27 Şubat 2025’te gerçekleştirilmiş olan şafak operasyonuyla gözaltına alınarak tutuklanan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler, 5 Eylül 2025 tarihinde düzenlenen ilk duruşmada Metin Ülgey, Fidan Gül Miniç, Mustafa Karadağ, Onur Demirci, Yusuf Karaaslan, Mahmut Adalı, Tamer Çapraz, Veli Gümüş, Havva Dindar, Uğur İnci ve Serdar Karahan ile birlikte tahliye edilmişti. Tutukluluğunun 187. günü dolayısıyla İstanbul Anadolu 17. Ağır Ceza Mahkemesi’ne başvurularak tahliye edilen Köseler, bunun üzerine savcılığın yaptığı itiraz sonucu ertesi gün İstanbul Anadolu 18. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden tutuklandı. Bugün bir kez daha mahkeme karşısına çıkan Köseler’in duruşmasını, CHP Genel Başkan Yardımcıları Gökan Zeybek ve Sevgi Kılıç, CHP Milli Eğitim Politikaları Kurulu Başkanı Suat Özçağdaş, İstanbul Milletvekili Ali Gökçek, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Kartal Belediye Başkanı Gökhan Yüksel, CHP’li ilçe başkanları ve Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer’in kızı avukat Seraf Özer de takip etti.
TUTUKLULUĞA DEVAM KARARI
Mahkeme heyeti, avukatların talepleri doğrultusunda kararını açıklayarak Alaattin Köseler’in tutukluluğunun devamına hükmetti. Duruşmanın 28 Nisan tarihine ertelendiği bildirildi.
BİLİRKİŞİ RAPORUNA İTİRAZ EDİLDİ
26 sanıklı davada, mahkeme heyeti başkanı, mevcut bilirkişi raporuna güvendiğini belirtmedi. Avukatlar, mevcut raporun somut verilere değil, görüşlere dayandığını vurgulayarak raporun dosyadan çıkarılmasını ve yeni bir bilirkişi raporu hazırlanmasını talep etti.
Duruşma sırasında tanık, ihale süreçleriyle ilgili savcılığa verdiği ifadedeki bilgilerin kaynağının “belediyede konuşulanlar ve basına yansıyan iddialar” olduğunu ifade etti. Tanık, “duyduklarımı anlattım, şahit olmadım” derken, mahkeme başkanı ise “yani belediye dedikoduları” şeklinde yanıtladı.
Duruşma sabah 10.30’da başlayarak 16.45’te savunmanın yapılmasına geçildi. Köseler, “Tahliyemin ardından Paşabahçe’de bir konuşma yaptım ve heyetinize de teşekkür ettim. 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nin savcısının yerinin değiştirildiğini ve hakkımda yeniden tutuklama kararı çıkarıldığını evimde öğrendim. Ekipleri bekledim. Kaçacak bir yerim yoktu. 18. Ağır Ceza nöbetçi değildi; o süreçte kurulmuş bir mahkemeydi… Kaçma şüphesinden bahsediyorlar; evimde bekledim. Bilirkişi raporunun olmadığı söyleniyor. Bilirkişi raporunu ben talep etmiştim. SEGBİS izlenilmediği için sizin verdiğiniz karar 18. Ağır Ceza tarafından yok sayılmıştır” değerlendirmesinde bulundu.