2026 yılındaki ABD Senatosu yarışı, Demokratların kırmızı eyaletlerde bağımsız adaylara alan açmasıyla birlikte dikkat çekici bir görünüm sergiliyor. Idaho, Nebraska ve Güney Dakota’da Demokrat adaylar yarıştan çekilerek bağımsız adayların şansını artırmayı hedefliyor. Ancak bu strateji son yıllarda birkaç Senato yarışında denendi ve federal düzeyde henüz başarı getirmedi.
ÜÇ EYALETTE DEMOKRATLAR BAĞIMSIZLARI DESTEKLİYOR
Bu yılki yarışta Nebraska’da Deniz Kuvvetleri gazisi ve sendika organizatörü Dan Osborn, Idaho’da eski eyalet temsilcisi Todd Achilles ve Güney Dakota’da daha önce Demokrat olarak Senato’ya aday olan emekli Hava Kuvvetleri yarbayı Brian Bengs bağımsız adaylar olarak öne çıkıyor. Osborn, 2024’teki bağımsız adaylığının ardından 2026’da yeniden yarışıyor. Üç eyalette de Demokrat adaylar, bağımsız adaylara şans tanımak için yarıştan çekildi.
STRATEJİNİN SONUÇLARI NE OLDU?
Bu stratejinin son yıllardaki en dikkat çekici örnekleri arasında Kansas’ta Greg Orman (2014), Utah’ta Evan McMullin (2022) ve Nebraska’da Dan Osborn (2024) yer alıyor. Osborn’un iki yıl önceki yarışı, stratejinin Senato düzeyindeki en başarılı uygulamalarından biri olarak değerlendirildi. Osborn seçimi kaybetse de Cumhuriyetçi Senatör Deb Fischer’i oy oranında yüzde 53’te tutmayı başardı; aynı seçimde Donald Trump yüzde 59 oy almıştı. Osborn’un 7 puanlık kaybı, Demokrat aday Kamala Harris’in 21 puanlık mağlubiyetine kıyasla oldukça yakın bir sonuçtu.
Fischer’in performansı, Nebraska’da Demokrat Senatör Ben Nelson’ın 20 yıl önceki zaferinden bu yana bir Cumhuriyetçi için en kötü sonuç olarak kayıtlara geçti. McMullin ise 2022’de Utah’ta 10 puan içinde kaldı; Demokratlar bu eyalette son iki başkanlık seçimini 20 puanın üzerinde farkla kaybetmişti. Utah’ta bu sonuç, 1976’dan bu yana bir Cumhuriyetçi Senato adayının en kötü performansıydı. Kansas’ta Orman’ın 11 puanlık kaybı, Demokratların 1996 ve 2020’deki kayıplarıyla benzerlik gösterdi; ancak bu kez Cumhuriyetçilerin dokuz sandalye kazandığı güçlü bir yıla denk gelmişti.
BAĞIMSIZLAR ANKETLERDE DAHA İYİ GÖRÜNÜYOR
Bu yarışlarda bağımsız adayların anketlerde seçim günü performansından daha iyi göründüğü de dikkat çekiyor. Orman, Gross ve McMullin örneklerinde seçim gününe kadar kazanma ihtimallerinin olduğu konuşuluyordu; ancak muhafazakâr seçmenlerin son anda Cumhuriyetçi Parti’ye yönelmesiyle kayıplar daha geniş farklara dönüştü.
Alaska’da 2020’de Demokrat kayıtlı olmayan bağımsız aday Al Gross, Demokrat adaylığını kazanarak sandıkta bu sıfatla yer aldı ancak yaklaşık 13 puan farkla kaybetti. Alaska, bu stratejinin başarıya ulaştığı en güncel örneği de barındırıyor: 2014’teki valilik yarışında Demokrat aday çekilerek bağımsız Bill Walker’ın yardımcısı olmuş, Walker 2 puan farkla seçimi kazanmıştı. Ancak Senato yarışlarının daha kutuplaşmış olması nedeniyle bu tür bir başarının federal düzeyde tekrarlanmasının zor olduğu belirtiliyor.
2026 İÇİN BEKLENTİLER NE?
Tüm bu veriler, stratejinin Cumhuriyetçilerin oy kaybetmesine yol açtığını gösteriyor; ancak Idaho ve Güney Dakota’nın bu strateji için bile fazla kırmızı olabileceği ifade ediliyor. Stratejinin gerçek anlamda denendiği 2014, 2022 ve 2024 yıllarının hiçbirinin Demokratlar için güçlü yıllar olmadığı da hatırlatılıyor. Demokratlar açısından iyimser senaryo, bu stratejinin geçmişte kısmen işlemiş olması ve rüzgârın arkalarına dönmesiyle birlikte 2026’da daha fazla sonuç alınabileceği yönünde.