Son dönemde kendi deyimi ile sık sıkı “karşı mahalle”ye geçen Ertuğrul Özkök, jargonunu bile değiştirmeye başladı.
Öyle ki nehir kenarında otururken oracıkta “istihare”ye bile yatmış.
Ancak bir de yattığı şeyi doğru yazabilse değil mi?
Kendileri "istihare" ile "istiare" fena halde karıştırmış…
Efendim malumunuz. Türkiye 12 Haziran’da sandık başına gidecek. Yaklaşık iki ay var. Tabi seçim sonuçları bugünden kestirilemez ama kamuoyu anketlerine göre Erdoğan “ustalık “ dönemi için vize alabilecek gibi gözüküyor.
AKP tek başına yeniden iktidar olabilecek mi?
Kılıçdaroğlu yüzde 40 hedefine ulaşabilecek mi?
MHP barajı aşabilecek mi?
Türkiye nasıl bir 13 Haziran sabahına uyanacak?
Gazeteciliğin menşeinde merak vardır. Heralde bu sorular Ertuğrul Özkök’ün zihnini o kadar çok meşgul etmiş ki belki bir kısmının yanıtını alırım diye önceki gün istihareye yatmış. Sonuçlarını da bugün “11 Haziran İstiaresi” başlığı ile yazmış.
Ertuğrul Özkök merakını gidermek için istihareye yatmış ama bir de yattığı şeyi doğru olarak yazabilse.
Yazısından anladığımıza göre “istihare”ye yatmış ama yazının başlığı “istiare”
Yani ikisi tamamen farklı kavramlar.
Özkök’ün yattığını sandığı şey istihare.
Anlamı da şu: İstihare; hayır dileme, yapmak istediği bir şeyin kendisi hakkında hayırlı olup olmadığını anlamak için iki rekât namaz kılıp dua ederek rüyasında manevî bir işaret almak amacıyla uykuya yatma. Yani birşeyin iyi mi kötü mü olacağına dair bilgi alabilmek için uykuya yatma şeklinde tarif ediliyor. Özkök’te burada 12 Haziran seçimlerinin sonucuna ilişkin istiharaye yattığını söylüyor.
Peki Özkök’ün yazısının başlığındaki “istiare” kelimesinin anlamı ne:
Wikipedia’ya göre İSTİARE: Türk Edebiyatında, bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka varlığının adıyla anma sanatı. Diğer adı eğretilemedir.
Görüldüğü üzere istihare ile istiare tamamen farklı şeyler.
POSTMEDYA