ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesi’ni (UCM) dağıtma kampanyası kapsamında mahkemenin iki üst düzey yetkilisine yeni yaptırım uyguladı. Rubio açıklamasında, mahkeme başkanı Japon Tomoko Akane ile kıdemli dava avukatı Senegalli Abdoulaye Seye’nin yaptırım listesine alındığını duyurdu. Rubio, bu kişilerin UCM’nin yargı yetkisini kabul etmeyen hükümetlerin yetkililerini soruşturma, tutuklama, gözaltına alma veya kovuşturma çabalarına doğrudan katıldığını söyledi.
UCM'DEN SERT TEPKİ
UCM yeni yaptırımları kınayarak bunun “hukukun üstünlüğünü zayıflattığını” bildirdi. Mahkeme, “yılmadığını ve personelinin ve akıl almaz zulümlerin kurbanlarının arkasında durduğunu” belirtti. Açıklamada, mahkemenin Roma Statüsü’ne tam uyum içinde, bağımsız ve tarafsız şekilde görevini sürdüreceği ve uluslararası suçların mağdurlarının çıkarları doğrultusunda hareket edeceği kaydedildi.
ABD İLE UCM ARASINDAKİ GERGİNLİK SÜRÜYOR
Trump yönetimi, üye olmayan ABD ve İsrail’i soruşturma girişimleri nedeniyle UCM yetkililerine çok sayıda yaptırım uygulamıştı. Trump’ın UCM’ye yönelik eleştirileri ilk dönemine dayanıyor; o dönemde yönetim, mahkemenin Afganistan’da ABD güçlerinin işlediği iddia edilen savaş suçlarını soruşturma girişimini hedef almıştı.
NETANYAHU İÇİN TUTUKLAMA EMRİ
Mahkeme Kasım 2024’te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu dahil birçok yetkili hakkında tutuklama emri çıkardı. Mahkeme, Netanyahu’nun Gazze’deki İsrail askeri operasyonları sırasında “açlığı savaş yöntemi olarak kullanma” ile “cinayet, zulüm ve diğer insanlık dışı eylemler yoluyla insanlığa karşı suçlar” dahil savaş suçlarından cezai sorumluluğu bulunduğuna dair “makul gerekçeler” tespit ettiğini ifade etti.
YAPTIRIM KAMPANYASI GENİŞLİYOR
Rubio geçen ay, Dışişleri Bakanlığı öncülüğünde UCM’yi dağıtmaya yönelik “tüm hükümeti kapsayan” bir kampanya başlatıldığını duyurmuştu. ABD, diğer ülkelerden de baskı kampanyasına katılmalarını istiyor ve katılmayanlara yönelik “daha sıkı denetim” uygulanacağı tehdidinde bulunuyor. Rubio Salı günü yaptığı açıklamada, “Bu siyasallaşmış ve hesap vermeyen mahkemeye finansman ve katılımı sonlandırarak kampanyamıza katılacak daha fazla ülke bekliyorum” dedi.
Rubio, “UCM’nin Amerikan vatandaşlarını ve Taraf Devlet olmayan diğer ülkelerin vatandaşlarını hedef alma yeteneği sona ermeli” diye konuştu. Bakan, “Trump yönetimi, gerekirse UCM’yi Amerikan egemenliğini tehdit edemeyecek duruma gelene kadar sistematik şekilde dağıtmak için ek tedbirler almaya hazır” ifadelerini kullandı.
Bir ABD’li yetkili geçen ay, “ABD kolluk kuvvetleriyle ortaklık yapan, ABD askeri varlığına ev sahipliği yapan veya geniş ABD güvenlik şemsiyesinden yararlanan ülkelerin, UCM’nin Amerikalı yetkilileri ve askerleri kovuşturma yetkisini reddetmeye çağrıldığını” söylemişti. Yetkili, “Başkalarını korumak için hayatlarını riske atan Amerikalılara yönelik bu tehdide karşı hangi ulusların bizimle aynı saflarda yer alacağını ilgiyle izleyeceğiz” dedi.
VENEZUELA VE ÇAD'IN ÇEKİLME KARARI
ABD destekli Venezuela geçici hükümeti temmuz sonunda UCM’den çekileceğini duyurdu. Dışişleri Bakanı, Devlet Başkanı Vekili Delcy Rodriguez’in talimatıyla Venezuela’nın Birleşmiş Milletler’e mahkemeden “kesin ve geri dönülemez” şekilde çekilme kararını bildirdiğini aktardı. Bakan X platformundaki paylaşımında, mahkemenin Afrika ve Latin Amerika ülkelerine odaklanmasının “coğrafi bir önyargıyı yansıttığını” savundu.
ABD Dışişleri Bakanlığı kararı övdü. Bakanlık o dönemde yaptığı açıklamada, “Sözde mahkeme 2018’den bu yana Nicolas Maduro’yu ‘soruşturuyor’ ancak bir sonuç yok. UCM bunun yerine kaynaklarını, yetkin ve bağımsız yargı sistemlerine sahip ve mahkemenin yargı yetkisine hiçbir zaman başvurmamış ülkelerin kişilerini soruşturmak ve suçlamakla harcadı” ifadelerine yer verdi.
Çad da ABD kampanyasının başlamasının ardından temmuz sonunda UCM’den çekilme kararı aldığını açıkladı. UCM Taraf Devletler Meclisi Başkanlığı her iki kararı da “endişeyle” karşıladı ve çekilmelerin “toplumsal adalet arayışını baltalama ve cezasızlığı sona erdirme yönündeki küresel çabaları zayıflatma riski taşıdığını” belirtti.