Ancak bu büyük bütçe, artan yoksulluk karşısında etkili bir çözüm sunamıyor. Yüksek enflasyon, sabit gelirli bireylerin alım gücünü düşürürken, orta gelir grubu alt gelir grubuna düşüyor ve bu da alt gelir grubunu aşırı yoksulluğa itiyor. Tüm bu gelişmeler, Türkiye’nin ekonomik yapısında derin bir değişim yaşandığını ortaya koyuyor.
SÜREKLİ YOKSULLUK ORANI ARTIYOR
TÜİK’in verilerine göre, “sürekli yoksulluk” oranı bu yıl ve önceki üç yıldan en az ikisinde yoksul olanları kapsayarak geçen yıla göre 0,7 puan artarak yüzde 13,7’ye yükseldi. Yaş gruplarına bakıldığında ise durumu daha da trajik hale getiriyor: 0-17 yaş grubundaki sürekli yoksulluk oranı yüzde 38,9, 18-64 yaş grubunda yüzde 26,3, 65 ve üstü yaş grubunda ise yüzde 23,3 olarak kaydedildi. Özellikle çocuklar ve yaşlılar, yoksulluk karşısında en savunmasız gruplar arasında yer alıyor. Bu veriler, sosyal politikaların yetersizliğini ve gelir dağılımındaki eşitsizliği bir kez daha gözler önüne seriyor.
BORÇLULUK ORANI YÜKSEK
Borçluluk oranları Türkiye’de alarm veriyor. TÜİK’in verilerine göre, konut alımı ve konut masrafları dışında borç veya taksit ödemesi bulunanların oranı 2024 itibarıyla yüzde 56,8 olarak belirlendi. Geçen yıla göre 1,2 puan azalmış olmasına rağmen, her 2 kişiden 1’inin hala borçlu olduğu görülüyor. Türkiye Bankalar Birliği’nin açıklamasına göre, bireysel kredi ve kredi kartı ödemelerini zamanında yapamayanların sayısı 2024’te yaklaşık yüzde 39 arttı. Yüksek enflasyon ve artan yaşam maliyeti, vatandaşları borç sarmalına itiyor ve bu durum, ekonomik krizin derinliğini bir kez daha ortaya koyuyor.
İNSANCA YAŞAM SÜREN SAYISI ÇOK AZ
TÜİK verileri, 100 kişiden sadece 14’ünün “mutlu azınlık” içinde yer aldığını gösteriyor. Bu grup, temel ihtiyaçlarını karşılayabilen, fatura ödeyebilen ve eğlence etkinliklerine katılabilen bireylerden oluşuyor. Ancak, sabit gelirle geçinen emekliler gibi bazı gruplar, aldıkları maaşın geçimlerini sağlamakta yetersiz kaldığı halde, istatistiklerde “yardıma muhtaç” olarak sayılmıyor. Bu durum, resmi verilerin gerçek yoksulluk oranlarını tam olarak yansıtamayabileceğini düşündürüyor. Türkiye’de yoksullukla mücadele için acil ve köklü çözümler gereklidir.