Yeraltı dizisi, bu sefer senaryosuyla değil, set arkasında yaşanan bir olayla gündeme geldi. Magazin muhabiri Akif Yaman, dizinin çekimleri sırasında Devrim Özkan’ın saçlarından gelen yoğun koku nedeniyle yönetmenin çekimi durdurduğunu iddia etti.
Gerçekleşen duraksamanın ardından, Özkan’ın saçlarının yıkatıldığı öne sürüldü. İddialara göre, oyuncunun saç bakımında kullandığı bitkisel yağların bu kokuya sebep olduğu dile getirildi.
DEVRİM ÖZKAN’DAN TEPKİ
Bu iddiaların hemen ardından Devrim Özkan, açıklamada bulunarak konunun gerçeği yansıtmadığını belirtti. Özkan, şahsına yönelik iddiaların son derece etik dışı olduğunu ifade ederek, bu haberlerin tamamen uydurma olduğunu vurguladı. İddiaları ortaya atan kişiler ya da kaynakların “etkileşim ve tıklanma” kaygısıyla hareket ettiğini ileri sürdü.
“İTİBAR SUİKASTI” AÇIKLAMASI
Özkan, geçmişte benzer asılsız iddialarla karşılaştığını belirterek, bunun sistematik bir karalama kampanyasına dönüştüğünü savundu. Yapılan haberlerin, bir insanın çalışmasını, özel hayatını ve onurunu hiçe saydığını ifade etti.
Açıklamasında sert ifadeler kullanan Özkan, iftira ve yalanla elde edilen etkileşimlerin gerçekler karşısında eriyeceğini ifade etti.
HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATILACAK
Devrim Özkan, sessizliğinin yanlış anlaşılmaması gerektiğine dikkat çekerek bu kez hukuki yollara başvuracağını açıkladı. Oyuncu, şimdiye kadar çıkan tüm yalan haberlerle birlikte, son iddiaya karşı da yasal süreç başlatacağını duyurdu.
Devrim Özkan, tam açıklamasında şu sözlere yer verdi:
“Bugün şahsımı hedef alan ve hiçbir etik değerle bağdaşmayan ‘haber’ adı altındaki asılsız iddialar üzerine bu açıklamayı yapma zorunluluğu hissediyorum.
Yıllardır süregelen, sistematik bir şekilde şahsımı karalamayı ve itibar suikastı yapmayı alışkanlık haline getiren bu şahıs/mecra, bugün yine gazetecilik ilkelerini ayaklar altına alarak tamamen hayal ürünü bir senaryoyu servis etmiştir.
Geçmişte defalarca yalan olduğu kanıtlanmış iddialarına bir yenisini ekleyen bu zihniyetin tek motivasyonunun ‘etkileşim ve tıklanma’ olduğu aşikardır. Sadece birkaç beğeni ve daha fazla izlenme uğruna; bir insanın emeğini, özel hayatını ve onurunu hiçe sayarak yapılan bu eylemler, ne basın özgürlüğüyle ne de insanlıkla açıklanabilir.
Kendi başarısızlıklarını başkalarının hayatlarını kirleterek örtmeye çalışanlara açıkça söylüyorum:
Başkalarının mutsuzluğu ve mağduriyeti üzerinden kurguladığınız o sahte dünyadan kazandığınız her kuruş haramdır. İftira atarak, yalan söyleyerek ve kul hakkı yiyerek elde ettiğiniz o ‘etkileşimler’, gerçeklerin karşısında tuzla buz olmaya mahkumdur.
Sessizliğimizin bir kabulleniş değil, asaletimizden olduğunu anlamayanlara cevabımız bu kez sadece böyle olmayacak. Bugüne kadar biriktirilen tüm yalan haberler ve bugünkü son çirkin iddia ile ilgili olarak hukuki olarak hesaplaşacağım.”