Bakan Uraloğlu, Türkiye’deki ilk cep telefonu görüşmesinin 32. yıl dönümünde açıklamalarda bulunarak, dijital dönüşüm sürecinin kesintisiz devam ettiğini ifade etti. 23 Şubat 1994’te Tansu Çiller ile Süleyman Demirel arasında gerçekleşen ilk telefon görüşmesinden bu yana, Türkiye iletişim alanında önemli gelişmeler kaydetti.
2G’DEN 5G’YE TEKNOLOJİK EVRİM
Türkiye’nin mobil iletişim serüveni, 1991 yılında 1G teknolojisi ile başlamıştı. 1994 yılında 2G teknolojisine geçilmesi ile birlikte SMS ve sesli arama hizmetleri gündelik hayata dahil oldu. Ardından, 2009 yılında 3G ile veri transferi hız kazanırken, 2016 yılında hayata geçirilen 4,5G, internet hızını 10 kat artırarak dijitalleşmeyi hızlandırdı. Bugün gelinen noktada 5G teknolojisi, hızdan daha fazlasını vaat ediyor; sanayi ve sosyal yaşamda köklü değişiklikler getirme potansiyeline sahip.
İNTERNET HIZINDA YENİ BİR DÖNEM
Bakan Uraloğlu, Ekim 2025’te yapılan ihale sonrasında üç operatörün frekans paketlerini alacağını, 1 Nisan itibarıyla bu teknolojinin halkın kullanımına sunulacağını açıkladı. 5G, mevcut 4,5G’nin sunduğu hızları geride bırakarak saniyede 20 gigabit gibi son derece yüksek bir aktarım kapasitesi sağlayacak. Bu gelişme, internet üzerinden kesintisiz oyun deneyimlerinden uzaktan cerrahi müdahalelere kadar farklı alanlarda yeni fırsatlar sağlayacak. Bakanlık verilerine göre, Türkiye’deki 99 milyonun üzerinde mobil abonenin 91 milyonu mevcut durumda 4,5G kullanıyor. 5G’ye geçiş sürecinde altyapıyı güçlendirmek için fiber yatırımları hızlandırılırken, ülke genelindeki toplam fiber uzunluğu 657 bin kilometreye ulaşmış durumda.
YERLİ VE MİLLİ 5G HEDEFİ
Hükümet, 5G teknolojisinde yalnızca bir kullanıcı değil, aynı zamanda üretici olmayı da amaçlıyor. Bakan Uraloğlu, yerli ve milli ürünlerle yeni teknolojiye geçiş için çalışmaların hızlandırıldığını belirtti. 1 Nisan 2026’da tam anlamıyla hayata geçirilecek dönüşümle birlikte, yüksek hızın hem vatandaşların hem de sanayinin hizmetine sunulması öngörülüyor. Dijital çağ gerekliliklerine uygun bir şekilde tasarlanan bu yeni altyapı, Türkiye’nin küresel haberleşme liginde daha üst sıralara çıkmasını sağlayacak.