Uluslararası bir araştırma ekibinin gerçekleştirdiği detaylı çalışma, dünyanın en kuzey bölgelerinde aşırı hava olaylarının belirgin bir biçimde artış gösterdiğini ve bu duruma artık kalıcı bir düzenin hakim olduğunu ortaya koydu. Science Advances dergisinde yayımlanan bu araştırma, 70 yılı aşkın iklim verisinin incelenmesiyle Arktik’te (Kuzey Kutup Bölgesi) yeni bir aşırı hava rejiminin başlangıcını gözler önüne serdi. Özellikle son 30 yıllık dönemde daha önce aşırı hava deneyimi yaşamamış bölgelerde bile sıcak hava dalgaları, kuraklık ve olağandışı kar koşullarının ortaya çıkmaya başladığı belirtiliyor.
DAHA ÖNCE GÖRÜLMEMİŞ KOŞULLAR
Sheffield Üniversitesi’nden ekolojist Prof. Gareth Phoenix, araştırmanın bulgularının ciddiyetini şu sözlerle dile getirdi: “Araştırmamız, Arktik’te aşırı hava olaylarının sıklığının keskin biçimde arttığını gösteriyor. Bölgenin üçte birinde bu olaylar çok yakın zamanda ortaya çıktı. Bu, Arktik’in daha önce hiç deneyimlemediği yeni bir aşırı hava çağına girdiği anlamına geliyor.”
KÜRESEL ISINMA ETKİLERİ ARTARKEN
Araştırmacılar, aylık ortalamalara yansımayan kısa süreli, fakat yıkıcı aşırı olaylara özel bir önem verdi. İncelenen veriler arasında sıcak hava dalgaları, kuraklık, kar örtüsündeki ani değişiklikler ve mevsimsellikteki bozulmalar yer aldı. Haritalama çalışmaları, Orta Sibirya, Batı İskandinavya ve Grönland kıyılarının aşırı hava olaylarından en fazla etkilenen noktalar arasında olduğunu göstermektedir. Kanada Yüksek Arktik Takımadaları da, kırılan deniz buzları ve orman yangını dumanları sebebiyle dikkat çeken bir risk bölgesi olarak öne çıkıyor. Artan sıcaklıklarla birlikte daha sık görülen “kar üzerine yağmur” olayları, yüzeyde buz tabakası oluşturarak besin kaynaklarını kilitliyor ve bu durum, özellikle likenle beslenen ren geyikleri gibi yerel faunaya hayati tehdit oluşturuyor.
EKOLOJİK SONUÇLAR TEHDİT ALTINDA
Araştırmanın doğrudan ekolojik sonuçlarını incelememekle birlikte, bilim insanları etkilerin son derece yıkıcı olabileceği konusunda hemfikir. Arktik bitki ve hayvan türlerinin, ani ve uç hava koşullarına uyum sağlayacak evrimsel donanıma sahip olmaması, bu durumu daha da tehdit edici kılıyor. Finlandiya Meteoroloji Enstitüsü’nden iklim bilimci Juha Aalto, mevsimselliğin Arktik ekosistemler için hayati önem taşıdığını belirtti: “Büyüme mevsimi ve kar koşulları, kuzey türlerinin hayatta kalması için kritik. Bu dengelerin bozulması, ekosistemlerin işleyişini temelden sarsıyor.”
ARSENİK VE KARBON DENGESİ TEHLİKEDE
Önceki çalışmaların, Arktik’in dünya ortalamasından çok daha hızlı ısındığını göstermesiyle birlikte, “Arktik kararması” olarak tanımlanan süreç, bitki örtüsündeki azalmayı ifade ediyor. Yeni araştırma, aşırı hava olaylarının bu sürecin en önemli tetikleyicileri arasında yer aldığını ortaya koyuyor. Bitki örtüsündeki kayıplar, sadece besin zincirini değil, aynı zamanda Arktik’in karbon tutma ve salma dengesini de tehdit ediyor. Bu durum, küresel iklim sistemi üzerinde geniş çaplı etkilere yol açabiliyor. Helsinki Üniversitesi’nden jeobilimci Miska Luoto, durumu şu şekilde özetledi: “Bu bulgular, iklim değiştikçe Arktik ekosistemlerin daha önce hiç karşılaşmadıkları koşullara maruz kalacağını gösteriyor. Bunun doğa üzerindeki uzun vadeli etkileri çok ciddi olabilir.” Araştırmacılar, Arktik’teki bu yeni aşırı hava çağının, küresel ısınmanın gezegen ekosistemlerinde yarattığı geri döndürülemez değişimlerin en çarpıcı örneklerinden biri olduğu görüşünde.
then "Add to Home Screen"