Trump Ekibinin Mühimmat Açığı Mesajı Karıştı

İran savaşı başlamadan hemen önce, ABD’nin en üst düzey askeri yetkilisi Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, ciddi endişelerini dile getirdi. Caine’in en büyük kaygılarından biri, İran ile savaşın son yıllarda Ukrayna ve İsrail’e yardım edilmesiyle zaten azalmış olan mühimmat stoklarını daha da tüketme riskiydi. Bu uyarı, Trump yönetiminin öngörülenden çok daha uzun süren bir savaşı sonlandırmakta zorlandığı bugünlerde giderek daha isabetli ve kritik bir hal alıyor. Ancak yönetim, mühimmat konusunda net bir tutum sergilemekte zorlanıyor. Bir yandan ABD’nin yeterli mühimmata sahip olduğu, hatta Trump’ın bu stokları büyük ölçüde artırdığı ve sayının “sınırsız” olduğu iddia edilirken, diğer yandan Biden yönetimi stokları tüketmekle suçlanıyor ve yeniden doldurulması için Kongre’den büyük miktarda para talep ediliyor.

TRUMP’TAN MÜHİMMAT AÇIKLAMASI: DURUM İYİ AMA SORUN VAR

Başkan Donald Trump pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Çok iyi durumdayız. Ancak daha sofistike silahların bazıları için kesinlikle daha fazlasını isteriz. Biden bunun büyük bir kısmını başkalarına verdi” ifadelerini kullandı. Trump, selefinin “daha önce kimsenin görmediği miktarlarda” silah dağıttığını öne sürdü. Trump yönetiminin kafa karıştırıcı mesajlarına bir örnek de ABD’nin Birleşmiş Milletler Büyükelçisi Michael Waltz’ın pazar günü NBC News’a verdiği mülakattı. Waltz, ABD’nin İran’a yönelik saldırıları geçici olarak durdurmasından kısa bir süre önce Caine’in stoklarla ilgili endişelerini yeniden gündeme getirdiği haberlerine yanıt olarak, Trump gibi Biden yönetimini suçladı.

WALTZ: STOKLAR YETERLİ, ENDİŞEYE GEREK YOK

Waltz, “Savunma Bakanı Hegseth, Biden yönetimi döneminde sadece Ukrayna’dan değil, aynı zamanda Husilere karşı süregelen mücadeleden ve yine Biden yönetiminin tüketmiş olduğu bir ordudan dolayı tükenmiş bir durumu devraldı” dedi. Ancak NBC spikeri Kristen Welker’ın stokların gerçekten tükenip tükenmediği yönündeki ısrarlı sorusuna Waltz, “Hayır, çok net olmak istiyorum. ABD ordusu bu kampanyayı gerektiği kadar etkili bir şekilde yürütmek için ihtiyaç duyduğu her şeye sahip” yanıtını verdi. Waltz’un bu yorumu ince bir çizgide ilerliyor. Mühimmat stoklarıyla ilgili asıl risk, ABD’nin İran savaşını sürdürmek için yeterli mühimmata sahip olmaması değil; bu savaşın, ABD’nin gelecekte müdahil olmak zorunda kalabileceği diğer çatışmalar için kullanılacak stokları ne kadar tüketeceği. Bu ihtimaller arasında Çin’in Tayvan’ı işgal etmesi gibi acil durumlar da yer alıyor.

HÜKÜMETİN ÇELİŞKİLİ MÜHİMMAT SÖYLEMİ

Yönetimin mühimmatla ilgili kafa karıştırıcı açıklamaları, İran ile çatışmanın ilk günlerine kadar uzanıyor. Savaşın başladığı dönemde bu konuda çıkan çok sayıda haberin ardından yönetim konuyu hemen geçiştirdi. Trump 4 Mart’ta “Çok büyük miktarda mühimmatımız var” derken, Hegseth 5 Mart’ta “mühimmat sıkıntısı olmadığını” ve “mühimmat depolarının tamamen dolu olduğunu” söyledi. Trump 26 Mart’ta ise “Muazzam miktarda mühimmatımız var” diyerek “tıka basa dolu olduğumuzu” belirtti. Ancak başkan, 4 Mart’taki açıklamalarında bile bazı mühimmat türlerinin sorun olabileceğini ima etmişti.

