Hoşap Kalesi, Van-Hakkâri karayolu üzerinde, sarp kayalıkların zirvesinde konumlanan ve kartal yuvasını andıran bir yapıdır. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın en nadir mimari yapılarından biri olan bu kale, “şato planlı” inşa edilen sadece 17 kaleden biri olma özelliğine sahip.
Tarihi eser, görkemiyle tarih boyunca zamana meydan okuyor. Urartu Krallığı dönemine kadar uzanan stratejik önemi, yüzyıllar boyunca çeşitli devletlerin kontrolünde kalışını da simgeliyor. Osmanlı Devleti döneminde, 1643 yılında Mahmudi Beyi Sarı Süleyman tarafından gerçekleştirilen kapsamlı restorasyon ile günümüzdeki karakteristik görünümünü kazandı ve “şato-saray” haline getirildi.
TEMELLERİ URARTU’YA, RUHU OSMANLI’YA AİT
Kalenin iç kale giriş kapısı, tarihe ışık tutan bir kitabe ile süsleniyor. Bu kitabe, üç satırdan ve altı beyitten oluşuyor, 1052 (miladi 1642) yılında Mahmudi Beyi Sarı Süleyman tarafından inşa edildiğini belirtiyor. Bu bilgi, kalenin bölgedeki yerel beylik merkezi olma özelliğini vurguluyor. Yapı, iç ve dış kale olarak iki bölümden meydana geliyor; ayrıca seyir köşkü, harem ve selamlık bölümleri, mescit, hamam, fırın, sarnıçlar daha fazlasını içeriyor.
GÖZ DOLDURAN MİMARİ ÖGELER
Derin zindan yapıları ve geniş surlar da göz alıcı unsurlar arasında yer alıyor. Kalenin batıya bakan Taç Kapısı, aslan kabartmalarıyla süslü olup, bölgedeki turistler ve tarih tutkunları tarafından en çok ilgi gören yerlerin başında geliyor.
19. YÜZYILA KADAR YAŞAM DEVAM ETTİ
Dış kalesiyle, gözetleme kuleleri ve surları ile çevrili geniş bir alan sunan yapı, 19. yüzyılın ortalarına kadar aktif bir yerleşim ve yönetim merkezi olarak kullanıldı. Geçmiş yıllardaki titiz restorasyon çalışmaları sayesinde kale, eski ihtişamına tekrar kavuşmuş durumda ve günümüzde Van turizminin önemli merkezlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
HOŞAP KALESİ’NE NASIL GİDİLİR?
Van’ın Gürpınar ilçesinde yer alan bu tarihi şato, Van’a 60 km, Gürpınar ilçe merkezine ise 40 km uzaklıkta bulunmaktadır.