Devlet Bahçeli Başbakan’ı Yüce Divan’la tehdit etti ama!

MHP lideri Devlet Bahçeli, dün partisinin İstanbul Çekmeköy mitinginde yaptığı konuşmada Başbakan Erdoğan için, “Seni iktidara değil, yüce divana göndermenin zamanıdır. Çünkü bu yoksulluğun hesabı sorulacak'” demiş.

Sayın Bahçeli’nin, Başbakan Erdoğan’ı Yüce Divan’a göndermek için ortaya koyduğu gerekçeye bakar mısınız? Ülkeyi yoksullaştırmaktan söz ediyor…

Ah Sayın Bahçeli ahh…

Eğer ekonomik göstergeler itibariyle şu an ülkenin geldiği nokta Başbakan Erdoğan açısından Yüce Divanlık ise, lafı hiç eğip bükmeden söylüyorum, Sayın Bahçeli’ye aynı gerekçe ile çıkarılabilecek fatura kesinlikle müebbet hapis olurdu.

Nedeni oldukça basit…

Türkiye, Bahçeli’nin hükümet ortağı olduğu 2001 yılında değil Türk Tarihi, belki de tüm dünya tarihi içinde en kısa süre içinde dibe vuran ve batan bir ülkenin yönetiminde sorumluluk sahibiydi.

Binaenaleyh, eğer bu ülkeye çıkardığı yoksulluk faturası itibariyle tarih önünde yargılanması gereken isimler varsa, bu konuda adından söz edilebilecek 3 kişiden biri kesinlikle Sayın Bahçeli olurdu.

Türkiye ekonomik açıdan dibe vurduğu için siyaseten de IMF’ye (bir bakıma ABD’ye) mecbur, mahkum ve teslim olmuş gibiydi. Tam bağımsız bir egemenlikten söz etmek kolay değildi. Dönemin Başbakanı Sayın Ecevit’in Beyaz Saray’da ABD Başkanı Clinton önünde sergilediği ve tarihe geçen o acz fotoğrafı da, aslında ülkenin içine düşürüldüğü halin tasviri gibiydi. Ecevit dış politikada haysiyetli bir insandı. Ama ülkenin içinde düştüğü hal ve dış yardıma muhtaçlık ülkeyi yönetenleri maalesef o duruma düşürmüştü.

IMF, vereceği 3-5 kuruş karşılığında Meclis’in hangi kanunları çıkarması gerektiğini dayatır hale gelmiş, Meclis iradesine adeta ipotek koymuştu. Üstelik, aynı hükümet ülkeyi içinde bulunduğu koşullardan esenliğe çıkarması umuduyla ithal bakan getirmek zorunda kalmıştı.

Eğer devletin kötü yönetilmesi nedeniyle bu ülkenin akıl almaz derecede yoksullaşmasına yol açanlardan hesap sorulması gerekiyorsa, bu konuda akla ilk gelecek isimlerin başında kesinlikle Sayın Bahçeli en ön saflarda olurdu.

Aşağıda vereceğimiz rakamlar, neden böyle düşündüğümüzü tüm gerçekliğiyle ortaya koymaktadır.

İşte fatura…

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın geçtiğimiz günlerde Kanaltürk’te katıldığı Pazar Politika programında verdiği bazı rakamları not aldım.

2001 ekonomik krizinin ülkeye çıkardığı faturanın ödemesini hükümet 2010 yılı Ekim ayında büyük ölçüde tamamlamış. Rakamlar korkunç…

AK Parti Hükümetleri, iktidara geldikleri 2002 yılı sonundan 2010 yılı Ekim ayına kadar faizleriyle birlikte hesaplandığında, o dönemde fona devredilen 22 banka ve kamu bankalarının görev zararı ve diğer borçlanmalar dahil 380 Katrilyon (şimdiki parayla 380 Milyar) borç ödemiş.

Ali Babacan, ‘bu rakamın ne anlama geldiğini herkesin anlayacağı dille şu şekilde ifade edebiliriz’ dedi ve iki örnek verdi.

38 Bin TL’ye binilecek iyi bir otomobil alabiliriz değil mi?” dedi ve ardından ekledi: 38 Bin TL değerinde 10 Milyon otomobil alınabilirdi bu parayla…

76 Bin TL değerinde de, TOKİ’nin ürettiği türden 5 Milyon adet sosyal konut niteliğinde daire alınabilirdi.

(Hemen hatırlatalım, DASK kapsamında 3 artı 1 daireler de 76 Bin Tl değer üzerinden sigortalanıyor. Yani 3 artı 1 dairenin inşa maliyeti 76 Bin TL kabul ediliyor.)

Düşünebiliyor musunuz?

Sayın Bahçeli’nin ortağı olduğu koalisyonun ülkeyi çıkardığı ve devletin bugüne kadar ödediği fatura ile, 10 Milyon otomobil ya da 5 Milyon adet ev alınabiliyor…

Bu ülkenin kaynaklarının kimlere nasıl peşkeş çekildiğini, görev zararı diye yazılan kredi kullandırmalarının kimlere yönlendirildiğini, fona devredilen bankaların sahipleri bankaları boşaltırken yalnız mı olduklarını sorgulamak gerekiyor…

Sayın Bahçeli, ülkenin yoksullaşmasına zemin hazırlayanların Yüce Divan’da yargılanmasını istemini bir daha sorgulasa iyi olur. Böyle bir durumda büyük fatura acaba öncelikle kime çıkardı?

Milletimizin dünü çabuk unutma huyu, ülkemizin bugünkü yoksulluğundan birinci derece sorumlu insanların toplumun bu zaafından yararlanarak hala hiçbirşey olmamış gibi siyaset sahnesinde rol almasına neden olabiliyor.

Allah’tan ki genç kuşak biraz daha sorgulayıcı da, Türkiye düne takılmadan yarına bakabiliyor…

FLAŞ FLAŞ FLAŞ

Galatasaray Yıldızı Asprilla Paylaşımıyla Tepkileri Üzerine Çekti

Galatasaray'ın devre arasında transfer ettiği Yaser Asprilla ile ilgili ilginç gelişmeler yaşanıyor. Takımın yeni oyuncusu hakkında merak uyandıran detaylar ortaya çıktı.

Beşiktaş’tan Kartal Kayra Yılmaz Açıklaması Geldi

Beşiktaş, futbolcusu Kartal Kayra Yılmaz'ın ayak bileğindeki iç ve dış yan bağlarda tam kat yırtık olduğunu duyurdu.

Yeşil Kundura Konkordato Sürecinde İflas Etti

Yeşil Kundura adıyla bilinen köklü Türk ayakkabı markası HK Kundura, iflas başvurusu yaptı ve faaliyetine son verdi.

Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten Gülistan Doku Açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Gülistan Doku soruşturmasının titizlikle yürütüldüğünü ve tüm iddiaların derinlemesine araştırıldığını bildirdi.

Kerem Aktürkoğlu Baba Olacağını Duyurdu

Fenerbahçeli futbolcu Kerem Aktürkoğlu, eşi Ceren Azak ile baba olacağını duyurdu. Aktürkoğlu, heyecanını paylaşarak, herkese böyle bir mutluluk dilediğini belirtti.