ABD Adalet Bakanlığı’ndan mahkemeye yapılan sunumda eski FBI Direktörü James Comey’nin deniz kabuğu paylaşımı nedeniyle suçlanmasında üst yönetimin parmağı olmadığı açıklandı. 2025’te sosyal medyada “8647” yazan deniz kabuğu fotoğrafı paylaşan Comey, 47. başkan Donald Trump’a yönelik tehdit oluşturduğu gerekçesiyle yargı önüne çıkarıldı. Eski FBI yöneticisi ise suçlamaları reddediyor.
SUÇLAMA KARARI DOĞU KUZEY CAROLİNA SAVCISINDAN GELDİ
Adalet Bakanlığı’nın mahkemeye sunduğu dilekçede, Başsavcı Todd Blanche’ın görev süresinin, Kuzey Carolina’da büyük jürinin eski FBI direktörü hakkında iddianame hazırlamasından bir aydan kısa bir süre önce başladığına dikkat çekildi. O dönemde Blanche, başkanlık için kalıcı olarak aday gösterilmeyi hak ettiğini kanıtlama çabası içindeydi. Şu anki Başsavcı Blanche’ı karar sürecinden uzaklaştıran, salı gecesi yapılan açıklamada, iddianamenin arkasındaki ismin Doğu Kuzey Carolina Bölge Savcısı Ellis Boyle olduğu belirtildi.
Savcılar, çarşamba günkü dilekçede “Kimse Boyle’a devam eden soruşturmayı yürütmesini ya da iddianame talep etmesini emretmedi veya önermedi” ifadelerine yer verdi. Ancak dönemin kaynakları, Blanche’ın ofisindeki üst düzey yetkililerin aylardır Comey’in fotoğraf nedeniyle suçlanması için baskı yaptığını aktarmıştı. Adalet Bakanlığı, Boyle’un yaklaşımını açıklayarak Comey’in başkanın kendisine yönelik husumeti nedeniyle kasıtlı olarak hedef alınmadığını hakime kanıtlamayı umuyor.
BAŞSAVCININ BİLGİSİ İDDİANAMEDEN BİR GÜN ÖNCE VERİLDİ
Savcılar Doğu Kuzey Carolina federal mahkemesine sunduğu dilekçede, “Comey, kendisini suçlama kararının Başkan ve/veya Başsavcı’nın talimatıyla alındığını göstermeye çalışıyor. Bu kesinlikle doğru değil. Bölge Savcısı Boyle, göreve başladıktan sonra konuyu araştırdı ve bu kararı Başsavcı’nın, hatta Başkan’ın herhangi bir etkisi olmadan verdi” dedi. Yine de Adalet Bakanlığı, dilekçede Boyle’un bu bahar büyük jürinin iddianameyi onaylamasından bir gün önce başsavcıya resmi olarak bilgi verdiğini kabul etti.
Savcılar, “Boyle, suçlama kararını büyük jüriye sunmadan önceki güne kadar Başsavcı ile görüşmedi ve bunu da Adalet El Kitabı’nın öngördüğü şekilde Başsavcı’nın iddianameyle ilgili olası kamuoyu yankısından haberdar olmasını sağlamak amacıyla yaptı” ifadelerini kullandı. Dönemin Adalet Bakanlığı’nın iki numaralı ismi olan ve başsavcı yardımcılığı görevini yürüten Blanche ile FBI Direktörü Kash Patel, Boyle’un Comey’i Kuzey Carolina’da suçlamasını alenen desteklemiş, iddianamenin açıklandığı gün Washington’da Boyle ile birlikte basın açıklaması yapmıştı.
COMEY'İN İKİNCİ KEZ YARGILANMASI GÜNDEMDE
Nisan ayındaki deniz kabuğu iddianamesi, Comey’in bu Adalet Bakanlığı tarafından ikinci kez suçlanması anlamına geliyordu. Comey’in Kongre’ye yalan söylediği iddiasıyla açılan önceki dava, mahkeme sürecinde Virginia merkezli bölge savcısının yaklaşımında sorunlar ortaya çıkması üzerine geçen yıl bir hakim tarafından reddedilmişti. Comey, her iki davanın da Adalet Bakanlığı’nın başkanın siyasi isteklerine boyun eğmek için adil olmayan şekilde hareket etmesinin sonucu olduğunu savundu.
