Tunceli’de 6 yıl önce kaybolan Gülistan Doku ile ilgili yürütülen soruşturmada, kamu görevlilerinin ve delillerin karartılması iddiaları tekrar gündeme geldi. Doku ailesinin avukatı Ali Çimen, dosyanın ilk dört yılında dönemin Valisi Tuncay Sonel’in etkisiyle ilerlemediğini ileri sürdü.
DOSYA KAPATILMAK İSTENDİ
Çimen, “Soruşturmamızın ilk dört yılı, şüpheli Tuncay Sonel’in nüfuzunu kullanarak dosyayı örtbas etmesi nedeniyle bir arpa boyu yol alamadı” ifadesinde bulundu. Aygül Doku’nun mücadelesi, kadın kurumlarının desteği ve kamuoyu baskısı olmasaydı dosyanın kapatılacağını vurgulayan Çimen, “Bizim en büyük başarımız, o kapının kapanmasına izin vermemek ve bazı kritik delillerin fiziksel olarak yok edilmesini engellemek oldu” diye konuştu.
TUTANAKLAR UYDURULDU
Dosyadaki “intihar” algısının kasıtlı olarak yaratılmaya çalışıldığını savunan Çimen, kamera kayıtları ve tutanaklara yönelik dikkat çekici iddialarda bulundu. Çimen, “Dosyada tutulan tutanakların çoğunun uydurma olduğu anlaşıldı. Gülistan’ın intihar ettiğine dair kamuoyunda bir algı oluşturmak için, ortada delil yokken delil uyduruldu” şeklinde konuştu. Ayrıca, Baymak isimli iş yerinin hard diskinden yıllar sonra 6 saatlik görüntü elde edildiğini belirterek bunun “hata değil, bilinçli bir tercih” olduğunu ifade etti.
ORGANİZE SUÇ DOSYASI
Çimen, dosyada dijital verilerle oynandığını ve tanıklara ve ailelere para dağıtıldığına dair belgelerin bulunduğunu dile getirdi. “Tek kalemde 150 bin dolarlık ödemelerin yapıldığına dair veriler var” diyen Çimen, dosyayı “yolsuzluk ve organize suç davası” olarak tanımladı. Mustafa Türkay Sonel ve Zeynal Abarakov’un birlikte hareket ettiğini öne süren Çimen, “Gizli tanık beyanları da gösteriyor bu isimler bu suçu birlikte planlayıp işlediler” açıklamasında bulundu.
FİRARI UMUT ALTAŞ
Firari Umut Altaş’ın dosyada kritik bir isim olduğunu ifade eden Çimen, Altaş’ın Türkiye’ye getirilmesinin olayın nasıl geliştiğini ve Gülistan Doku’nun cesedinin nerede olduğunu ortaya çıkarabileceğini belirtti.