ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı saldırıların ardından, bölgedeki güvenlik tehditleri deniz ticaretine kayda değer bir etki yaptı. İranlı yetkililerin boğazın geçişinde bulunan gemilere yönelik saldırı uyarıları, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiği belirgin bir şekilde azalttı. UK Maritime Trade Operations, boğazdaki güvenlik seviyesini en üst risk kategorisi olan “kritik” seviyeye çıkarırken, sigorta şirketleri de bölgedeki gemiler için savaş risk poliçelerini iptal etti. Gerçek zamanlı denizcilik takip sistemi Windward’ın verilerine göre, boğazdan geçiş yapan gemi sayısı 2 Mart’ta yalnızca 7’ye, 3 Mart’ta ise 4’e düştü. Oysa tarihsel ortalama, boğazdan günde yaklaşık 138 geminin geçtiği yönündeydi. Bu durum, geçişlerin son günlerde yaklaşık yüzde 90 oranında azaldığı anlamına geliyor. MarineTraffic verileri de, petrol tankerlerinin geçişindeki düşüşün de saldırılar öncesine göre yaklaşık yüzde 90 olduğunu gösteriyor.
NAKLİYE ŞİRKETLERİ ROTAYI DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALDI
Bölgedeki risklerin artması sebebiyle, dünya genelindeki birçok konteyner taşımacılığı şirketi seferlerini askıya aldı ya da alternatif güzergâhlara yönlendirdi. Almanya merkezli Hapag-Lloyd, Aralık 2023’ten itibaren Kızıldeniz üzerinden geçişleri durdurduklarını ve mevcut koşullar nedeniyle bu kararın devam edeceğini bildirdi. Fransız deniz taşımacılığı şirketi CMA CGM, Körfez’deki gemilere güvenli limanlara sığınma talimatı vererek Süveyş Kanalı geçişlerini geçici olarak askıya aldı. Danimarka merkezli Maersk de Orta Doğu-Hindistan ile Akdeniz ve ABD’nin doğu kıyısı arasındaki seferlerin, Babu’l Mendeb Boğazı ve Süveyş yerine Afrika’nın güneyinden, Ümit Burnu çevresinden yapılacağını açıkladı.
ÜMİT BURNU ROTASINDA YOĞUNLUKTA ARTIŞ GÖZLEMLENİYOR
Windward verilerine göre, Ümit Burnu’ndan geçen transit gemi sayısı 2 Mart’ta bir önceki güne kıyasla yüzde 112 artış göstererek 87’ye ulaştı. 3 Mart’ta ise günlük yüzde 8 artışla 94 gemi geçiş yaptı. Son 7 günlük ortalama transit gemi sayısı 69,7 olarak hesaplanırken, 3 Mart’taki geçişler ortalama rakamın yüzde 35 üzerine çıktı. Bu durum, deniz taşımacılığı şirketlerinin Körfez’deki güvenlik risklerinin azalmasını beklemek yerine daha uzun ama daha güvenli rotalara yöneldiklerini gösteriyor.
TESLİMAT SÜRELERİ UZAYACAK, MALİYETLER ARTACAK
Söz konusu rota, ticaret açısından önemli dezavantajlar da beraberinde getiriyor. Uzmanlara göre Ümit Burnu üzerinden yapılan seferler, kargo teslim sürelerini yaklaşık 10 ila 20 gün uzatıyor. Ayrıca, daha uzun mesafeler nedeniyle yakıt tüketiminin artması ve gemilerin daha uzun süre denizde kalması, küresel taşımacılık maliyetlerini de yükseltiyor.
KÜRESEL PETROL VE LNG AKIŞI RİSK ALTINDA
Hürmüz Boğazı, Orta Doğu petrol ve LNG üretiminin dünya pazarlarıyla buluştuğu kritik bir geçiş noktası. Küresel petrol tedarikinin yaklaşık yüzde 20’sinin bu boğazdan geçtiği belirtiliyor. Günlük olarak yaklaşık 15 milyon varil ham petrolün önemli bir kısmı Asya ülkelerine sevk ediliyor. Boğazdan taşınan petrolün en büyük alıcısı, günde yaklaşık 5,3 milyon varil ile Çin olurken, Hindistan, Japonya ve Güney Kore onu izliyor. İhracat tarafında ise en büyük paya sahip olan ülke günlük 5,1 milyon varil ile Suudi Arabistan. Onu Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, İran ve Kuveyt takip ediyor.
PETROL ÜRETİMİ VE LNG ARZI ÜZERİNDE BASKI VAR
Boğazdaki mevcut kriz, petrol üretimini de etkilemeye başladı. Irak Petrol Bakanlığı, tanker trafiğinin durması ve depoların dolması nedeniyle Rumeyle sahasında üretimi durdurma kararı aldı. Enerji analistleri, Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalar üç hafta sürerse, petrol üreticilerinin depolama sorunları sebebiyle tesislerini kapatmak zorunda kalabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, Katar’daki Ras Laffan Sanayi Şehri’ndeki LNG tesisinin saldırılardan dolayı üretimi durdurması, küresel LNG pazarında arz daralması endişelerini artırıyor. Bu durum, Asya ile Avrupa arasında LNG tedariki açısından rekabeti daha da artırabilir ve özellikle Avrupa’nın gaz depolama planlarını zorlaştırabilir.