İstanbul Eyüpsultan’da 17 yaşındaki Timur Cihantimur’un aracıyla çarparak hayatını kaybetmesine neden olduğu Oğuz Murat Aci’nin babası Özer Aci, Eylem Tok’un “aileyle helalleştik” ifadesine yanıt verdi. Baba Aci, ”Biz kan bağı varisleriyiz. İnsani bir davranış olarak benimle irtibata geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davamın arkasındayım, davama bakıyorum. 2 yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep benim çocuğum, şimdiye kadar benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi bir çocukmuş. Ya benim bir buçuk yaşında yetim kalan evladım kötü çocuk mu?” ifadelerini kullandı.
CEZAEVİNDEN GÖNDERİLEN MEKTUP
İstanbul Eyüpsultan’da 1 Mart 2024 tarihinde gerçekleşen kazada, Timur Cihantimur’un kullandığı araç Oğuz Murat Aci’ye çarparak ölümüne sebep oldu. Bu olayın ardından Cihantimur ve annesi Eylem Tok, ABD’ye kaçtı. Hakkında kırmızı bülten çıkarılan ikili, 2024 yılında Boston’ta yakalanarak gözaltına alındı. Cezaevinde tutuklu bulunan Eylem Tok, avukatı aracılığıyla sosyal medyada paylaşımda bulunarak bir mektup yazdı. Tok, mektubunda “Bu olayda en büyük acının, hayatını kaybeden Oğuz Murat Aci’nin ailesine ait olduğunu biliyorum. Bir anne olarak, onların yaşadığı acının tarifi olmadığını tüm kalbimle hissediyorum. Kendisine Allah’tan rahmet, ailesine sabır diliyorum. Bu kaybın telafisi yok, biliyorum. Ancak yasal varislerle bir sulh anlaşması yaparak helalleştiğimizi de belirtmek isterim” ifadelerini kullandı.
ANLAŞMA İDDİALARIYANITLANDI
Özer Aci, Eylem Tok’un mektubundaki ‘aileyle helalleştik’ iddialarına şu şekilde cevap verdi: “Eylem Tok’lar yaklaşık iki yıldır Amerika’da hapisteler. Yasal varisler dediği bir buçuk yaşındaki çocuk ve bir buçuk yıllık evli eşi. Biz kan bağı varisleriyiz. Benimle bir anlaşma veya insani bir davranış olarak benimle bir irtibat geçmediler, bu saatten sonra geçemezler de. Bu anlaşmayı, bir yıl önce yaptılar. Bir yıl önce Mayıs ayında, yine böyle bir Mayıs ayıydı; bir para ödendiği söylenmişti. Sonradan para rakamları ortaya çıktı. Benim öyle bir anlaşmam yok, ben davanın arkasındayım ve davama bakıyorum. İki yıl sonra mı aklı başına gelmiş? Hep ‘benim çocuğum, benim çocuğum’ diyor. Halen benim çocuğum; üniversiteye gidiyormuş, çok iyi çocukmuş. Ya bizim çocuğumuz kötü mü? Benim bir buçuk yaşında evladım kötü çocuk mu?”
Özer Aci, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Çekecekler, Allah beter eylesin. Çekecekler, çekmek zorundalar. Sağ olsunlar, kusura bakmasınlar. Ben onlardan şunu beklerdim; bir insani, merhametli davranış. İki sayfa mektup yazıyor, kendi evladından bahsediyor. Bana ne senin evladın, benim evladım ölmüş. Benim bir buçuk yaşında evladım yetim kalmış. Merhametsizler, vicdansızlar. Varisleriyle anlaşmışlar, neyle anlaşılır? Ben oğlumun maddi ve maneviyatını satacak kadar alçalmadım. Hiçbir zaman da alçalmam. Eğer bir para, bir şey alınırsa da bunu açık açık hiç çekinmeden söylerim. Allah’ıma şükürler olsun ona da bir ihtiyacım yok.”
GERÇEKLER ORTAYA ÇIKACAK
Eylem Tok’un, olay yerine gitmediği ve telefon almadığı yönündeki ifadeleri hakkında da değerlendirmelerde bulunan baba Aci, “Doğru söylüyor, gerçekler açık olarak raporlarda yer almaktadır; kendi telefonu, getirdi şoförü polise teslim etti. Kendi aracından çıktığı ‘Ben almadım’ dediği telefon. O zaman onun telefonu o arabada ne geziyor? Peki orada yaralıları kime teslim etmiş? Oğlu ölü var, ölü SOS kayıtlarında var. Peki neden o zaman ‘Anne burada bir yaralı var, ağır yaralı ölüyor, babamı çağırın, yarasına bir parmak basın’ niye dememiş? Neden kaçıyor, neden? İnsani davranış olarak hareket etseydi benim çocuğum şu an yaşıyordu. Eylem Tok olayın olduğu noktada takılı kalmış. Ben gittiğinden eminim. Her şey cep telefonu kayıtlarında çıkacaktır. Onun mahkemesi de 13 Temmuz’da var, orada hesap verecektir” ifadelerine yer verdi.