MARMARA DENİZİ’NDEKİ FAY HATTI HAKKINDA YENİ BİLGİLER
Marmara Denizi’nde bulunan ve yaklaşık 150 kilometre uzunluğunda olan ana fay hattı, uzun süredir “Marmara sismik boşluğu” olarak adlandırılıyor. Bu fayın tam anlamıyla kırılması ve 7’den büyük bir İstanbul depremi oluşturma ihtimali uzun zamandır tartışılmaktaydı. Ancak, Prof. Dr. Osman Bektaş’ın son bilimsel verilerine göre, bu senaryonun değişme olasılığı belirmekte. Bektaş, daha önce yapılan çalışmaların da belirttiği gibi, Marmara Fayı’nın bütünüyle değil, parçalı bir şekilde kırılma eğiliminde bulunduğunu ve dolayısıyla 7’den küçük depremler oluşturma potansiyelinin daha yüksek olduğunu ifade etti.
DEPREMLERİN DAVRANIŞI DİKKAT ÇEKİYOR
Uzman, denizaltındaki fayların karadaki faylarla kıyaslandığında farklı tepkiler verdiğini ve aletsel döneme ait kayıtların bunu net bir şekilde gösterdiğini dile getirdi. 1935, 1963 ve 2019 yıllarında meydana gelen ve son olarak 2025’te gerçekleşen 6.2-6.3 büyüklüğündeki depremler, bu davranışı destekleyen örnekler olarak öne çıkıyor. Özellikle 2019’daki 5.8 ve 2025’teki 6.2 büyüklüğündeki depremler, Orta Marmara Çukurluğu ile Kumburgaz Çukurluğu arasındaki sırt bölgesinde kaydedildi.
DEPREMİN BAŞLANGICI VE TERMAL BARİYER
Yapılan analizlere dayanarak, bu sırt bölgesinin soğuk, daha rijit ve kırılgan yapısı nedeniyle depremlerin burada başladığını belirtti. Ancak, depremlerin İstanbul yönüne ilerlerken Kumburgaz Çukurluğu’nda durduğunu vurguladı. Bunun arkasındaki nedenin “termal bariyer” kavramı olduğunu belirtti. “Kumburgaz Çukurluğu’nda ısı daha yüksek. Yüksek sıcaklık, kırılmayı engelleyen bir bariyer görevi görüyor. Gerilmeler burada sönümleniyor.” şeklinde ifade etti. Uzman, kabuğun ısındıkça kırılma yerine akma deformasyonunun öne çıktığını, böylece enerjinin deprem yaratmak yerine yavaş kayma ile harcandığını ekledi.
BÜYÜK İSTANBUL DEPREMİ İÇİN KRİTİK SORU
Prof. Bektaş, büyük İstanbul depreminin, 1766 İstanbul Depremi’nin tekrarı şeklinde 7 ve üzeri büyüklükte olması beklentisini hatırlatarak, önemli bir sorunun gündeme geldiğini vurguladı: “6 büyüklüğündeki bir depremin enerjisine dayanamayan bir kabuk, 7’den büyük bir depremin enerjisini nasıl biriktirecek?” 2025’teki 6.2 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 30 santimetrelik bir kayma olduğunu belirten uzman, 7 büyüklüğündeki bir deprem için ise 6 metreye kadar kayma gerektiğini dikkat çekti.
SENARYOLAR DEĞİŞEBİLİR
Bu bulguların İstanbul için belirlenen deprem senaryolarını etkileyip etkilemeyeceğine dair net bir cevap verdi: “Evet, senaryo değişebilir.” Geçmişte fayın 250 yıldır enerji biriktirdiği varsayımına göre hareket edildiğini hatırlatan uzman, son çalışmaların fayın aslında bu enerjiyi tam olarak depolayamadığını, bunun yerine kayarak harcadığını gösterdiğini açıkladı. Bu durumun, olası depremlerin büyüklüğünü düşürdüğünü ifade eden profesör, “Beklenen 7’ydi, olan 6 oldu” dedi.
GELECEK İÇİN UYARI
Son değerlendirmesinde önemli bir denge vurgusu yapan uzman, “Bilimsel veriler, ana Marmara fayının parçalı şekilde, 6–6.5 büyüklüğündeki depremlerle kırılacağını gösteriyor. 2025’te yaşadığımız 6.2’den biraz daha büyük bir deprem olabilir. Ancak İzmit gibi 7 ve üzeri büyük bir felaket beklemiyorum.” şeklinde konuştu. Buna rağmen kritik bir uyarıda bulundu: “Bu, İstanbul’un rehavete kapılması anlamına gelmemeli. Kent her zaman 7’den büyük bir depreme hazır olmalı.”
MARMARA’NIN ALTINDAKİ ATEŞ TOPU
Marmara bölgesinin 27,5 km derinlikte sığ iken, İzmit’te 8 km daha derinde olduğu görülüyor. Bu durum, Marmara’da kabuğun daha fazla ısınmasına, gerilip incelmesine ve kırılma yerine yarı plastik davranış göstermesine yol açıyor.
then "Add to Home Screen"