Orta Doğu’da Yeni Gelişmeler
Orta Doğu’da durum gerginleşirken, ABD’nin İran’ı zayıflatmak amacıyla “Kürt kartını” nasıl kullandığına dair bilgilere ulaşılıyor. Son günlerde Trump, Irak ve İran merkezli üç farklı örgütle doğrudan iletişim kurdu. Bu sırada bazı gruplar dikkate değer bir konumda bulunuyor.
Tehlikeli İttifaklar
Kandil Dağları’nda faaliyet gösteren ve PKK’nın bir uzantısı olarak bilinen PJAK, ABD’nin planlarının en riskli aşamasını temsil ediyor. Örgütün militan sayısının 3 bini geçtiği ve “sızma harekatı” için hazır beklediği ifade ediliyor. Diğer yandan, altı farklı grubu bir araya getiren yeni koalisyon ise savaş başlamadan önce kurulmuş olan CPFIK. İddialara göre, binlerce militan halihazırda İran topraklarına sızmış durumda.
Stratejik Hedefler
Trump’ın Mesut Barzani ve Bafel Talabani ile de temasa geçtiği ve onları bu yeni duruma dahil etmeye çalıştığı bildiriliyor. Analizlerde dikkat çeken bir diğer iddia ise, ABD ve İsrail’in bu gruplar aracılığıyla İran ordusunu bölmeyi ve dikkatini dağıtmayı amaçladığı yönünde. Desteklenen grupların, İran’ın kuzeyini ele geçirerek, Irak üzerinden gelecek İsrail güçleri için bir “kara koridoru” ve “tampon bölge” oluşturacağı iddia ediliyor.
İran’dan Sert Tepki
Bu gelişmelere İran, füze ve dronlarla karşılık veriyor. Devrim Muhafızları, Süleymaniye ve Erbil kırsalındaki kampları hedef alarak, “Devrim karşıtı ayrılıkçı terör odaklarını imha edeceğiz” açıklamasında bulundu. İran devlet televizyonu, operasyonların bu örgütlerin “sınır sızmalarına” karşı gerçekleştirildiği bilgisini verdi. Trump yönetiminin, İran’a yönelik stratejisini sadece havadan bombardımanla sınırlı kalmayıp, karada da “terör ve kaos” uyguladığı düşünülüyor. Tarihin tekerrürden ibaret olduğu vurgulanırken, ABD’nin daha önce bölgede kullandığı ve bıraktığı örgütlerin, şimdi İran coğrafyasında yeni bir “kara delik” açma çabası içerisinde olduğu belirtiliyor. Bu egemenlik çatışmasında, sonucun ne olacağını ise sınır hattındaki çatışmaların durumu belirleyecek.