Davutoğlu, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarını ele aldı. Basın toplantısına katılmadan önce İran’ın Ankara Büyükelçiliği’nde taziye ziyaretinde bulunduğunu belirten Davutoğlu, dünya genelinde bir savaş riski ile karşı karşıya olduklarını ifade etti. Saldırının başlamasıyla birlikte dengelerin ciddi biçimde değiştiğine, yeni risklerin ortaya çıktığına dikkat çeken Davutoğlu, ABD Başkanı Donald Trump ve diğer ABD’li yetkililerin açıklamalarını hatırlattı. ABD’nin savaşa girerken tutarlı bir strateji geliştirmediğini, karışıklık içinde olduğunu ve İsrail’in etkisi altında kaldığını vurguladı. “Küresel bir güç olarak ABD’nin İsrail’in peşine takılması başlı başına büyük bir faciaya işarettir.” dedi.
ABD’NİN TÜRKİYE ÜZERİNDEKİ BASKISI ARTACAK
Körfez ülkelerinin savaşın bir parçası haline getirildiğine dikkat çeken Davutoğlu, “Bu savaş böyle devam ederse ABD, muhtemelen Türkiye üzerinde de baskı yapacak ve ‘safını seç’ noktasına götürebilecek.” açıklamasında bulundu. Rejimlerin değişmesi için kara ordusunun varlığının şart olduğunu belirten Davutoğlu, Irak örneğinde olduğu gibi, uzun süre bombalanmasına rağmen rejimde bir değişiklik gerçekleşmediğini hatırlattı. Türkiye’nin Katar’daki askeri üslerine de değinen Davutoğlu, “Kimse ‘Körfez’deki ateş Türkiye’ye gelmez’ diye düşünmesin.” şeklinde konuştu.
AKTİF TARAFLI OLMA GEREKİYOR
Davutoğlu, Türkiye’nin şu ana kadar izlediği tarafsızlık politikasının doğru olduğunu ifade ederek, “Tarafsızlık bizatihi uzaktaysa yeter. Ama yakınınızdaysa tarafsızlık yetmez. Yani uzakta bir krizde tarafsız kalabilirsiniz. Yakındaysanız yapacağınız iş tarafsızlık değil, aktif tarafsızlıktır.” dedi. Bu savaşın Türkiye’yi doğrudan etkileyen yönleri olduğuna değinen Davutoğlu, ABD’nin Türkiye üzerindeki baskısının artacağına ve “Şu üsden şunu kaldır, şunu bunu yapalım” talesinin gelebileceğine dikkat çekti.
TÜRKİYE AÇIK BİR TAVIR ALMALI
Türkiye’nin net bir tavır alması gerektiğini belirten Davutoğlu, “Türkiye’deki üsler, radarlar hiçbir şekilde İran’a karşı bir savaşın parçası olmayacaklar” demesi gerektiğini söyledi. Eğer böyle bir taleple karşılaşılırsa, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin denetiminin sağlanması gerektiğini ifade etti. “Şu anda buna gerek var mı’ demeyin. 27 Şubat gecesi uyanan İranlı liderler, müzakerelerin iyi gittiğini düşünerek uyudular.” diyen Davutoğlu, Türkiye’nin acilen Körfez ülkeleriyle, özellikle Katar ve Suudi Arabistan ile diplomasi sürecini başlatması gerektiğini vurguladı.
İRAN’DA İÇ SAVAŞ RİSKİ VAR
Davutoğlu, İran’daki rejimin değiştirilmesinin zor olduğunu belirterek, “Rejimi değiştirmediğinizde, kara harekâtına girer veya silahlı başka grupları devreye sokarsanız, olacak olan en kötü senaryo İran’da bir iç savaştır.” dedi. Bu gelişmelerin sadece İran’ı değil, Pakistan, Afganistan ve Türkiye’yi de içine çekme riski taşıdığını ifade eden Davutoğlu, “Dolayısıyla Türkiye’nin dışında değil, bu savaş.” şeklinde konuştu.
TÜRKİYE’DE TERÖRLE MÜCADELE GERÇEKLEŞMELİ
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında atılacak adımların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Davutoğlu, “Eminim şu anda terör örgütüne doğrudan ya da dolaylı ‘Yeni bir tablo var. Aman silahlarınızı vermeyin, İran’da bir Kürdistan kurulabilir’ diye mesajlar gidiyordur.” dedi. Bu durumun geçmişte Suriye’de yaşandığı gibi yeni sorunlar yaratabileceğine dikkat çekti.
İSTİŞAREYİ HEDEF GÖSTERMELİYİZ
Son olarak, Cumhurbaşkanı’nın muhalefeti de içine alacak biçimde istişari bir yapı kurması gerektiğini savunan Davutoğlu, bu yapı ile birlikte Türkiye’nin en doğru adımları atmasını sağlamak gerektiğini ifade etti.