MÜSİLAJ TEHLİKESİ YENİDEN GÜNDEME GELDİ
Geçmiş yıllarda Marmara Denizi’nin büyük kesiminde görülen ve kaygılara yol açan müsilaj (deniz salyası) tekrar ortaya çıkmaya başladı. İlk kez 2021’de geniş bir kitle tarafından fark edilen ve denizin yüzeyini kaplayan müsilajı ele alan Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, bu konuda önemli uyarılarda bulundu. Son olarak, Haziran 2025’te yüzey ve su kolonlarında görünmez halde bulunan müsilajın yalnızca üç ay sonra yeniden gözlemlendiğini ifade eden Sarı, “Bu kadar erken ortaya çıkması konunun aciliyetini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
GELİŞEN DURUMUN CİDDİYETİ
Prof. Dr. Sarı’nın paylaştığı verilere göre, Gemlik Körfezi, Tekirdağ kıyıları, Marmara Adası çevresi, Bandırma ve Erdek körfezleriyle Çanakkale Boğazı girişinde 10 ila 30 metre derinliklerde müsilaj tespit edildi. Bu hızla yayılması halinde müsilajın en geç 4 hafta içinde tüm Marmara’ya ulaşabileceği öngörülüyor. Müsilajın Marmara Denizi’nin hassas yapısı, iklim değişikliği sebebiyle artan sıcaklıklar ve yüksek kirlilik yükü ile tetiklendiğini belirten Sarı, “İlk iki tetikleyiciye müdahale şansımız yok, elimizdeki tek araç denizin kirlilik yükünü azaltmak” dedi.
ACİL EYLEM PLANI GEREKEN BİR KONU
Sarı, 1994, 2007, 2020, 2024 ve 2025’te tekrar eden müsilaj vakalarının giderek daha kısa aralıklarla yaşanmasının “yeni bir kısır döngü”ye işaret ettiğini kaydetti. 2021’de imzalanan Marmara Denizi Eylem Planı’nın etkili bir şekilde uygulanmadığını vurgulayan Prof. Dr. Sarı, “Yetkili birimler müsilajın kendiliğinden geçmesini bekliyor, ardından sonuçsuz toplantılar yapılıyor. Yazın yüzeyde görünmeyince ‘kurtulduk’ diye seviniyoruz. Bu tam anlamıyla bir kısır döngü” ifadelerini kullandı. Müsilajın, Marmara Denizi’nin doğal filtreleri olan pinalar ve deniz çayırlarını yok ettiğini hatırlatan Sarı, “Denizin biyolojik çeşitliliği uzun yıllar geri dönmeyecek şekilde zarar gördü. Balıkçılık sektörü ilk kurban; küçük balıkçılar avlanamaz hale geldi, endüstriyel balıkçılar Marmara’yı terk etti” dedi.
ALKIŞLANAN SORUNLAR
Turizm ve denizcilik sektörlerinin de ciddi riskler altında olduğunu belirten Prof. Dr. Sarı, acilen atılması gereken adımları şu başlıklarla sıraladı:
– Yeni bir acil eylem planı hazırlanmalı.
– Çalışmayan arıtma tesisleri devreye alınmalı, inşaatı sürenler tamamlanmalı.
– Endüstriyel atıklar denetimle kontrol altına alınmalı.
– Arıtma tesisleri ileri biyolojik arıtmaya dönüştürülmeli.
– Merkezi yönetim ve yerel yönetimler işbirliği yapmalı.
– Ulusal ölçekte farkındalık kampanyaları başlatılmalı.
GEREKEN ADIMLAR ARTIK ATILMALI
Prof. Dr. Mustafa Sarı, Marmara Denizi’nde yeniden görülen müsilajın her yıl tekrarlaması ihtimaline dikkat çekerek, “Toplantılarla zaman kaybetmekten ve suçu birbirimize atmaktan vazgeçelim. Artık işin şakası kalmadı. Marmara Denizi ağır yaralı. Acilen tedavi için harekete geçip gerekli adımları atalım” çağrısında bulundu.