Selvi, Öcalan’ın sıkça vurguladığı “darbe mekaniği” teriminin Kandil’de devreye girdiği iddiasında bulundu. Öcalan’ın silah bırakma çağrısına rağmen Kandil’in Suriye’de savaşmayı tercih ettiğini ifade etti. Selvi’nin yazısı şu şekilde: “Öcalan sürekli ‘darbe mekaniği’ne dikkat çekiyor. Bu bağlamda, darbe mekaniği Kandil’de işler hale geliyor. Öcalan’ın çağrısı üzerine silah bırakma ve kendini feshetme kararı almasına rağmen, Kandil Suriye’de savaşmaktan yana bir tavır takınıyor. Oysaki, Öcalan, 31 Aralık tarihinde gönderdiği mektupta SDG’ye ’10 Mart Mutabakatı’na uyun’ çağrısında bulunmuştu. Öcalan cephesinde durum değişmezken, Kandil tarafında farklı gelişmeler gözlemleniyor.”
GELİR KAYNAKLARI KESİLECEK
SDG, 10 Mart Mutabakatı’na uymazsa, bu durumda bir eylem planı uygulanacak. Uygulama aşamalı olarak gerçekleştirilecek. İlk olarak, örgütün finans kaynakları kesilecek. Petrol alanları ve gümrük noktaları üzerinde kontrol sağlanacak. Sonrasında, alan hâkimiyeti oluşturulacak. Yani, SDG kontrolundaki bölgelerden atılacak. Büyük bir askeri müdahaleye gerek kalmadan SDG’nin Suriye ordusuna katılması mümkün mü? Mazlum Abdi ve İlham Ahmed’in uzlaşmaya yakın olduğu iddia ediliyor. Halep’te Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerine yönelik operasyon hazırlıkları sürerken, Mazlum Abdi’nin “Anlaşarak çıkalım” dediği haberleri var. Ancak, Eşrefiye 8 saatlik bir operasyonla ele geçirildikten ve ardından Şeyh Maksud kuşatıldıktan sonra dahi Kandil, “kalın ve savaşın” şeklinde direktif veriyor. Bu nedenle, gerçek sorun Kandil’de yatıyor. Kandil, direniş gösteriyor. Kandil’deki direnişçi gruplar ise “Mazlum Abdi bizi sattı” ifadelerini kullanıyor. Fakat, Mazlum Abdi’yi dinleselerdi, bugün hayatta olabileceklerdi. Kandil, bunu bile bile onları ölüme yolladı.
then "Add to Home Screen"