SINIFLANDIRILMIŞ VERİLER: STOKLARDAKİ AZALMA NET

21 Nisan’da CNN’e yansıyan sınıflandırılmış Pentagon verileri, Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) analiziyle uyumlu olarak, bu “üst düzey” mühimmatların bazılarında keskin düşüşler olduğunu gösterdi. Analize göre yönetim, Hassas Saldırı Füzeleri’nin en az yüzde 45’ini, THAAD füzelerinin en az yarısını, Patriot hava savunma önleme füzelerinin yaklaşık yüzde 50’sini ve Tomahawk kara saldırı füzelerinin yaklaşık yüzde 30’unu kullanmıştı. 30 Nisan’da Senato Silahlı Hizmetler Komitesi’ndeki bir duruşmada Hegseth, belirli mühimmat türlerinin yeniden doldurulmasının “aylar ve yıllar” alacağını doğrulamış gibi göründü. 12 Mayıs’taki bir Temsilciler Meclisi oturumunda ise Hegseth mühimmat konusunun “medyada aptalca ve gereksiz yere abartıldığını” söyledi. Ancak aynı oturumda Caine daha temkinliydi ve ordunun “şu an için yapmakla yükümlü olduğumuz işler için yeterli mühimmata sahip olduğunu” belirtti.

HEGSETH'İN ÇELİŞKİLİ İFADELERİ

Haziran ayında Hegseth, “stoklarımızın harika olduğunu ve giderek güçlendiğini” söylese de, iki aydan kısa bir süre önce bunların yenilenmesinin aylar veya yıllar alabileceğini belirtmişti. Geçtiğimiz hafta bir Senato oturumunda Kongre’den daha fazla para isteyen Hegseth, aksi takdirde “ekipman ve mühimmatı hızla yenileme kabiliyetimizi tehdit eden kritik eksikliklerle karşı karşıya kalacağımızı” söyledi. Aynı oturumda Ödenekler Komisyonu Başkanı Susan Collins, açılış konuşmasında iki kez mühimmatta “eksikliklere” atıfta bulundu ve bunların “bir süredir bu komite tarafından bilindiğini” belirtti.

SLEEPİNG GİANT: MÜHİMMAT SORUNU STRATEJİK BİR TEHDİT

Mühimmat meselesi şüphesiz zor bir konu. Bir yandan yönetimin önemli türdeki üst düzey mühimmatları, özellikle de sonu görünmeyen ve popüler olmayan bir savaşta kullanarak ciddi şekilde tüketmesi potansiyel olarak endişe verici. Hegseth’in bir noktada kabul ettiği gibi, bu mühimmatları değiştirmek sadece bir para meselesi değil, aynı zamanda üretim için gereken zaman meselesi. Bu da İran savaşının sadece kaybedilmiş bir dava olmadığı, aynı zamanda ulusal güvenliğe ve ABD’nin yakın vadede kötü niyetli dış aktörleri caydırma kabiliyetine potansiyel olarak zarar verdiği ihtimalini gündeme getiriyor. Öte yandan, mühimmatlar önemli ölçüde tükeniyorsa, ABD’nin bu dış aktörlerin bunu bilmesi hiç de yararına olmayacak. Mühimmat stoklarının gerçek durumu ne olursa olsun, bu Trump yönetimi için uyuyan bir dev meselesi. Sadece yönetimin İran savaşını ne kadar süre devam ettirebileceği üzerinde değil, aynı zamanda savaş sona erdiğinde Amerikan dış politikasının üzerinde de bir gölge olarak kalabilir.

ÖNE ÇIKAN HABERLER

Beyoğlu’nda Sokak Temizlerken Ceset Bulundu

İstanbul Beyoğlu'nda bir temizlik işçisi sabah saatlerinde kaldırımda hareketsiz bir kişi fark etti. 27 Temmuz Pazartesi günü saat 06.20 sıralarında yaşanan olay Fetihtepe Mahallesi'nde meydana geldi.

Taksici Giresun’u Cadde Sandı

Ankara'da taksi şoförlüğü yapan Adem Kaya, duraktan aldığı iki yolcunun Giresun'a gitmek istemesiyle büyük bir şaşkınlık yaşadı. Kaya, yolcuların bu talebi karşısında önce tereddüt etti ancak kısa sürede karar verdi.

Bursa’dan Ankara ve İstanbul’a Seyahat Süresi Düşüyor

Bandırma–Bursa–Yenişehir–Osmaneli Hızlı Tren Projesi kapsamında çalışmalar son aşamaya geldi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, test sürüşlerine yakında başlayacaklarını duyurdu.

Daha Ucuz Olduğu İçin Gemiye Yerleştiler

ABD vatandaşı Libby Rome ve eşi Dan Rome, üç yıl önce kara hayatını tamamen terk ederek yolcu gemilerinde sürekli yaşamaya başladı. Evlerini, arabalarını ve eşyalarını satan çift, yaşamlarını iki bavul ve bilgisayar çantalarına sığdırdı.

Restoran ve Kafelerde Ek Ücret Uyarısı

Ticaret Bakanlığı, vatandaşları alışveriş ve hizmet alma süreçlerinde sık karşılaşılan uygulamalara karşı uyardı. Bakanlıktan yapılan açıklamada tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi için çalışmalar sürdürülüyor.