İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, İmamoğlu’nun 2019’daki basın açıklamasında Yüksek Seçim Kurulu (YSK) üyelerine hakaret suçlamasıyla ilgili incelemesini tamamladı. Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 2022 yılında “kurul halinde çalışan kamu görevlilerine karşı görevlerinden dolayı alenen hakaret” suçundan İmamoğlu’na 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası vermişti.
CEZA HESAPLAMASINDA DÜZENLEMELER
Yerel mahkemenin kararında, usul ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığına karar verildi. Daire, ceza hesaplamasında yapılan hatanın düzeltilerek, verilmesi gereken hapis cezasının “1 yıl 19 ay 15 gün hapis” yerine 2 yıl 7 ay 15 gün olarak belirlenmiş olmasının dikkate alındığını bildirdi. Üstelik, başka bir usul ya da esasa ilişkin hata olmadığı kaydedildi.
Dairenin istinaf başvurusunu Yargıtay’da temyiz yolu açık olacak şekilde esastan reddettiği bildirildi. Kararda sanığın seçme ve seçilme hakkı gibi bazı haklardan yoksun bırakılmasını düzenleyen TCK’nin 53/1 maddesinin de uygulanması gerektiği ifade edildi. Dava hakkında son karar Yargıtay tarafından verilecek.
SUÇ DUYURUSU SÜRECİ
Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, YSK’nın başkanlığında, İmamoğlu’nun YSK üyelerine hakaret ettiği iddialarıyla ilgili suç duyurusunda bulunması üzerine soruşturma başlatmıştı. Soruşturma sonrasında hazırlanan iddianamede, İmamoğlu’nun 4 Kasım 2019’da yaptığı basın açıklamasında YSK üyelerine hakaret içeren ifadeler kullandığı vurgulandı. İddianamede, “Her ne kadar şüphelinin suç tarihi itibarıyla İBB Başkanı olarak görevini yapmakta olduğu görülse de soruşturma konusu eylemin şüphelinin kişisel suçu olarak değerlendirilmesinde zaruret bulunmaktadır.” denildi.
İddianamede, Ekrem İmamoğlu’nun YSK Başkanı Sadi Güven ve 10 YSK üyesine yönelik zincirleme hakaret suçundan 1 yıl 3 ay 15 günden 4 yıl 1 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi. Anadolu 7. Asliye Ceza Mahkemesi, 14 Aralık 2022’de verdiği karar ile İmamoğlu’nu 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı ve cezanın hafifletilmesine yönelik bir müdahalede bulunmadı. Ayrıca, sanığın seçme ve seçilme hakkı gibi haklardan yoksun bırakılmasını da hükme bağladı. Kararın ardından, hem cumhuriyet savcısı hem de İmamoğlu’nun avukatları yerel mahkemenin hükmüne itiraz etti ve dosyayı istinafa taşıdı.