İran, ABD ve İsrail saldırılarının ardından Hürmüz Boğazı’nı kapatma kararı aldığını açıkladı. Ancak, Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiğinin tamamen durmadığı, bazı konteyner gemilerinin rota değiştirerek geri döndüğü ve diğer ticari gemilerin Körfez’de beklemeye geçtiği gözlemleniyor.
20 MİLYON VARİL PETROL GEÇİYOR
Uzmanlar, saldırılar neticesinde kapanan piyasalardaki belirsizliklerin sona ermesiyle jeopolitik risk priminin hızla fiyatlara yansıyacağını öngörüyor. Tahran’ın stratejik baskı araçlarından biri olarak görülen Hürmüz Boğazı’ndan günlük yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü geçiyor. Bu hacmin büyük kısmı, özellikle Asya piyasaları için önem taşıyan Çin’e yöneliyor.
KÜRESEL ENERJİ PİYASALARINDA FİYAT DALGALANMASI
Deniz yoluyla taşınan ham petrolün yaklaşık üçte biri bu kritik geçit üzerinden küresel pazarlara ulaşıyor. Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi Orta Doğu üreticilerinin ham petrol ve kondensat sevkiyatında Hürmüz Boğazı’nın rolü oldukça kritik. Ayrıca, küresel doğal gaz ticaretinin yaklaşık yüzde 20’si de bu önemli su yolundan geçiş yapıyor.
STRATEJİK BASKI UNSURU
İran yönetimi, geçmişte Hürmüz Boğazı’nın kapanma tehdidini gündeme getirmiş olsa da bu yöntem genelde stratejik bir baskı aracı olarak değerlendiriliyor. Basra Körfezi’nin girişinde yer alan dar deniz koridorunun kapanmasının küresel enerji piyasalarında ciddi fiyat dalgalanmalarına yol açabileceği ifade ediliyor.
HAM PETROL FİYATLARINDA 10 DOLAR ÜZERİNDE ARTIŞ BEKLENİYOR
Washington Arap Körfez Ülkeleri Enstitüsü’nde görevli Kate Dourian, askeri çatışmanın, piyasa hesaplamalarını etkilediğini belirtti. Pazartesi günü Asya piyasalarının açılmasıyla ham petrol fiyatlarının 10 dolar ve üzerinde artış yaşayabileceğini anlatan Dourian, “Nihai etki, gelişmelerin piyasa açılışına kadar nasıl ilerleyeceğine bağlı olacak” dedi. Tahran’ın potansiyel misilleme saldırılarının, yukarı yönlü fiyat baskısını artırabileceğini vurguladı.
HÜRMÜZ BOĞAZI, KATAR’IN LNG İHRACATININ DA ANA ÇIKIŞ NOKTASI KONUMUNDA
Dourian, Hürmüz Boğazı’nın ticari gemilere geçiş uyarılarının petrol piyasaları açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Hürmüz Boğazı, Katar’ın LNG ihracatının ana çıkış noktası olarak da kritik bir rol üstleniyor. ABD’nin büyük askeri üssünün bulunduğu Katar’a yönelik misilleme saldırılarının potansiyeli, LNG yüklemelerinde önleyici tedbirlerin artırılması ve dolayısıyla LNG fiyatlarında sıçramalara yol açabileceğini söyledi.
BELİRLEYİCİ UNSUR İRAN’IN SONRAKİ ADIMI OLACAK
Washington’dan gelen siyasi mesajların piyasalardaki belirsizliği artırdığına dikkat çeken Dourian, Orta Doğu petrol üretimi veya ihracatında henüz büyük ölçekli kesintilerin doğrulanmadığını ifade etti. Körfez üreticileri üretime normal şekilde devam ederken, ana ihracat terminalleri de faaliyet göstermeye devam ediyor. Ancak, piyasaların hassasiyeti, arz kesintilerine karşı tampon kapasitenin sınırlı olmasından kaynaklanıyor. Tanker trafiğindeki yavaşlamanın bile piyasaları sıkılaştırabileceği vurgulandı.
BRENT PETROLDE YÜZDE 50’YE VARAN ARTIŞ SENARYOSU
George Mason Üniversitesi’nden enerji uzmanı Umud Shokri de Hürmüz Boğazı’nın kapatılması halinde piyasaların ilk aşamada güçlü dalgalanmalara maruz kalacağını belirtti. Şokri, arz korkularının ön planda olacağını ve Brent petrol fiyatlarının başlangıçta yüzde 20 ila 50 arasında yükselebileceğini ifade etti.
ETKİLER TÜKETİCİ HARCAMALARINA YAYILABİLİR
Boğazın kapanmasının kısa vadede petrol ve LNG arz kesintilerinin fiyatları 100 ile 150 dolar bandına taşıyabileceğini söyleyen Shokri, bu durumun ABD’de benzin fiyatlarını ve enflasyon beklentilerini de artırabileceğini vurguladı. Shokri, “Bu durum taşımacılık ve üretim maliyetlerini yükselterek ekonomi üzerinde baskı oluşturur” şeklinde konuştu.
EKONOMİK ETKİLER DİPLOMATİK BASKIYI ARTIRIR
Shokri, Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasının savaşı hem askeri hem de diplomatik açıdan etkileyeceğine dikkat çekerek, “Boğazın kapatılması, özellikle ABD ve müttefiklerinin geçişi yeniden sağlamak için harekete geçmesini gerektirebilir. Bu durum, daha geniş çaplı askeri müdahale olasılığını artırabilir.” ifadelerini kullandı. Bu etkiler, yükselen petrol fiyatları ve büyük ekonomilerde olası resesyon gibi küresel ekonomik sonuçların diplomatik baskıyı artırarak gerilimin azaltılması yönünde bir etki yaratabileceğini ifade etti.