Altının son çeyrek asırlık fiyat hareketleri incelendiğinde, büyük yükselişlerin genellikle ocak ve ağustos aylarında meydana geldiği dikkat çekiyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Candaş Atalay, bu durumu değerlendirdiği açıklamalarında, mevcut yükselişin sürpriz bir durum olmadığını belirtiyor. Ancak, yaşanan fiyat hareketlerinin klasik tahminlerin çok ötesine geçtiğinin altını çiziyor. “BİR YILLIK MESAFE BİR AYDA ALINDI” ifadesiyle, altın ve gümüşün normalde bir yıl içerisinde alması beklenen mesafeyi sadece bir ayda kat ettiğini vurguluyor.
YÜKSEK ENFLASYON ETKİSİ
Atalay, günümüzde altındaki artışın ana sebebinin, dünya genelinde yaklaşan yüksek enflasyonun önceden fiyatlara yansıması olduğunu belirtiyor. Tarihsel veriler ışığında altının, mevcut enflasyon yerine gelecekte beklenen enflasyona daha fazla tepki verdiğini ifade ediyor.
ALTININ GÜCÜ BEKLENTİLERDE
Uzman, altının en güçlü olduğu dönemlerin henüz enflasyonun hissedilmediği ancak beklentilerin arttığı zamanlarda olduğunu dile getiriyor. Yatırımcılar, para birimlerinin değerinin düşeceğini öngörmeye başladıklarında ilk olarak altına yöneliyorlar. Bu süreç içinde altın, yüksek enflasyon döneminde değil, enflasyonun gelmesinden önce en etkili korumayı sağlıyor.
DÖNGÜSEL EKONOMİK OLGU
Geçmişte gözlemlenen ekonomik döngünün tekrar ettiğini açıklayan Atalay, sıralı adımlarla süreci özetliyor: Hükümetler ekonomiyi canlandırmak için para musluklarını açıyor, piyasalarda likidite artış gösteriyor, bireyler paranın değerini korumak için altına ve diğer varlıklara yöneliyor, ardından varlık fiyatları yükseliyor ve en sonunda enflasyon artışı yaşanıyor. Bu noktada, döngü tersine dönüyor.
YÜKSEK ENFLASYON ALTINI NASIL ETKİLİYOR?
Atalay’a göre, altın faiz getirisi olmayan bir varlık olarak yüksek enflasyon zamanlarında değer kaybedebiliyor. Enflasyon yükselip merkez bankaları faiz artırımına gittiğinde, risksiz faiz getirisi yatırımcılar için cazip hale gelmeye başlıyor. “ALTINA PARK EDEN FAİZE YÖNELECEK” ifadesiyle, altına park eden paranın faize kayacağını belirtiyor.
PANDEMİ SONRASI DEĞİŞEN DENGELER
Candaş Atalay, pandeminin altın gündeminde yarattığı değişiklikleri, ABD ve Avrupa Merkez Bankalarının bilançolarının 10 trilyon dolar ve euroyu aşmasıyla piyasalara büyük likidite girmesi olarak açıklıyor. Bu süreçte, yatırımların ağırlıklı olarak kripto paralara ve hisse senetlerine yöneldiğini vurguluyor. Ancak günümüzde yukarıda belirtilen sebeplerle yatırımcıların yeniden altına yöneldiğini ifade ediyor.
ALTININ ROLÜ DEĞER KORUMA
Dünyada altın, diğer varlıklardan ayrışan bir varlık olarak öne çıkıyor. Atalay’a göre, kripto paralar ve borsa yatırımları genellikle yatırım amaçlı iken, altındaki birikimler tam anlamıyla değer koruma hedefiyle tutuluyor. “ALTININ ENFLASYONU BAŞKA HİÇBİR ŞEYE BENZEMEZ” diyor ve altın birikimlerinin sadece değerin korunması için yapıldığını belirtiyor.
ALTIN, RİSKİ OLMAYAN TEK VARLIK
Dünyada doların dalgalanmasının artması ve yaptırım aracı olarak kullanılması sebebiyle ülkelerin rezerv çeşitlendirmeye yöneldiklerini ifade eden Atalay, bu süreçte yüksek likiditeye sahip ve karşı taraf riski taşımayan tek varlık olarak altının önem kazandığını belirtiyor. Küresel sistemde güvenin zayıfladığı bu dönemde, altının yeniden finansal sistemin temel dayanaklarından biri haline geldiği görüşünü savunuyor.