Idaho Üniversitesi öğrencilerine yönelik dört kişinin öldürülmesi davasında suçunu kabul ederek ömür boyu hapis cezası alan Bryan Kohberger, bir yıl sonra bu itirafından geri dönmek istiyor. Geçtiğimiz temmuz ayında mahkemede “Suçlu olduğun için mi suçunu kabul ediyorsun?” sorusuna “Evet” yanıtını veren Kohberger, şimdi avukatlarının kendisini yanılttığını ve baskı altında karar verdiğini öne sürüyor. 22 yaşındaki zanlı, 13 Kasım 2022’de Moskova kentindeki evlerinde öldürülen Ethan Chapin, Kaylee Goncalves, Xana Kernodle ve Madison Mogen’in katili olarak yargılandığı davada idam cezasından kurtulmak için suçunu kabul etmişti.
CEZASINI GERİ ALMA ÇABASI MAHKEMEDE
Kohberger’ın avukatları aracılığıyla pazartesi günü mahkemeye sunduğu dilekçede, müvekkilinin etkili hukuki yardım alamadığı, itirafının gönüllü ve bilinçli olmadığı, avukatlarının verdiği sözleri tutmadığı ve tehditlerle karar vermeye zorlandığı iddia ediliyor. Dilekçede ayrıca avukatlarının, müvekkiline suçsuz olduğu halde itirafta bulunabileceği yönünde güvence verdiği ve cezaevinde ziyaret, serbest dolaşım ve çalışma gibi ayrıcalıklar vaat ettiği belirtiliyor. Kohberger, “Gerçekten suçsuzum ve bu itiraf, yalan vaatler ve bariz yanlış bilgilendirme üzerine kuruldu. Kesinlikle geri çekilmeli” ifadelerini kullandı.
HUKUKİ SÜREÇ VE OLASI SENARYOLAR
Kohberger’ın geçen yıl imzaladığı anlaşma kapsamında dokuz sayfalık bir sorgulama formu doldurduğu ve bu formda itirafını özgür iradesiyle yaptığını, suçun tüm unsurlarını kabul ettiğini ve kararın geri alınamayacağını anladığını beyan ettiği ortaya çıktı. Uzmanlar, Kohberger’ın temyiz hakkından feragat ettiğini ancak yine de bazı yasal yollara başvurabileceğini belirtiyor. Hukukçular, Kohberger’ın avukatlarının yetersiz temsil sunduğu ya da itirafının zorla alındığı iddiasıyla mahkumiyet sonrası inceleme başvurusu yapabileceğini ifade ediyor.
ZORLU YOL: MANİFEST HAKSIZLIK STANDARDI
Idaho Ceza Muhakemesi Kuralları’na göre ceza verildikten sonra itirafın geri çekilmesi ancak “manifest haksızlık” durumunda mümkün olabiliyor. Bu standart, Kohberger’ın itirafının gönüllü olmadığını, sonuçları hakkında bilgilendirilmediğini ya da bilinçli rızasının bulunmadığını kanıtlamasını gerektiriyor. Hukuk profesörü Samuel Newton, Kohberger’ın sivil bir dava niteliğindeki bu başvuruda iddiasını kanıtlama yükümlülüğü taşıdığını belirtti. Newton, avukatlarının maddi yanlış beyanı ya da etkisiz temsil nedeniyle itirafının gönüllülüğünü kaybettiğini göstermesi gerektiğini ifade etti.
KANIT VE MAHKEMEDEKİ İFADE ENGELLERİ
Uzmanlara göre Kohberger’ın en büyük engeli, geçen yıl mahkemede bizzat “suçlu olduğum için itiraf ediyorum” demesi. Bu ifade yemin altında verildiği ve mahkeme kayıtlarına geçtiği için aleyhine güçlü bir delil oluşturuyor. Jackson, “Hatalar o kadar ağır olmalı ki avukatlık mesleğinin standartlarının altında kalsın” diyerek bu iddianın kanıtlanmasının zorluğuna dikkat çekiyor. Newton ise Kohberger’ın ya avukatlarının kendisinden önemli bilgileri sakladığını ya da mahkemedeki ifadesinden sonra ortaya çıkan yeni deliller olduğunu kanıtlaması gerektiğini söyledi.
AVUKATLARIN ROLÜ VE İDDİALARIN KANITLANMASI
Kohberger’ın iddialarını kanıtlamak için somut ve güvenilir deliller sunması gerekiyor. Olay yerinde bulunan ve Kohberger’ın DNA’sıyla eşleşen bıçak kılıfı, cep telefonu sinyal kayıtları ve suçun birden fazla kişi tarafından işlendiğine dair kanıtlar bu deliller arasında sayılıyor. Uzmanlar, başarı şansının oldukça düşük olduğunu ancak imkansız olmadığını vurguluyor. Newton, “Şansın yok denecek kadar az olduğunu söylüyorum. Özellikle bu kadar kapsamlı bir mahkeme kaydı varken bunu kanıtlamak inanılmaz zor olacak” değerlendirmesinde bulundu.