İspanya’nın güneyindeki Almería eyaleti, göçmenler için hem umut hem de zorlu bir yaşam mücadelesinin merkezi olmaya devam ediyor. Gana’da matematik öğretmenliği yapan 44 yaşındaki Amoateng Foster, çetin göç yolculuğunun ardından ulaştığı bu topraklarda, diğer binlerce işçi gibi Avrupa’nın kış sebzesini üreten dev seralarda çalışıyor. Ancak belgesiz göçmenler için hayat, beklentilerin çok uzağında ve son derece ağır koşullar altında geçiyor.
GANA'DAN İSPANYA'YA UZANAN ZORLU YOLCULUK
Foster’ın hikayesi, Sahra üzerinden Libya’ya, oradan Akdeniz’i geçerek İtalya’ya ve nihayet İspanya’ya ulaşan tehlikeli bir göç rotasının öyküsünü anlatıyor. Şu anda Almería eyaletinde göçmenlerin yaşadığı resmi olmayan bir yerleşimde hayatını sürdüren Foster, “Düzgün belgeleriniz yoksa burada olmak kolay değil” diyerek yaşadığı zorlukları özetliyor. Çitlerin dışından bakıldığında her şeyin pembe göründüğünü ancak gerçeğin hiç de öyle olmadığını vurgulayan Foster’ın yaşadığı Don Domingo de Arriba bölgesi, yüzlerce insanın bulabildiği tuğla, lastik ve plastik parçalarıyla inşa ettiği sefalet dolu bir mahalle olarak dikkat çekiyor.
YARDIM KURULUŞLARININ GÖÇMENLERLE MÜCADELESİ
Temmuz sonunda Fas ile İspanya arasındaki sınırda yaşanan insan akını, Avrupalı popülistleri ve göçmen karşıtı politikacıları harekete geçirirken, yardım kuruluşları da eleştirilerin hedefi haline geldi. Merhametli Mercedarian Kız Kardeşleri’nin koordinatörü 80 yaşındaki Rahibe Francisca, “Biz sadece hiçbir şeyi olmayanlara yardım ediyoruz. Ne biz ne de göçmenleri destekleyen başka bir kuruluş, onların geliş nedeniyiz. Bir parça ekmek için değil, daha onurlu bir yaşam ve ailelerine para gönderebilecekleri bir iş için geliyorlar” diyerek eleştirilere yanıt veriyor. Kuruluş, yeni gelenlere dil eğitimi ve meslek edindirme kurslarının yanı sıra yerel marketlerin bağışladığı gıda paketlerini dağıtarak temel ihtiyaçlarını karşılıyor.
SERA KENTİNİN GÖRÜNMEYEN İŞGÜCÜ
Avrupa’nın sebze bahçesi olarak bilinen bölge, yılda yaklaşık 500 milyon kişiyi besleyecek 3,5 milyon ton taze ürünü Avrupa pazarlarına ulaştırıyor. Dev sera alanları uzaydan bile görülebilecek kadar geniş bir alana yayılmış durumda ve bölge bu nedenle “Plastik Denizi” olarak anılıyor. Ancak süpermarket zincirlerinin en ucuz fiyatı hedeflemesi, işletme sahiplerini ucuz işgücüne mecbur bırakıyor. Resmi verilere göre bölgede tarımda kayıtlı 70 binden fazla çalışan bulunurken, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları kayıt dışı göçmen işçilerle bu sayının 110 binin üzerinde olduğunu ve yüzde 90’ının yabancı olduğunu tahmin ediyor.
ASGARİ ÜCRETİN YARISIYLA GEÇİM MÜCADELESİ
Belgeleri düzgün olan işçiler genellikle saatte 8 euro asgari ücret kazanabiliyor ancak kayıt dışı çalışanlar, kimi zaman bu rakamın yarısından bile az kazanıyor. Foster, “Sıcak bir ortamda çalışıyorsun, diz çöküyorsun, sürekli böyle çalışıyorsun ve sana beş euro veriyorlar. Ne kadar tasarruf edebilirsin?” diyerek çalışma koşullarını anlatıyor. Bazı işverenlerin saat ücretini 4 euroya kadar düşürdüğü belirtiliyor. İspanya hükümeti, ülkede en az beş aydır bulunan yaklaşık yarım milyon kayıt dışı göçmene kimlik belgesi alma imkanı tanıyan bir program başlattı.
ALMERÍA'DA YÜKSELEN GÖÇMEN KARŞITLIĞI
Bölgeye göç akını, restoranlar, dükkanlar ve camiler gibi yeni mekanları beraberinde getirse de Almería çevresinde göçmen karşıtı duygular da belirgin şekilde artıyor. Bazı duvarlarda “Müslüman yok” yazılı grafitiyle kendini gösteren bu gerginlik, İspanya’nın radikal sağ partisi Vox’un ilk kez 2018’de bölgesel kazanımlar elde ettiği Endülüs’te daha da güçlenmiş durumda. La Cañada’da 68 yaşındaki Rosendo, “Bunlar entegre olmak istemeyen insanlar” derken, 79 yaşındaki Francisco ise “Çalışmak isteyenler ve belgesi olanlar gelsin, gerisi bir istila. Silahsız bir istila olduğuna inanıyorum” ifadelerini kullanıyor. Başbakan Pedro Sánchez’in hükümeti ise “mantıklı, adil ve sorumlu” olarak nitelendirdiği göç politikasını sürdürüyor. Foster, hükümetin göçmenlere yönelik yardımlarına dikkat çekerek, “Hükümet, yardımımıza ihtiyaç duyduklarını gördü. Biz onlara yardım ediyoruz, onlar da bize yardım ediyor. Bu karşılıklı bir fayda” değerlendirmesinde bulunuyor.