İNGİLTERE MERKEZ BANKASI’NIN KOMPLEKSİ
İngiltere Merkez Bankası’nın yer altındaki kasaları, başkent Londra’nın metro hattında dahi değişikliklere yol açacak kadar büyük. İstasyon ile tren arasındaki boşluğun geniş olmasının nedenlerinden biri, tünellerin bu dev kasa kompleksinin etrafından geçmek zorunda olması. Finans merkezinin kalbinde yer alan binanın toplam alanının yaklaşık yüzde 40’ı yer altındadır. Bu yer altı ağı, Avrupa’nın en büyük altın depolama tesisini barındırıyor.
ALTIN MİKTARI VE SITELER
Merkez bankası, toplamda 5 bin tondan fazla altını 12 ayrı kasasında saklıyor. Bu miktar, New York’taki FED Bankası haricinde dünyadaki herhangi bir yerden daha fazladır. Kasaların büyük bir kısmı İngiltere Merkez Bankası’na ya da İngiliz hükümetine ait değil; yalnızca sergileme amacıyla iki külçe bulunduruyor. Ülkeye ait altın miktarı 300 tonun biraz üzerindeyken, kalan altınların büyük çoğunluğu burada rezervlerini tutan 60’tan fazla ülkenin merkez bankalarına aittir. Her bir altın külçesi, standart 400 troy ons (yaklaşık 12-13 kilogram) ağırlığında ve seri numarası ya da barkodla kayda alınır. Alım satım işlemlerinde çoğu kez külçeler fiziksel olarak yer değiştirmiyor; sadece kayıt üzerindeki mülkiyet değişiyor.
FİZİKSEL TAŞIMANIN GEREKÇESİ
Geçen yıl dikkat çekici bir gelişme oldu. Yatırımcılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın kıymetli metallere gümrük vergisi getirebileceği endişesiyle New York’taki altın fiyatlarının Londra fiyatlarını geçmesine sebep oldu. Bu da Londra’dan ABD’ye fiziksel altın taşımayı cazip hale getirdi. Yatırımcılar, altın külçelerini Londra’dan çıkartarak İsviçre üzerinden ABD’ye göndermeye başladı. İsviçre’de, külçeler Londra standartlarından New York standartlarına uygun ölçülere dönüştürüldü. Banka, yoğun talep yüzünden teslimatlarda sıkıntı yaşadı çünkü fiziksel sevkiyat için tek bir giriş kapısı bulunuyordu.
ALTIN TİCARETİ MERKEZİ
Londra, fiziksel altın ticaretinin küresel merkezi olma özelliğini sürdürmeye devam ediyor. Ülkeler, şirketler ve bireyler, kıymetli metali yoğun bir şekilde Londra’da alıp satıyor. İngiltere’nin kasalarındaki altın miktarı geçmişte daha yüksekti. 1990’ların sonunda, o dönemki Maliye Bakanı Gordon Brown, rezervlerin yarısından fazlasını ons başına yaklaşık 275 dolardan sattı; oysa günümüzde altın fiyatı 5 bin dolara yakın seviyelerde seyrediyor. Analizlere göre, bu satış yaklaşık 47 milyar dolarlık bir varsayımsal kayba neden oldu.
SİYASİ KRİZLERİN ETKİSİ
Londra’daki kasalar, zaman zaman siyasi krizlerin de odağında yer aldı. Venezuela yönetimi, rezervlerinin iadesi için hukuki bir mücadele içerisinde. İngiliz hükümeti, Maduro yönetimini tanımadığı için bu talep bugüne kadar karşılanmadı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından G7 ülkeleri, Rus devletine ait yurtdışı varlıklara el koydu ve bu durum Londra’nın güvenli liman rolüne dair tartışmaları artırdı. Uzmanlar, tüm bu gelişmelere rağmen Londra’nın siyasi ve hukuki istikrarı sayesinde altın ticaretinin küresel merkezi olmayı sürdüreceğini ifade ediyor.