Savcılar çarşamba günkü dilekçede, Virginia’daki önceki davanın “teknik bir ayrıntı” nedeniyle reddedildiğini, öne sürülen suçlamaların “esasen çözülmemiş” olduğunu belirtti.
SAVCILIK BAŞKANIN YETKİLERİNİ SAVUNDU
Adalet Bakanlığı avukatları, Comey’in Trump’ın şahsen kendisinin yargılanmasını istediği yönündeki iddiasını çürütmek için başkanın esasen istediğini yapabileceğini öne sürdü. Savcılar, Trump’ın Boyle veya Blanche’a Comey’i suçlamasını emrettiğine dair kanıt olsa bile “baş yöneticinin astlarına yürütme yetkisini kullanmalarını emretmesinin anayasal sistemimizin bir özelliği olduğunu, bir kusuru olmadığını” yazdı. Savcılar ayrıca Adalet Bakanlığı ile Trump arasındaki bağımsızlığın “yürütme yetkisini yalnızca Başkan’a veren anayasal kuvvetler ayrılığına aykırı olduğunu” ekledi.
PAYLAŞIMDAKİ MESAJIN ANLAMI TARTIŞILDI
Savcılar, “Comey’in paylaşımını objektif bir şekilde izleyen birinin bunu ‘Başkan Trump’ı Öldür’ şeklinde okuyabileceğine dair ciddi bir tartışma bulunmadığı” yönündeki tespitlerini desteklemek için bir argo sözlüğüne atıfta bulundu ve Comey’in terimin yerleşik sözlüklerden yaptığı alıntıları geri çevirdi. Savcılar ayrıca Comey’in fotoğrafı paylaşmasından iki dakika önce eşinin, eski direktöre “86” teriminin “kurtulmak veya hizmeti reddetmek” anlamına geldiğine dair bir tanımın ekran görüntüsünü gönderdiğini öne sürdü.
COMEY'İN KİTABI DAVADA KANIT OLARAK SUNULDU
Comey’in deniz kabuğu fotoğrafını ilk paylaşmasından kısa süre sonra yayımlanması planlanan kurgu romanı da çarşamba günkü dilekçelerde geniş şekilde alıntılandı. Savcılar, Comey’in temsilcisi de dahil olmak üzere bazı kişilerin deniz kabuğu paylaşımının ve ardından gelen viral etkileşimin kitap satışlarına yardımcı olacağına dikkat çektiğini belirtti. Savcılara göre Comey, o dönem temsilcisine “Niyetim bu değildi ama kitap satarsa sorun değil” demişti.
Savcılar dilekçelerinde Comey’in romanındaki anlatıyı tersine çevirmeye çalışarak, Comey’in romandaki düşmanlarına karşı “bir şeyler yapılması” çağrısında bulunan ve takipçilerinin saldırılarına yol açan aşırı sağcı bir kötü karakter rolünü oynadığını ileri sürdü. Savcılar, romandan alıntılanan bir bölümün ardından “15 Mayıs 2025’te James Comey adında karizmatik bir lider, internetin harikası sayesinde takipçilerine Başkan Trump’ı ‘öldür’ veya ‘bertaraf et’ (bir örtmece) anlamına gelen kodlanmış bir mesaj gönderdi” ifadelerini kullandı.
TRUMP'A YÖNELİK TEHDİTLER DAVADA GÜNDEME GELDİ
Savcılar ayrıca Comey’in deniz kabuğu paylaşımının ardından kendisi hakkında soruşturma başlatılmasını meşrulaştırmak için Trump’a yönelik çok sayıda tehdidi ve suikast girişimini öne çıkardı. Bunlar arasında İran’dan gelen tehditler de yer aldı. Savcılar, “En son 8 Temmuz 2026’da İran, Başkan Trump’ı öldürmek amacıyla Air Force One’a füze saldırısı düzenledi” ifadelerini kullandı ve bu tehditleri kamuoyu önünde ilk kez doğrulamış oldu. Ancak bu tehditler, yönetimin Comey’in sosyal medya paylaşımıyla ilgili geniş çaplı soruşturma çabalarını açıklamıyor.