İznik Esnaf ve Sanatkârlar Odası Başkanı Kadir Akçaalan, göldeki su seviyesindeki düşüşün yalnızca yağışların azlığı ile açıklanamayacağını vurguladı. Akçaalan, özellikle İznik Gölü çevresinde ve Gemlik hattında faaliyet veren bazı sanayi tesislerinin gölden su kullanımının dikkatle incelenmesi gerektiğine işaret etti. Bu fabrikaların göl suyunu aşırı miktarda kullanmasının ciddi bir tehlike oluşturduğunun altını çizdi.
ÇEKİLME KURAKLIKLA SINIRLI DEĞİL
Akçaalan, “Göldeki çekilme sadece kuraklıkla açıklanamaz. Esas sorun, göl çevresindeki fabrikaların aşırı su kullanımıdır. Bu fabrikaların hiçbirinin gölden su kullanmaması gerekir. Yıllar önce bu konuda mücadele ettik ancak yeterli destek göremedik. Bugün İznik’i vuran bu sorun, yarın Orhangazi’yi de aynı şekilde etkileyecek” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
ÖNLEMLER ALINMALI
Göldeki mevcut durumun tarım üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini belirten Akçaalan, “Bu şekilde devam ederse iki yıl sonra çiftçi buradan bir damla su dahi kullanamaz. Sondajla çözüm bulunacağını düşünenler yanılıyor. Buna da izin verilmeyecek. Önlem alınmazsa önce çiftçi, ardından esnaf ve tüm vatandaşlar bu sıkıntıyı yaşayacak” ifadelerini kullandı.
TARIM İÇİN HAYATİ RİSK
Çakırca Mahallesi Muhtarı Ersin Körpe de göldeki çekilmenin tarımsal açıdan tehlikeli bir durum oluşturduğunu belirtti. Körpe, “Dünyanın birçok yerinde olduğu gibi bölgemizde de kuraklık yaşanıyor. Ancak İznik Gölü’nde yaşanan çekilme artık gözle görülür bir noktaya ulaştı. Bizler tarımla geçinen insanlarız. Göl biterse tarım biter. Bu nedenle gölün eski seviyesine ulaşması için mücadele ediyoruz” dedi.
BÖLGE EKONOMİSİ TEHLİKEDE
Bölgedeki temsilciler, İznik ve Orhangazi’deki çiftçiler, muhtarlar ve ilgili kurumların iş birliği yapma zorunluluğuna dikkat çekerek, yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Göldeki su seviyesinin korunması için sanayi su kullanımı, tarımsal sulama ve alternatif kaynaklar hakkında kapsamlı bir planın hayata geçirilmesi gerektiği ifade edilirken, İznik Gölü’ndeki çekilmenin devam etmesi halinde bölge ekonomisi ve tarımsal üretimin ciddi tehdit altında olduğu uyarısında bulunuldu.