1977 yılında, dönemin saygın göz doktorlarından ve amatör tenis kariyerinde başarılı bir sporcu olan Dr. Renée Richards, ABD Açık’a katılma hakkı için dava açtı. Tenis dünyasında ilk kez bir trans kadın olarak mücadele veren Richards, Billie Jean King’in desteğini almış, zorlu sol elli servisiyle dikkat çekiyordu. Bazı turnuvalar onu kabul ederken bazı rakipler protesto nedeniyle çekildi; ABD Açık ise oyuncuyu tamamen kabul etmedi. Mahkeme, ABD Açık’ın New York Eyaleti İnsan Hakları Yasası’nı ihlal ettiğine hükmetti ve Richards’ın oynamasının önünü açtı.
MAHKEME KARARIYLA TENİSE DÖNÜŞ
O yıl teklerde ilk turda elenen Richards, çift kadınlarda finale kadar yükselmeyi başardı. Kariyerine diğer turnuvalarda devam eden oyuncu, 1981 yılında 47 yaşındayken profesyonel tenisi bıraktı. Bugün 92 yaşında olan Richards, kendisini trans haklarının kararlı bir destekçisi olarak tanımlıyor. Ancak açtığı davayı “bencilce” olarak nitelendiren Richards, trans kadınların ve kızların kadın sporlarına katılmasına karşı olduğunu da açıkça ifade ediyor.
YENİ BİYOGRAFİ VE ÇELİŞKİLİ MİRAS
Bu hafta yayımlanan “Finding Renée Richards: The Groundbreaking Story of Tennis’s Trans Pioneer” adlı biyografi, Richards’ın hayatındaki ve kariyerindeki zorlukları ve çelişkileri ele alıyor. Trans ve ikili olmayan bireyler hakkında yazan spor yazarı Julie Kliegman’ın kaleme aldığı kitaba göre Richards, bir “istisna” olarak görüldüğü için kabul gördü. Kliegman, günümüzde trans kadınların kadın sporlarına katılımına karşı çıkan Martina Navratilova gibi isimlerin bile Richards’ı kişisel olarak sevdiğini belirtiyor ve “Bir azınlık grubundan birini, soyut bir tehdit olarak görmek yerine kişisel bir ilişki kurduğunuzda kabul etmek genellikle daha kolaydır” diyor.
RICHARDS'IN GÜNCEL GÖRÜŞLERİ VE SPOR TARTIŞMASI
Kliegman, trans kadın sporcular tartışmasını, trans haklarına yönelik genişleyen saldırıların ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Richards ise bu iki konuyu birbirinden ayırıyor. Kimliği, Tucker Carlson’ın babası gazeteci Richard Carlson tarafından ifşa edilen Richards, rakiplerine karşı haksız bir avantaja sahip olduğuna inandığını söylüyor. Bu avantajın, profesyonelliğe geç yaşta başlaması nedeniyle o dönem fark edilmediğini düşünüyor.
RICHARDS: "AVANTAJ YAŞ FARKIYLA KAPANMADI"
Richards, trans kadınların kadın sporlarına katılımına neden karşı olduğunu şöyle açıklıyor: “Erkeklik ergenliği geçirmiş bir erkek kadına dönüştüğünde, daha uzun kemiklere, daha büyük göğüs kafesine, daha büyük kalbe, daha fazla kas kütlesine ve daha yüksek kardiyak debiye sahip olur. Geçiş süreci testosteron seviyesini sınırlasa da bu eşitlik için yeterli değil. Kişisel deneyimlerime dayanarak bunun onları ciddi şekilde sınırladığını ama tam eşitliğe ulaştırmadığını söyleyebilirim.”
GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİNİ TETİKLEYEN MAÇ
Richards, bu düşüncesine 1979’da oynadığı bir maçtan sonra vardığını anlatıyor: “Flushing Meadow’da 35 yaş üstü şampiyonasında, Fransa Açık ve birçok büyük turnuva kazanan Hall of Fame oyuncusu Nancy Richey’i finalde yendim. Aramızda sadece 10 yaş vardı ve bu yeterli bir yaş farkı değildi. O an, trans kadınların turda oynamasına izin vermenin adil olduğu yönündeki görüşümün yanlış olduğunu anladım.” Richards, Evert, Navratilova ve Austin’e karşı yaş farkı nedeniyle dezavantajlı olduğunu kabul ediyor. Kliegman kitabında bu görüşün, trans kadınları kamusal yaşamdan dışlamak isteyen bazı kişilerin de savunduğu bir pozisyon olduğuna dikkat çekiyor. Richards ise bu endişeye, “Trans kadın olmak bir hak ve saygı gösterilmeli. Kongre üyesi bir trans kadının diğer üyelere karşı fiziksel avantajı yok. Rekabetçi spor tamamen farklı bir alan” sözleriyle yanıt veriyor.
SOYUNMA ODASI VE LİG TARTIŞMALARINA NET YANIT
Sağ kesimin trans kadınların soyunma odalarında güvenlik endişesi yaşadığı yönündeki iddiaları “aptalca” diye nitelendiren Richards, kadın soyunma odalarında erkek masörlerin dolaştığı Fransız Açık deneyimini hatırlatarak bu tartışmanın gerçeklikle ilgisi olmadığını, sadece trans bireylere yönelik hoşnutsuzluğu beslemek için kullanıldığını söylüyor. Trans kadın sporcuların sayısının çok az olduğu ve kadın sporlarını işgal ettiği fikrinin bir efsane olduğunu kabul eden Richards, az sayıda olmalarının haklılık gerekçesi olmadığını savunuyor: “Sayıyla ilgisi yok. Bu konunun politik nedenlerle ne kadar abartıldığını göstermek için sayıya dikkat çekiyorum. Cinayet cinayettir, az sayıda işlenmesi onu doğru yapmaz.”
RICHARDS'TAN TOPLUMA DUYGUSAL ÇAĞRI
Son olarak trans bireylerin yaşadığı zorluklara dikkat çeken Richards, “Bu, vuran kişi için bir lanet. Transgender olmanın ne kadar zor olduğunu düşünün. Ülkeden tek isteğim, bu küçük ve talihsiz topluluk için bir an durup üzülmeleri. Ben bu gruptaki en şanslı kişiyim ama yine de bir saniyede trans olmayan bir hayatla takas ederdim. Benim rahat ve mutlu yaşadığım hayatıma bakıp bunun trans bireyler için norm olduğunu sanmasınlar. Ben norm değilim, istisnayım. Onlara bu kadar yüklenmeyin” ifadelerini kullandı.